En Son Eklenenler

Toplam 59336 sonuçtan 8491 - 8500 arası görüntüleniyor.
  • Dilek Türker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    131,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    "Yeni beliren taze gün ışığı bu mevsimde bile kuru dallara çiçek bastırmıştı. Bakışları çiçeklerle bezeli tek tük ağaçtan öteye uzandı. Evlerinin olduğu sokak ne kadar sakin ve ıssızsa, kesiştiği sokak da bir o kadar canlıydı. İnsanlar durmadan yürüyor, geçip gidiyordu. Sevinç kendini de o kalabalığın içinde hayal ederken yanağını yavaşça serinlikten çekip kocasına döndü, 'Ihlamur yaptım. İç, boğazını yumuşatır,' dedi." Dilek Türker’in öykülerinde karakterler kendilerine birer zırh örüyorlar, ne yaşarlarsa yaşasınlar, neyle sınanırlarsa sınansınlar dış dünyanın özlerini değiştirmesine müsaade etmiyorlar. Ama çelik zırhlara bürünen katı ve soğuk insanlardan da olamıyorlar, hep hayattan yana ve umutlular. İpekten Örer Zırhını’da herkesten birer parça taşıyan, yaşayan karakterler, bir an dönüp yüzümüze bakıveriyorlar. Bir milattan geçer gibiler, başlarında oldukları hayatın telaşı ve geride kalan günlerin hüznüyle…
  • Ercan Kesal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    107,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    “Hikâye hep aynı aslında doktor. Fakir oğlan, kızı sever. Kavuşamaz. Çaresiz terk eder, ayrılır oradan. Kız başkasıyla evlenir. Oğlan döndüğünde zengin ve güçlüdür. İntikamı korkunç olur. Dünyada tüm filmler hâlâ aynı konuyla çekiliyor. Benim ‘Acı Hayat’ da böyle değil midir Allah aşkına?” METİN ERKSAN Susuz Yaz ve Sevmek Zamanı gibi iki kült filmin yaratıcısı olan, sinema tarihimizin en üretken ve özgün yönetmenlerinden Metin Erksan hakkında bir küçük kitap… Ercan Kesal, usta yönetmenin hayatının son demlerine eşlik edişini, onunla arkadaşlıklarını, yaptıkları sohbetleri anlatıyor. Sadece sinema değil, insan halleri, memleket, İstanbul, her şey hakkındaki sohbetleri… Meslektaşlarına ve “sektöre” kızgın, zaten “huysuzluğuyla” maruf ama aklıyla, enerjisiyle hemfikir olmayanlara bile ilham ve can veren bir adam. Kesal, Erksan’ı adeta bir roman kahramanı gibi tasvir ediyor. Kitabın sonunda Erksan’la yapılmış son mülakat yer alıyor - Sevmek Zamanı üzerine. Ercan Kesal, “Abim, dostum, yad ellerde babam, arkadaşım, şahidim, hastam, hocam ve ustamdı” diyor Erksan hakkında. Bu kitap, aynı zamanda bir yarenlik, bir dostluk, bir muhabbet hikâyesi.
  • Atilla Şenkon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    64,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    Yaşlı kadının plastik bir kutu içinde sunduğu lokumları sever, hele pembe olanlara bayılırdı. Yaşlı kadın güllü diyordu onlar için. Tadını tam çıkaramadığı, ama limona benzettiği sarılarını da severdi. Yalnız yeşil olanlardan hoşlanmaz, ağzını yakan keskin nane tadından nefret ederdi. Bazen yaşlı kadın kutuyu masanın üzerinde bırakıp giderdi. Küçük kız o zaman kutudaki lokumları dilinin ucuyla ıslatıp tozlarını siler, renklerini açığa çıkarıp pembelerini seçerdi. Sonra öbürlerini kutunun dibinde biriken toza bular, bir şey olmamış gibi yerine otururdu. Attilâ Şenkon’un, 1991 Akademi Kitabevi Öykü Özendirme Ödülü’nü alan bu ilk kitabı, gerçek ile masalın, var ile yokun arasında erimiş incecik çizgide gezinen kısacık ve duygu dolu öykülerden oluşuyor. Her Gün Perşembe Olsa, otuz yıl önce kaleme alınmış olmasına rağmen güncelliğini hiç yitirmemiş öykülerin kitabı. (Tanıtım Bülteninden)
  • Eva Dax
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    14,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Buket Ayşe Topa
    Konusu:
    Bayan Hıçkırık, Küçük Pırt, Bay Gark, Profesör Hapşu ve Bay Esneme... Kendilerine Durdurulamaz Beşli diyorlar ve vücudumuzun içinde yaşıyorlar. Ama bir türlü cevabını bulamadıkları bir soru var: Hangisi daha durdurulamaz? İşte bu sorunun cevabını bulmak için de amansız bir yarışa girişiyorlar. Sizce hangisi kazanacak? Bayan Hıçkırık ve Küçük Pırt, vücudumuzun bazen de uygunsuz zamanlarda gösterdiği tepkileri çocuklara komik bir dille anlatan ve açıklayıcı bilgiler de veren eğlenceli bir hikâye.
