Yazara Gore Listeleme

  • Nâzım Hikmet
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    175,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt
    Nâzım Hikmet'in 1939'da yazmaya başladığı ve 1941'de bitirdiği Kuvâyi Milliye’si şairin Kurtuluş Savaşı'nı baplar halinde anlattığı bir destandır. Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş “külliyatı”… Nâzım Hikmet (Selanik, 14 Ocak 1902 – Moskova, 3 Haziran 1963) Bahriye Mektebi’ni bitirdi (1919), Hamidiye Kruvazörü’ne stajyer bahriye subayı olarak atandı. 1920’de sağlık kurulu kararıyla askerlikten çıkartıldı. Ocak 1921’de Milli Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçti. Cepheye gönderilmedi, bir süre Bolu’da öğretmenlik yaptıktan sonra Eylül 1921’de Batum üzerinden Moskova’ya gitti, Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde (KUTV) okudu. 1924’de Türkiye’ye döndü, bir yıl sonra yeniden Moskova’ya gitti, 1928’e kadar kaldı. 1928’de döndüğünde bir süre tutuklu kaldı. Şiirleri ile ilgili açılan pek çok davada beraat eden Nâzım Hikmet, 1933’den başlayarak, 1938’e kadar “gizli örgüt kurmak” suçlarından tutuklandıktan sonra, bu tarihte “orduyu ve donanmayı isyana teşvik” suçlarından tutuklandı ve toplam 28 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm edildi. 14 Temmuz 1950’de çıkan Genel Af Yasası’ndan yararlanarak, 15 Temmuz’da serbest bırakıldı. Yasal olarak yükümlülüğü olmamasına karşın, askerliğine karar alınmasını hayatına yönelik bir tehdit gördüğü için 17 Haziran 1951’de İstanbul’dan ayrıldı, Romanya üzerinden Moskova’ya gitti. 25 Temmuz 1951 tarihinde, Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkartıldı. Ölümüne kadar pek çok ülkeye seyahatler yaptı, konferanslar verdi, şiirlerini okudu. Moskova’da Novodeviçiy Mezarlığı’nda gömülüdür. Şiir yazmaya 1914’de başlayan Nâzım Hikmet’in ilk şiiri, Mehmed Nâzım imzasıyla (“Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı”) 3 Ekim 1918’de Yeni Mecmua’da yayımlandı. 1921 – 1924 yılları arasında Moskova’da öğrenim görürken tanıştığı Rus fütüristleri ve konstrüktivistlerinden esinlenerek, klasik şiir kalıplarından sıyrılmış, özgür, yeni bir şiir dili ve biçimi geliştirmeye başladı. Bu ilk çalışmalarından bazıları Aydınlık dergisinde yayımlandı. İlk şiir kitabı, Güneşi İçenlerin Türküsü 1928’de Bakû’da yayımlandı. 1929’da İstanbul’da basılan 835 Satır, edebiyat çevrelerinde geniş bir yankı uyandırdı. Zamanla, tam anlamıyla klasik de denilemeyecek ama biçimsel bakımdan daha az deneysel bir şiir dili geliştirdi. Halk şiirinin de Doğu şiirinin de çağdaş bir şiirden ödün vermeden nasıl kullanılacağını gösterdi. Edebiyatın yanısıra, tiyatro ve sinema da Nâzım Hikmet’in ilgi alanına girmiştir. Moskova’da bulunduğu yıllar, bu iki sanat türünde Rusların öncülük ettiği çağa uygun düşmektedir. Pek çok filmin senaryolarını yazdı, çekimlerinde katkıda bulundu. Gazete yazıları, romanları, öyküleri, çevirileri de olan Nâzım Hikmet’in yapıtları, 1938’den 1965 yılına dek Türkiye’de yasaklandı. 1965’den başlayarak, çeşitli basımları yapılan yapıtları, “bütün yapıtları” kapsamında, bir araya getirildi. Yapı Kredi Yayınları, bu “külliyatı” yeniden gözden geçirerek yayımlamaktadır.
