En Son Eklenenler

Toplam 59527 sonuçtan 931 - 940 arası görüntüleniyor.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    281,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    "İstanbul, birbirinden o kadar farklı, hattâ birbirinin karşıtı bu semtler, yöreler aracılığıyla, birçok mimarîyi yan yana, iç içe sunar kentlisine. Göz daima oyalanır; düşünce yenilikle karşılaştıkça bilenir, gönlün duyarlığı şu semtten o semte daima tazelenir." "Bence Selim İleri kırk yıldan beri emek verdiği edebiyat alanında mutfağından, izbesine kadar evleri, sokakları, insanlarıyla, dünü bugünüyle İstanbul'u kucaklamış, her eseriyle biraz daha ustalaşmış, değerli bir İstanbul yazarıdır." Selim ileri, İstanbul Kitaplığının beşinci cildi İstanbul Lâle ile Sümbül’de romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul'a götürüyor bizi, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.
  • Louise L. Hay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    149,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Nuray Keskin
    Konusu:
    Araştırmalar, hayatımızda yeni olan bir şeyin alışkanlığa dönüşmesi için 21 güne ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Merak ettiğiniz konularla ilgili her gün yeni bir bilgi öğrenerek spiritüel ilgi alanlarınızı genişletmeye ne dersiniz? Dünya çapında milyonlarca okura ilham veren ve onların hayatını dönüştüren LouiseHay’in eşsiz öğretileri, şimdi sizin de hayatınızı dönüştürmenize rehberlik etmeye hazır. İster daha mutlu, sağlıklı bir yaşam arayışında olun, ister kendinizi ruhsal açıdan geliştirmeye çalışın, ister bollukla ilgili blokajları geride bırakmaya niyet edin; 21 Günde Ustalaş -Olumlamalar, modern hayatın karmaşasında size yol gösterecek eşsiz bir rehber niteliğinde. Şimdi harekete geçin! Sadece 21 gün içinde hayatınızı iyileştirmeye başlayın ve gerçek potansiyelinizi keşfedin. Çünkü siz değiştiğinizde dünya da değişmeye başlar.
  • Sezin Karameşe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    360,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Sibel Kuşçu
    Konusu:
    “İnsanların hayatında çok önemli iki gün var. Bir, doğdukları gün; iki, sebebini öğrendikleri gün…” 1, 1, 1… 37! Herkes 1 iken o neden 37? Bahar, her şeyden habersiz tekdüze hayatında fani telaşlara kapılmışken bir gün karşı komşusu Deniz’in ani ziyaretiyle değişiyor yaşamı. Anlattıkları deli saçması gibi görünse de nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde düşüyor bu girdabın içine. Her ipucu yeni bir soruya, her soru yeni bir soruna evrilirken yol gizli bir köy kütüphanesine çıkıyor. Fakat asıl çıkmaz tam da orada başlıyor. Küçük, masumane bir çocuk oyunu sanılırken yaşamın en büyük sır kapısının anahtarına dönüşen doğaüstü bir yetenek. 1939’dan 2043’e uzanan beklenmedik bir öykü… Sezin Karameşe, bu ilk romanında satırlara limitsiz hayal gücünün büyülü evrenini çiziyor. Ve okurlarını bitmesini asla istemeyecekleri bir oyuna davet ediyor.
  • Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Konusu:
    “Bu dünyada nice dert, bela varsa biz onu gördük, kardeşim. Açlık mı dersin, susuzluk mu? Kış kıyamet günleri dağlarda aç üryan dolaştık. Askerlerin içinde esir kaldık. Çocuklarımızın acısını da gördük, kardeş acısı, koca acısı, her bir derdi kederi yaşadık, kurban olayım kardeş, daha nesini sorarsın?” Dersim’de 1938 yılında yaşananlar uzun yıllar boyunca Cumhuriyet tarihinin açılmamış “kara kutu”larından biri olarak kaldı, üzerine neredeyse sessizlik perdesi çekildi. Türkiye tarihinin bu karanlık noktası son yıllarda ortaya çıkan bilgi ve belgelerle gittikçe aydınlanıyor. Dağların Kayıp Anahtarı’yla Cemal Taş da 1938’de Dersim’de yaşananlar üzerindeki toz bulutunun iyice aralanmasına yardımcı oluyor. Taş, Dersim’de olan bitenin yürek burkucu, göz yaşartıcı, insanın boğazını düğümleyen yanlarını bizzat olayları yaşayanlarla, dönemin önde gelen isimlerinin yanında bulunmuş kişilerle görüşerek ortaya koyuyor. “Sözlü tarih çalışması” niteliği taşıyan Dağların Kayıp Anahtarı zengin malzemesiyle Dersim olayları ve Cumhuriyet tarihi ile ilgili yeni değerlendirmelere kapı açacak, sahici insan öykülerinden/dramlarından oluşan, sarsıcı bir kitap.
  • Bülent Bilmez, Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Dersim’de 1937-1938’de yaşanan, resmî tarihin “isyan”, yerel hafızanın “Tertele” olarak adlandırdığı büyük toplumsal travmanın küçük bir bilançosunu ortaya seriyor Dersim Kırımı Envanteri. Yaşananları dokuz örnek vaka ve mekân üzerinden ele alan kitap, genellemeci yaklaşımların, afaki bilgilerin ve hamasi söylemlerin ötesine geçmeyi hedefleyerek Dersim ’38 çalışmalarındaki somut ve spesifik bilgilere dayalı envanter çalışmalarının eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçlıyor. Bülent Bilmez ve Cemal Taş, “mikro tarihe”, olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi”yle Dersim’de yaşananlara dair güvenilir bir zemin inşa ediyorlar. Sadece tanıklıkları değil, ağıtları, eski ve güncel görselleri, isimleri tespit edilebilen mağdurları ve resmî görevlileri de içeren Dersim Kırımı Envanteri tarihle yüzleşmek, hesaplaşmak ve onarıcı adalet arayışına katkı sunmak isteyen herkes için sarsıcı bir başvuru kaynağı. “Asıl mesele ‘Velev ki isyan olmuş olsun’ diyebilmek, isyanın devletin uyguladığı askerî şiddeti haklı çıkarmayacağını görmek ve göstermektir. Sivillerin kitlesel olarak hedef alınması (...) uluslararası hukukun soykırım olarak adlandırdığı eylem repertuarına işaret eder.” B. BİLMEZ - C. TAŞ
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    186,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Farkında olalım veya olmayalım, yaşam doğumdan ölüme bir arayışın adıdır. İnsân, arayan varlıktır. Ama insân bu âlemde çoğu zaman neyi aradığını bilmediğinden bazen bulduğunu da anlayamaz. Aslında aramak, var oluşun/hürriyetin bir göstergesidir. Şekli ne olursa olsun, tüm arayışların altında insânın Allah ile olan, o ezelî/aslî birlikteliği vardır. Aramak, kaybettiğinin farkında olmak, aradığının eksikliğini yüreğinde derinden duymaktır. Her insânda kendinden ve kendinde her insândan bir parça bulmayanlar, arayıştan habersizdirler. Aramak, ayrılıklardan yana derdi olanların işidir. Aramak, koparıldığı sazlığa özlem/hasret duyan Ney’in