  • Maxim Gorki
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    556,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Seslendiren : Asiye Teksoy
    Konusu:
    İnsan ruhunun en büyük araştırmacılarından biri olan Gorki genellikle özyaşamöyküsel olan edebiyat eserlerinde insanı iradesi ve iradesizliğiyle, yeteneği ve yeteneksizliğiyle, en çelişkili, en insani yönleriyle anlattı. Yaşamın her katmanından insanları anlatan edebiyatıyla hem çarlık döneminde hem de yeni Rusya’da dile gelmemiş hayatların gür sesi oldu. Bu öykü derlemesinde yer alan ve 19. yüzyıl sonunda Rusya’nın engin bozkırlarına, sayısız şehrine dağılmış değişik kesimlerden insanları anlatan öykülerde öne çıkan tema, olağan hayat içindeki yakıcı umut öğeleri ve bütün kahramanların ortak yanı olan özgürlük arzusudur. Bu dönemin öykülerindeki insanlar genellikle dipten gelen insanlardır ve hayatı farkında olmadıkları bir sabırla tanımaya çalışırlar.
  • Cihan Aktaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    145,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Tülin Bozkurt
    Konusu:
    Körfez Savaşı, kitle iletişim araçları kanalıyla bütün dünya tarafından izlenmesi olası ilk savaştı. Ekranlar kanalıyla bir bakıma gözlerinizin önünde cereyan ediyor gibi görünse de, olup bitenlerin bu çok sınırlı ve hesaplı kitaplı gösteriminde, kuşkulu bir nitelik kazanıyordu savaş. 1991'de bana turuncu renginde gibi görünen bir tülün gerisinden izlediğim savaş çığlıkları, eskisinden daha kararlı bir şekilde 2003'ü karşıladı. Ben bu sesleri tanıyorum, diyordum haber bültenlerine kulak verirken, bu hayata ve barışa meydan okuyan kaba saba sesleri, süpergüç fütursuzluğunu, yoksullukla ve borçlulukla açıklanan sessizlik ve itaatleri, tercüme analizleri, fırsat düşkünlüğünün araya sıkıştırdığı yarım yamalak senaryoları tanıyorum. Turuncu Günler'deki notların en azından bir kısmı Körfez Savaşı'yla ödenen bedellere rağmen değişmeyeceklerini biraz olsun hatırlatabilse, ne mutlu bana...