  • Burak Artuner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    456,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Şirin
    1960’ların İstanbul’unda başlayıp, günümüze dek uzanan bir aşk hikâyesi ve eskimeyen 1964 model mavi bir Cadillac otomobil... Doktor Adnan ile armatör Cemil Dağlaroğlu’nun kızı Leman, bir gazino eğlencesi sonrasında tesadüfen tanışırlar. Aralarında kısa sürede bir aşk doğar. Fakat mavi Cadillac’ıyla o dönem İstanbul’un en seçkin kızlarından olan Leman’da başka bir erkeğin de gözü vardır; babasının ortağı Rauf Karamahmut… Devlet içinde karanlık ilişkileri olan, güç sahibi armatör, Leman’a sahip olmak için sinsi bir plan peşindedir. Bu plan Adnan ile Leman’ın yaşamlarını alt üst edecektir! Burak Artuner, Leman Hanım’ın Mavi Cadillac’ı romanında sadece bir aşk hikâyesi anlatmıyor; Amerikan kültürü etkisiyle değişen toplumsal değerleri, yalnızlaşan İstanbulluları, güç odaklarının yağma kültürünü de kayda geçiriyor.
  • Diana Wynne Jones
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    764,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Yürüyen Şato ile başlayıp Uçan Şato ile devam eden büyüleyici macera, serinin üçüncü kitabında da okurları mest edecek. Charmain Baker, büyük amcası Kraliyet Büyücüsü Norland'ın evine göz kulak olmayı kabul ettiğinde aklında tek bir şey vardı: Korumacı ailesinden biraz uzaklaşıp bol bol kitap okumak. Fakat işler düşündüğü gibi gitmeyecekti. O evin sihirli olduğundan, sevimli sokak köpeği Başıboş'tan ve genç büyücü çırağı Peter'dan henüz haberi yoktu. Başı Sihirli Ev nedeniyle sürekli belaya giren Charmain, ülkeyi kurtarmak için ihtiyaç duyulan efsanevi bir nesneyi ararken birçok tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı. Büyücü ailemiz Sophie, Howl ile ateş cini Calcifer de muzip ve kıvrak zekalarıyla bu arayışa katılınca işler iyice karışacaktı.
  • Sarah J. Maas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    833,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra İçer
    Celaena ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Oysa o, eğitimli bir suikastçıydı, benzerlerinin en iyisiydi ama bir hata yapmış ve yakalanmıştı. Genç yüzbaşı Westfall ona bir teklifle geldi. Celaena, kraliyetin en yetenekli savaşçıları ve suikastçılarıyla katılacağı ölümüne bir yarışmada veliaht Prens Dorian'ı temsil edecek. Yarışmayı kazanırsa kralı korumaya ve sonrasında özgür bırakılmaya hak kazanacak. Ama önce bir biri ardına ortaya çıkan cinayetlerin katilini bulmalı ve hayal bile edemeyeceği bir geleceğe hazırlanmalı.
  • Nurdan Gürbilek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    253,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: BELGİN MERDİVENCİ
    "Yer Değiştiren Gölge'de Gürbilek'in ""Tanpınar'da Görünmeyen"", ""Kemalizmin Delisi Oğuz Atay"", ""Taşra Sıkıntısı"" ve ""Yazı ve Arınma"" başlıklı denemeleri yer alıyor. ""'Bir sözcüğe ne kadar yakından bakarsanız, o kadar uzaktan dönüp bakacaktır size.' Edebi metinler için de geçerli bu. Bu yüzden denemeler, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, Oğuz Atay'ın, Yusuf Atılgan'ın, Bilge Karasu'nun yazdıklarını aydınlatma çabası olduğu kadar, bu metinlerin üzerinde gezinen gölgeyi, onlarla aramızda ister istemez var olacak uzaklığı anlamlandırma çabası olarak da okunsun isterdim."" – Nurdan Gürbilek "
  • Denton Welch
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    417,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sanofi Sağlık Ürünlerii
    Bulutun İçinden Bir Ses harikulade bir biçimde edebiyatta eşine az rastlanan bir şeyi, roman kahramanının bedeniyle aniden ve iradesi dışında değişen ilişkisini konu edinir. Uzun ve acılı iyileşme dönemi onu sadece bedenini değil, çevresindeki insanları, tabiatı, nesneleri, manzaralarla olan ilişkisini de sınamaya, yeniden tarif etmeye götürecektir. Genç bir adam yortu tatilini geçirmek üzere kaldığı pansiyondan çıkar, bisikletine atlar, bir yerde mola verir, ardından korkunç bir trafik kazası geçirir.
  • Melisa oral
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    167,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe bal
    Sen bir kuşsun, kanatları olan bir kuş. Ancak uçmayı bilmiyorsun belki de sana öğretmediler.
