En Son Eklenenler

Toplam 59333 sonuçtan 91 - 100 arası görüntüleniyor.
  • Nermin Şenol Kalyoncu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    33,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Serpil Köşker
    Konusu:
    Öğrencilerin; büyüklerinden, kitaplardan, TV’den veya başka yerlerden edindikleri bilgilerden yararlanarak öykü veya masal yazmaları istendi. Yazma aşamasına geçilmeden önce konu “Kuşlar” olarak belirlendi. İlk önce yaşadığımız yerde hangi kuşları gördükleri soruldu. Alınan yanıtlardan bir kaç kuş gördükleri ama isimlerini bilmedikleri saptandı. Ataşehir İlçesi sahile yakın olduğu düşünüldüğünde, ilk akla gelecek kuşun martı olması gerekirken adı söylenmedi. İsmini söylemeleri için ipuçları verildikten, internetten fotoğrafları gösterildikten sonra “martı” dediler.
  • Burhan Sönmez
    insan sesi mp3 - İngilizce
    17 Ayrım
    271,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nilüfer Duna
    Konusu:
    Sins and Innocents, (160 pages), is Sönmez’s second novel (2011). Two young people from foreign lands meet in a shop in Cambridge: Brani Tawo, a Kurdish political refugee from Turkey, and Feruzeh, who had fled to the UK from revolutionary Iran. Slowly, their love begins to grow, fed by stories, a shared love of literature and a subtle recognition of their mutual displacement. Brani Tawo narrates vignettes from his family history, vivid tales that evoke old legends: shepherds struck by lightning, soldiers returning home with war trauma, blood feuds that destroy families, bears mauling villagers in search of stolen cubs and a photographer who carries news to the villages in the form of the portraits he takes. These dark, inherited memories, combined with his own melancholy nature and chronic insomnia, weigh on Brani Tawo, who often seeks contemplative solace in graveyards. Over time, however, drawn by Feruzeh’s quiet radiance, he begins to reach a freer place within himself. Feruzeh also harbours grim family secrets, and when she suddenly returns to Iran to attend to an emergency, Brani Tawo knows what he must do. Sins and Innocents is a warm, intimate love story redolent with the (often harsh) music of Central Anatolian village society as well as the Cambridge sophistication of Wittgenstein, Brooke, Grantchester Meadows, colleges, churches and cafés. “The more a book forces us to dig deeper within ourselves the more it is important. Sins and Innocents has this power.” (Senzaudio, Italy) “Haymana of Sins and Innocents is a sort of Anatolian Macondo.” (Radio 3 Fahrenheit, Italy) “Burhan Sönmez is a silent revolutionary in our literature. Sins and Innocents has a limpid and pure language, a core-language. It is a literary black-hole in a positive way. It swallows readers, and gets them through a black-hole, and transforms them into an emotion-man and a truth-seeking-man.” (Taraf daily newspaper) “You may think that the place in the novel is not Haymana of Anatolian Plains but Macondo of One Hundred Years of Solitude. The parts in Sins and Innocents that take place in Cambridge whisper us a style of Ernest Hemingway’s.” (Star daily newspaper) “Burhan Sönmez opens the door of wounded memory of Kurds. He doesn’t have a proclivity for questions of ‘Who am I?’ or ‘What am I?’ He asks: Where am I?” (Ozgur Gundem daily)
  • Şefika Edev
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    677,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Derleme
    Seslendiren : Atifet Yücel
    Konusu:
    Özlü Sözler: Hayata, ahlaka ve toplumsal ilişkilere yön veren vecizeleri içerir.Kültürel Miras: Geçmişten günümüze taşınan anonim atasözlerinin derlemesini sunar.