  • Annie Ernaux
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    93,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Ebru Latifoğlu
    Konusu:
    Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri, elleri, tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ da koptu. Ernaux, hafızasını, zihinsel ve fiziksel bütünlüğünü yok eden bir hastalık yüzünden yitirilen annenin ardından, küçük bir Normandiya kasabasının varoşlarında doğan ve Paris’in banliyölerindeki bir hastanenin geriatri koğuşunda ölen gerçek kadının portresini çizmeye, onu olduğu gibi resmetmeye girişiyor. Bir anne ve kızı arasındaki hem zayıf hem de sarsılmaz bağı, onları ayıran dünyaları anlatan Bir Kadın, mümkün olan en tarafsız dille yazılmış bir ağıt, belki de Annie Ernaux’nun en dokunaklı metni. “Annenin yaşamına ve ölümüne şefkatli, sert ve dokunaklı bir saygı duruşu...” The Washington Times “Son derece özgün. Bir Kadın, aslında her kadının hikâyesi.” The New York Times
  • Hazırlayan: Ergül Kayacık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    312,68 MB
    Eser Türü: Radyo
    Eser Alt Türü: İletişim
    Seslendiren : Hakan Bozbey
    Konusu:
    Çağların değişimi ile birlikte iletişim yöntemleri de değişti. Geçmişten bu yana kurduğumuz ilişkilere teknoloji de dahil oldu. Bundandır doğru iletişim kurmak her zamankinden daha çok önem kazandı. Doğru iletişim kurabilmenin yöntemlerinin anlatıldığı Ergül Kayacık’ın hazırlayıp Hakan Bozbey’in seslendirdiği “İletişim Ahlakı” Çalışmasını, İstifadelerinize sunarız:
  • Tami Hoag
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    1495,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Çıplak ve cansız bedeniyle, döşemenin üzerine bırakılmış korku verici bir natürmort tabloyu anımsatıyordu. Saçları kara bir bulut gibi başının etrafına dağılmıştı. Yüzü porselen berraklığında, teni süt beyazdı. Gül kırmızısı dudakları vardı – vücudundaki kesiklerden sızan kanlar kadar kırmızı. Küçük bir oyuncak bebek gibi yerde uzanıyordu – parçalanmış ve bir kenara atılmış. Kahverengi gözleri buğulu ve ifadesiz… Marissa Fordham sır dolu bir geçmişe sahipti. Herkes onu tanıyordu fakat kimse onun hakkında bir şey bilmiyordu. Evinde tüyler ürpertici bir halde bulunduğu olayın tek tanığı dört yaşındaki kızı Haley’di. Diğer yanda kimsenin görmediği, duymadığı ve hakkında hiçbir şey bilmediği cinayetleri bile çözebilen Vince Leone bu kez içinden çıkılmaz bir bilmeceyle karşı karşıya kalmıştı. Marissa sırlarını da mezara götürmüştü ve Vince; en sevdiği insanları katilin yeni hedefi yapacak bir gerçeği açığa çıkardığının farkında bile değildi: Marissa Fordham diye biri aslında hiç var olmamıştı. “Hoag muhteşem bir polisiye yazarı. Gizemi başarıyla kurgulayan yazar, okurunu son satıra dek saran merak duygusunu ustaca kullanıyor. Psikopat katillerle ilgili çok fazla hikaye okumuş olabilirsiniz ama Hoag karakterlerini öyle özelliklerle donatıyor ki onlara kızacağınıza mı acıyacağınıza mı karar veremiyorsunuz.” Publishers Weekly
  • Çağan Irmak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    156,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Didem Ünüvar
    Konusu:
    Ağaçlar dalgakıranım, bu kerpiç duvarlar sağlam kalelerim oldu. Bu ev o “dışarıdakilerden” ikimizi korudu. Seni hapsettim buraya. Affedersin. Teşbihte hata ettim. Bir mahpusluktan başka bir mahpusluğa koydum seni. Aşk bir mahpusluk değildir. Aşk koskocaman bir hapishane olan dünyanın açık kalan tek kapısıdır. Kaçalım mı sevgilim o kapıdan? Hadi gel artık tut elimden.   Gözümden Deliler Taştı’yla Çağan Irmak, o eşsiz filmlerinden de aşina olduğumuz sıra dışı, derinlikli karakterlerinin, Ege’nin bir kasabasındaki acı-tatlı yaşamlarını çok katmanlı, şiir gibi öykülerle bize anlatıyor.   Cıgaralı Naciye’nin sinema tutkusundan, Haktan’ın sırlarla dolu hayatına; Hüsniye Hanım’ın sıkıntısından, bir mevtanın dramına; Elektrikçi Kemal’in inadından, Perizat’ın küskün kalbine ve bir çocuğun rengârenk hayal dünyasına…   O her dem gittiğimiz sahil kasabasına, bizi gülümseten gazinolara, hıncahınç doldurduğumuz pazar plajlarına ve özlemle hatırladığımız 70’lere ışınlanıyoruz…   Geceden hazırlanıp yoğrulmuş ekmek içi ve soğanı bol tutulmuş kıyması az köfteler yaz sıcağında daha fazla beklemesin diye öğlen olmadan mangala atılır, iyot kokusu kısa bir zaman sonra yerini et ve duman kokusuna bırakırdı. Aile babaları dışında kişi başına üçer taneden fazla düşmeyen assolist köfte, bol ekmekle katık edilir, doyurmayınca da harcıâlem domates ve yeşil biber yetişirdi imdada. Domatesin uvertür olduğu zamanlardı.

Sayfalar