Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2401 sonuçtan 911 - 920 arası görüntüleniyor.
  • Mustafa Ulusoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    414,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Naile Gülen
    İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. "İnsanın Temel Acıları" üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşkta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını da yolu ölüme düşen insanlar üzerine inşa ediyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alarak, özen gösterilen ilişkinin derin bir bağlanma sunduğunu söyleyerek. Mustafa Ulusoy bize ölümün yanında babalığı, yoksunluğu, kederi, ... ..
  • Yılmaz Odabaşı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    232,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Giderken Bıraktığım, Yılmaz Odabaşı'nın edebiyat, şiir, siyaset, hayat ve yaşadığımız dünyaya dair kendisine yöneltilmiş sorulara dolaysız, net yanıtlar verdiği seçilmiş söyleşilerden oluşuyor. Kimileri yıllar önce yapılmış ama hâlâ hayat ve edebiyatta bir karşılık içeren, kimileri yeni söyleşilerden oluşan bu kitap, aynı zamanda şair Yılmaz Odabaşı'nın yaşam ve yazın pratiğini doğru anlamak ve doğru okumak isteyeceklerin başvurabilecekleri bir kaynak... (Tanıtım Bülteninden)
  • İbrahim Tenekeci
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    93,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    Acıyla gülümser İbrahim'in şiiri. Ne gösteriş, ne riya. Onun şiiri, parıldayan bir diş, buluttan sıyrılan güneş, kabuğu kalkmış yara, bir günahtan arta kalan pişmanlık, dumanı üstünde bir bardak çay, ne varsa yani kendiliğinden ve açık, işte öyle. Onun şiirlerini okurken aniden sesler kesiliyor, ortalığı derin ve hüzünlü bir sükut kaplıyor. Mustafa Kutlu, Yeni Şafak İbrahim Tenekeci var, şair. Tenekeci, şiirden uzaklaşmış bir çok insanı şiire döndürebilecek bir kaleme sahip. Haşmet Babaoğlu, E Edebiyat "Efendime vermek için/yirmi yedimden gün aldım/yirmi yetimden gül" diyebilen bir adamın elinde, Yenikapıyı’da, has odayı da açabilecek bir anahtar var demektir. Yolu yok: Okuyan bundan böyle takip edecek. Tenekeci’nin şiiri "keyifle okunan" bir şiir değil. Öyleleri, girmenin ve gövermenin pek zahmetsiz olduğu şiir hücre evlerinde bolca var. Süleyman Çobanoğlu, Dergah Dergisi "İdeolojiler öldü" yaygarası bizde, adeta köksüzlük, kimliksizlik, bağsızlık, düşünmekten kaçış gibi bir karşılığa tahvil edildi. Sıkıntı duyulmadı, sıkıntı üretilmeye başlandı. Aşık olunmadı, aşkın lafı dolaştı ortalıkta. Ikına sıkına üç beş dize yazan kendini dev aynasında görmeye başladı. Sözcükler anlamlarından koparılarak, tarihi filmlerdeki tahta kılıçlar gibi kullanıldı şiirlerde. İbrahim Tenekeci bu tehlikeye düşmeyen şairlerden biri. Çünkü onun dili, hayatın dili ve şiirleriyle örtüşmüş bir dil. İbrahim Tenekeci, "ben"in şiirini abartmadan, kalabalıklardan sakınarak, ince bir duyarlılıkla, ilmeği kaçmış hayattan derledikleriyle örüyor. Ben’in şiirini yazmada, son dönem Türk şiirinin en başarılı şairlerinden biri olarak görebiliriz onu. Arif Ay, Kırklar Dergisi (Kitapyurdu.com'dan alınmıştır)
  • Barbaros Uzunöner
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    285,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Denis Som
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    163 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: E.Topaloğlu
  • Nesrin Arısoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    79
    Eser Türü: Tiyatro
  • Ah Muhsin Ünlü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    36,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğba Cebe
    Her mısrası dehanın gümüş çivileriyle çakılmış, sapasağlam şiirler! gidiyorum bu, en görmüş geçirmiş okuru bile hayretlere gark edecek nitelikte bir kült kitap! Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiiri'nin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Daha önce yayınlanmamış şiirlerin de yer aldığı bu genişletilmiş baskıyı kıvançla sunuyoruz. (Tanıtım Bülteninden)
  • Marissa MEYER