  • Gizem Yiğit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    107 Ayrım
    1385,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Gün Aksa Alatan, Boris Karalav’la arasında bir denge kurmaya çalışırken bir yandan burun buruna kaldığı ölüm oyunundan sağ çıkamayacağına inanmaya başlamıştır. Boris’in annesi ile kendi içinde kurduğunu sandığı bağın onu gün geçtikçe zehirlediğinden haberdardır. Hiç beklemediği bir geçmişin kapıları onun için bir bir açtığında ise geri dönmek için çok geçtir. Örgütün görünmeyen, kanla beslenen yüzünü keşfettikçe savaş meydanı genişler, Aksa’nın cesaret bile edemediği hakikatler karanlıktan sökülüp karşısına dikilir. “Sonuca götürmez her doğru, bazen yanlışı sevmek de bir günahı tanımakla başlar. Öldürmek gibi. Kaybetmek gibi. Kendini. En çok kendini.” Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
  • Ergün Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    268,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Birgül Samur Zirek
    Konusu:
    Dinlerde, İslam, Hıristiyanlık ve Musevilikte kadın sürekli olarak erkekten daha aşağı bir seviyede gösterilmiştir. Oysa; pagan ve şaman dinlerindeki üretken doğa ana kavramıyla özdeşleşen kadın, tarihteki en gözde yerine bu dönemlerde sahip olmuştur. Pagan ve şamanlardan sonra gelen tek tanrılı dinlerde bu inançlar sürekli olarak alçaltılmaya çalışılmıştır… Bu durumda temel nokta bu inançları ve bu inançlarda zirvede yer alan kadını alçaltmak, yeni dinleri yüceltmektir. Ataerkil bir sistemde bulunan dinlerde ki yani şimdiki üç büyükler, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam’dı… Siyasal dincilerin kadını yerin dibine sokmak için inanılmaz faaliyetleri tam hız devam ederken, çok değerli Atatürkçü yazar Turgut Özakman, “Cumhuriyet Türk Mucizesi” kitabında; Atamızın kadını yüceltmesini bakın nasıl anlatıyordu: “Mustafa Kemal, istasyondan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürüyordu. Onu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasında neşe ile selamlar vererek ilerliyordu… O sırada ansızın bir olayla karşılaşıyor. Milli Mücadeledeki çete giysili bir kadın Atatürk’ün yolunu keserek ayağına kapanıyor ve gözyaşlarıyla şöyle sesleniyordu. “Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!” Mustafa Kemal, onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının kurtuluş savaşında cephelerde çarpışmış, Kara Adile Çavuş ya da bilinen ismiyle Tarsuslu Kara Fatma olduğunu fısıldıyorlardı. Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal bu güneşten yüzü yanmış kadını elinden tutup ayağa kaldırıyor ve ona şöyle sesleniyordu: “Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”
  • Cem Kalender
    insan sesi mp3 - Türkçe
    55 Ayrım
    728,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Firdevs Aydın
    Konusu:
    “Uyan anne uyan, bir filmin içinde değiliz, bir roman konusu değiliz, uzak zamanlara ait kötü bir hikâye, masal, efsane, her neyse onlar da değiliz… Biz bunları yaşadık, çırılçıplak hakikat bu. Bunları dinlemeye dayanabilir misin? Sen dinlemesen de dinleyenler çıkacaktır, anlattıklarıma inananlar olacaktır, bu kadar sert, bu kadar yakıcı, cehennem kadar azap verici bu gerçeklikle yüzleşmek isteyenler olacaktır mutlaka. Bir insanın ne kadar ileri gidebileceğini, kötülüğün bir sınırı olmadığını anlayanlar olacaktır.” Başüstü Mahallesi’nin içine kapalı, ağırbaşlı, yüzünü Tanrı’ya dönmüş Ongun Apartmanı’na içgüveyi olarak gelen Sıddık her şeyi geri dönülmez bir biçimde değiştirecektir. Bütün aile, hatta bütün mahalle bu karanlık, gizemli adamın günaha çağrısının peşinden gidecektir. İnsanlar büyülenmişçesine Sıddık’a itaat edip onun kurduğu dünyada hazzın, günahın, suçun, tövbenin, inkârın iç içe geçtiği bir hayat sürdürürken, mahallenin genç imamı İsmail de her yeri saran çürümüşlüğün ve yıkımın kaynağını bulmaya çalışacaktır. Bu sofuca günahkârlığa bir son veren de kutsal kitapların kurban hikâyesini tersine çeviren oğul İshak olacaktır. Cem Kalender, Palu ailesinden yola çıkarak yazdığı bu romanda toplumun ve bireyin çürümüşlüğünü gözler önüne seriyor.
  • Crawford Hollingworth, Cathy Tomlinson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    748,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Hande Kurdoğlu
    Konusu:
    Beyin etkinliğimizin yüzde 95’i bilinçaltı düzeyde gerçekleşiyor. Bu bilinçaltı bağlantılar bazen içimizdeki mantıksızlığı yansıtıyor, bazen de hiç memnun kalmayacağımız biçimde düşünmemize ve hareket etmemize neden olabiliyor. Beyin Nasıl Çalışır, beynin gerçekte nasıl çalıştığına dair davranış bilimi sayesinde elde ettiğimiz son bulgulardan yararlanarak okurları kendi davranışları üzerinde kontrol sahibi olma konusunda bilgilendiriyor, güçlendiriyor, cesaretlendiriyor. Zannettiğiniz kadar rasyonel davranmadığınızı fark ettiğinizde, kendinizi ve seçimlerinizi yeni bir perspektiften görmek, davranışlarınızı yeniden düzenlemek hayal değil. Davranışlarınızda yapacağınız bazı küçük değişiklikler, hayatınızda pek çok şeye yeniden başlamanın heyecanını tatmanızı sağlayabilir. Beynimize hükmeden önyargı ve yanlılıkların kapsamlı bir listesini sunmakla kalmayıp pratik tavsiyeler de içeren bu kitap, yapacağınız basit değişikliklerle çatışma ve kaygıyı azaltmanın, pozitif bir zihniyete ulaşmanın, daha iyi kararlar almanın, daha çok eğlenmenin ve yeni hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor.