  • Gassan Kanafani
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    91,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Teoman
    "Yolları Basra’daki bir kaçakçının yazıhanesinde kesişen üç Filistinlinin hikâyesi güneşteki adamlar . Göğsünü dayadığında sanki yerin kalbini duyacak kadar toprağa bağlı ihtiyar bir köylü, haksızlığa karşı mücadelesi zindanın yolunu gösterdiğinde kaçmaktan başka çaresi kalmayan genç eylemci ve okulu bırakıp gerçek dünyada “pişmek” zorunda kalan toy bir öğrenci. Kuveyt’e varıp, Körfez’in bu zengin ülkesinde çalışıp para kazanmaya başladıklarında yalnızca kendilerinin değil arkalarında bıraktıkları Filistin’in, ailelerinin, sevdiklerinin de talihini değiştirmeyi umuyorlar. Yola koyulduklarında, geride kalan acı hatıraların yanı sıra çölün dayanılmaz sıcağıyla da baş etmek zorundalar. Yolculuk sona erdiğinde Filistin’den, onun acılı tarihinden hiç uzaklaşamadıklarını görüyoruz. Güneşteki adamlar , 1963’te yayımlandıktan sonra da yazılmaya devam eden bir metin. Onu aynı zamanda çölde kavrulan, okyanusta boğulan, kamyon kasasında yahut bir uçağın bagajında buz tutan göçmenlerin hikâyesi olarak da okuyuşumuz bundan."
  • Susie Hodge
    - Türkçe
    17 Ayrım
    307,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zerrin Saklıca
    Dakikalar İçinde Sanat - Anında Açıklanan 200 Temel Kavram Kitap Açıklaması Taş Devri’ndeki sanat anlayışından Yunan klasisizmine, Rönesans’tan gotik sanata, kübizmden pop art’a akımlar, ekoller, dönemler, stiller… Alana damgasını vurmuş sanatçılardan eserlere durmadan dönüşen sanat tarihine genel bir bakış… 200 başlık altında sanatın büyülü dünyasına bir yolculuk… Dünyanın dört bir yanındaki belli başlı gelişmeleri dikkate alarak sanatçı gruplarına, yetenekli bireylere, hatta çığır açıcı tek bir eser üretmiş kişilere ait pek çok keşfi, fikri, malzemeyi, etkiyi, arka planı, beceriyi, yaklaşımı inceleyip değerlendiren Dakikalar İçinde serisinden Sanat, otuz bin yılı aşkın maziye sahip sanat dünyasını dakikalar içinde açıklıyor. En eskisinden en yenisine çok çeşitli sanat anlayışlarına değinen elinizdeki kısa ama kapsamlı sanat tarihi rehberi, bu alandaki bilgisi fark etmeksizin tüm sanat meraklıları için mükemmel bir el kitabı... Sanat tarihçisi Susie Hodge sizi tarih öncesi sanattan hiperrealizme kadar tüm büyük felsefelerin, hareketlerin, eserlerin, gelişmelerin, sanatçıların ve temaların dünyasında uluslararası bir tura çıkaracak. (Tanıtım Bülteninden)
  • Lucius Annaeus Seneca
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    128,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gönül Gonca
    "Roma’nın belki de en tartışmalı imparatorlarından Nero’nun eğitmenliğini yapmış, Roma’nın o çetin ve katlanılması zor dönemlerinde Stoa felsefesine sığınıp ahlâk üzerine pek çok eser vermiş olan Lucius Annaeus Seneca bu eserinde ‘tutkuların en kötüsü’ olarak nitelediği öfkenin kaynağını, türlerini ve çarelerini araştırıyor. İnsanların kötülüğe olan meylinin ancak mantık yoluyla dizginlenebileceğini savunan Seneca, öfke kontrolünde de mantık yürütme sonucunda ortaya çıkması gereken yüce gönüllülüğü, hoşgörüyü ve telkinleri ön plana çıkarıyor. Romalı bir yazarın tüm insanlığı ilgilendiren bir sorun olan öfke üzerine yazdığı bu eser, evrensel çapta uygulanabilecek pek çok öğüdü de içermektedir: “Kısa süre sonra şu son nefesimizi vereceğiz. Bu anda, henüz nefes alıp verirken, henüz insanların arasındayken insanlığı onurlandıralım. Kimseye korku salmayalım, kimse için tehlike arz etmeyelim, kayıplarımızı, uğradığımız haksızlıkları, suiistimalleri, sataşmaları hiçe sayalım ve zaten kısa ömürlü olan aksiliklere yüce gönüllülükle katlanalım. Dedikleri gibi, biz hesap kitap yapıp kaygılanmakla meşgul olurken ölüm her an bizi bulabilir.”"

Sayfalar