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    882,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    New York Times çoksatan yazarı Marissa Meyer masal dünyasına bir Rumpelstiltskin uyarlamasıyla dönüyor! BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ… Efsaneye göre, her dolunayda hayalet kral Erlking ve avcıları, insanları yataklarından çıkararak onları av partisine katılmaya zorlardı. Bu av partilerinden birine kurban olacağından korkan insanlar dolunay gecelerinde yatağa korkuyla girerdi.  Hikâye on dokuz yıl önce kış gündönümünde nadir görülen bir Sonsuz Dolunay sırasında başladı… Doğduğu zaman yalan tanrısı tarafından lanetlenen Serilda’ya büyüleyici ve tamamen gerçek dışı hikâyeler uydurma yeteneği bahşedilir. O artık köyünde uydurduğu tuhaf hikâyelerle bilinen bir genç kızdır. Bir dolunay gecesi kötü kalpli kral Erlking ve onun ölümsüz avcılarıyla karşılaşan Serilda, kralın elinden kurtulabilmek için ona bir yalan söyler. Bu yalan sonucunda hayaletlerin, gulyabanilerin ve ürkütücü kuzgunların kol gezdiği bir kâbusun içine tutsak edilir.  Kral, ona imkânsız bir görev vererek samandan altın eğirmesini ister. Genç kız tutsak edildiği zindanda çaresizlik içinde kara kara düşünürken ortaya gizemli bir genç adam çıkar ve Serilda’ya yardım teklif eder. Ancak bu yardımın bir karşılığı olacaktır. “Masal uyarlamalarının kraliçesi Marissa Meyer, bu kez Rumpelstiltskin’den ilham aldığı Gilded ile geri döndü! Okurları daha ilk sayfadan kendine hapsedecek muhteşem detaylı bir hikâye. Meyer, gerilimli ve etkileyici sahnelerle dolu, büyüleyici bir masal örüyor.” - Booklist. “Meyer, bu yaratıcı Rumpelstiltskin uyarlamasında kurgunun gücünü keşfediyor. Detaylı dünyası ve destansı romantizmiyle Erlking’in acımasızlığını yumuşatmaya çalışmış. Karakterler o kadar iyi tasvirlenmiş ki okurlar kendini devam kitabını okumak isterken bulacak.”- -PUBLISHERS WEEKLY
  • Marissa Meyer
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    16,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    New York Times çoksatan yazarı Marissa Meyer masal dünyasına bir Rumpelstiltskin uyarlamasıyla dönüyor! BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ… Efsaneye göre, her dolunayda hayalet kral Erlking ve avcıları, insanları yataklarından çıkararak onları av partisine katılmaya zorlardı. Bu av partilerinden birine kurban olacağından korkan insanlar dolunay gecelerinde yatağa korkuyla girerdi. Hikâye on dokuz yıl önce kış gündönümünde nadir görülen bir Sonsuz Dolunay sırasında başladı… Doğduğu zaman yalan tanrısı tarafından lanetlenen Serilda’ya büyüleyici ve tamamen gerçek dışı hikâyeler uydurma yeteneği bahşedilir. O artık köyünde uydurduğu tuhaf hikâyelerle bilinen bir genç kızdır. Bir dolunay gecesi kötü kalpli kral Erlking ve onun ölümsüz avcılarıyla karşılaşan Serilda, kralın elinden kurtulabilmek için ona bir yalan söyler. Bu yalan sonucunda hayaletlerin, gulyabanilerin ve ürkütücü kuzgunların kol gezdiği bir kâbusun içine tutsak edilir. Kral, ona imkânsız bir görev vererek samandan altın eğirmesini ister. Genç kız tutsak edildiği zindanda çaresizlik içinde kara kara düşünürken ortaya gizemli bir genç adam çıkar ve Serilda’ya yardım teklif eder. Ancak bu yardımın bir karşılığı olacaktır. “Masal uyarlamalarının kraliçesi Marissa Meyer, bu kez Rumpelstiltskin’den ilham aldığı Gilded ile geri döndü! Okurları daha ilk sayfadan kendine hapsedecek muhteşem detaylı bir hikâye. Meyer, gerilimli ve etkileyici sahnelerle dolu, büyüleyici bir masal örüyor.” -BOOKLIST “Meyer, bu yaratıcı Rumpelstiltskin uyarlamasında kurgunun gücünü keşfediyor. Detaylı dünyası ve destansı romantizmiyle Erlking’in acımasızlığını yumuşatmaya çalışmış. Karakterler o kadar iyi tasvirlenmiş ki okurlar kendini devam kitabını okumak isterken bulacak.” -PUBLISHERS WEEKLY
  • Harald Braem
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1015,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kutsal Kitapların Kaynağı Gılgameş Destanı'nın Romanı Uruk'tan kuzeye doğru yayan üç saatlik mesafede soluk soluğa durdu. ... Sanki bir yarışmayı kazanmak ister gibi bütün yol boyunca durmaksızın koşmuştu. Belki de bir yarıştı bu, son derece yalnız bir yarış: Gılgameş tüm dünyaya karşı. ... ... Yıldızlar görüyordu gökyüzünde Gılgameş, gece ve gündüz yıldızlar. Yoksa zamanların akışı arasında bir fark kalmamış mıydı? .. Dudakları çatlamış, ağzı şişmişti. Derisini bir tuz tabakası kaplamıştı, yarı yarıya bir balık olmuştu artık. Bazen hayret edilecek bir şekilde kararıyordu çevresi, o zaman bilincini yitiriyor ve çok sonra uyanabiliyordu ancak.. Yoksa her şey aynı anda mı oluyordu? "Ben Gılgameş'in, Uruk kralı!" diye sesleniyordu balıklara...

Sayfalar