  • Éric Faure
    insan sesi mp3 - İngilizce
    23 Ayrım
    324,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mitoloji/destan/Efsane
    Seslendiren : Ebru Bayraktar
    Konusu:
    Ancient temples, haunted bridges, and spectral women—discover 87 supernatural tales where Kyoto’s history and Buddhist lore entwine with restless spirits, Hungry Ghosts, and the rituals that keep them at bay. In Kyoto, ghosts are not just stories—they are neighbors, warnings, and, sometimes, protectors. This atmospheric collection gathers 87 supernatural legends from Japan’s former capital, where every street corner, shrine, and cherry tree harbors its own haunting. From the fires of Obon guiding the ancestors home to the Demon’s Gate and the wells said to lead straight to Hell, each tale pulses with the city’s living relationship to the otherworld. Meet vengeful onryo, Hungry Ghosts with insatiable cravings, and poetic spirits trapped in the Six Realms. Witness monks who bargain with the King of Hell, statues that bleed or move, and women whose longing lingers for centuries. These stories are drawn from centuries-old chronicles, temple lore, and the whispered warnings of Kyoto cab drivers. Written with the intimacy of a local and the curiosity of a folklorist, this book is a rare English-language treasury of Japanese ghost stories—perfect for readers fascinated by yokai, Buddhist afterlife, and the mysterious rituals that shape Kyoto’s everyday life. These tales will change the way you see the city—and what walks its shadowed lanes.
  • Hans Fallada
    insan sesi mp3 - Türkçe
    60 Ayrım
    1110,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : atiye güneş
    Konusu:
    Korku ve ihanetin ortasında insan kalabilmenin tüyler ürpertici bir portresi... Herkes Tek Başına Ölür, insanlık tarihinin en yıkıcı hikâyelerinden birini anlatıyor. Gerçek bir olaydan ilham alan bu roman, yayımlandıktan sonra büyük yankı uyandırmıştır. Baskı rejimlerine karşı küçük ama kararlı bir başkaldırının manifestosunu yazan Hans Fallada’nın bu çarpıcı eseri, Nazi Almanyasının kasvetli sokaklarında başlayan bir direnişi konu alıyor. Otto ve Anna Quangel, savaşta oğullarını kaybettiklerinde, rejimin devasa “makinesi”ne karşı çıkmaya karar verirler. Ellerindeki tek silah, basit kelimelerle dolu birkaç kartpostal; hedefleri ise bir tiranlığı sarsmaktır. Ama koca bir rejime karşı, iki yalnız insan ne kadar dayanabilir? Führer’in dehşetli gücüne karşı kederlerinden ve birbirlerinden başka hiçbir şeyleri olmayan bu çift, kısa süre içinde peşlerinde; öfkeli bir Gestapo, onları ihbar etmeye hazır komşular ve alaycı muhbirlerden oluşan bir yığın insan bulur. Hans Fallada’nın başyapıtı olarak kabul edilen Herkes Tek Başına Ölür, kısaltılmamış haliyle ve Ahmet Arpad’ın titiz çevirisiyle Ketebe Yayınları’nda, yeniden sizlerle.
  • victor hugo
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    96,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : atiye güneş
    Konusu:
    "Hugo'yu kralcılıkla suçlayanlar, devrimciler, gerçeği en iyi kendilerinin bildiğini sanırlar. Oysa her gerçekçilik devrimci değildir (...) Sanat sanat içindir aşıklarının, gerek kaçkını gerçekçilerin koyduğu ilkelerle yetinirsen gerçekçiliği suçlu sandalyesine oturtulmuş oluruz (...) Tarihin, bilimsel toplumcu kuramının gözünü açtığı, toplumculuğu yaşayan günümüz yazarları, işte bu nedenledir ki, sanat sanat içindir görüşünü savunanlara, cumhuriyetçi olsalar bile cephe alır da. Victor Hugo gibi monarşistlere gönül bağlılığı duyar (...)"

Sayfalar