feryadıdır. Aramak, “Aşka uçarsan kanatların yanar” diyene “Uçmazsam kanat neye yarar” diyebilmektir. Aramak, durdurak bilmeksizin sürekli yürümenin adıdır. Kısaca aramak, kendini bulmak, aradığını kendinde bulmaktır. İnsânın değeri, aradığı şeyde gizlidir. Yere göğe sığmadım, inanan kişinin kalbine sığdım diyorsa Allah, öyleyse ne arıyorsak kendimizde aramalıyız. Hacı Bektaş Velî’nin dediği gibi: “Her ne arar isen kendinde ara/Kudüs’te, Mekke’de, hacda değildir.” Hakk âşıklarından Ganiyy-i Muhtefî’ye göre de: “Tûr-i Sînâ’da değil, Hakîkat sînendedir/Âlem-i Kübrâ sensin! Kalem, Levh, Arş sendedir/Artık derûnuna göç, keşfet bu avâlimi!/Buna muvaffak olan ebediyyen zindedir.” Anlaşılıyor ki, herkes kendi suyunu kendi beden toprağında arayacak/çıkaracaktır. Bu yüzden Gayret Asası’nı nefs taşına vuranlar ancak, aradıkları suyun “on iki göze”den kendilerine sunulduğunu göreceklerdir. Aramak ne kadar var olmaksa, kaybetmek de o kadar yok olmaktır. Aslında aramak bazen bulmaktan daha güzeldir. Zaten bulanlar da geriye dönmeyenlerdir.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    169,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Hâbil ve Kabil’le başlayan mücâdele bugün yeryüzünde farklı isimler altında sürüp gidiyor. Şiddet/savaş/terör/ölüm ve buna bağlı olarak kan ve gözyaşı sel olmuş akıyor. Ne adına olursa olsun merhametsizlik, zulüm, kabalık, bencillik, câhillik hayatın her alanını olanca gücüyle etkilemiş. Nasıl durulacak bu olaylar, nasıl düzelecek bu gidiş? Hiç şüphe yok ki merhametin kaynağı dindir ve dinden nasîbi olmayanın merhametten de nasîbi yoktur. İnsanlık dünyası günümüze kadar merhametten ne öğrenmişse bunu, vahyin yeryüzündeki temsilcileri ve tebliğcileri olan peygamberlere borçludur. Peygamberler merhamet elçileridir ve Yaratıcı Kudret tarafından insanlığa merhameti öğretmek üzere gönderilmişlerdir. Bu anlamda Hz. Peygamber en büyük kıyâmettir. Çünkü O, en büyük değişimin mimarıdır. Bu yüzden O’na “âhir zaman peygamberi” denmiştir. “Âlemlere rahmet olarak gönderilen” peygamberin “son peygamber” oluşu, O’nun aynı zamanda merhametin de “son çağrıcısı” olduğunu bize anlatmaktadır. İnsanlık, unuttuğu merhameti yeniden öğrenmede O’nun çağrısına kulak vermek zorundadır. O, Son’dur ve O’nun çağrısı, tüm insanlığın telâfisi mümkün olmayan gidişâtına son alternatiftir. Dileğimiz, içinde yaşadığımız çağın bir “Merhamet Çağı”na dönüşmesidir. İşte bu mütevazı çalışmamızın amacı –suya atılmış bir taşın oluşturduğu daireler gibi- insânın kendinden başlayan ve gittikçe büyüyen merhamet dairelerini elimizden geldiğince tanıtmak ve yansıtmaktır. Buz çölünde yol alanlara, taş kesilmiş kalplere bir sıcaklık olması ümidiyle, zulmün ve merhametsizliğin çağdaş karanlığına bir mum yakmaya çalıştık. Titrek, zayıf ve cılız ışığımızın hiç sönmeden, gittikçe Nûr’a dönüşerek güzelliklere vesile olması niyâzıyla.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    166,44 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    XIV. Yüzyılın başında ilk defa Venedik'te cam aynalar yapıldı. Bu cam aynaların arkaları civa-kalay karışımı olan ve adına "sır" denilen bir mâdeni örtüyle kaplanmıştı. XIX. Yüzyılda ayna üretiminde yeni ve ucuz tekniklerin ortaya çıkması ayna kullanımını önemli ölçüde yaygınlaştırdı. Artık günlük ihtiyaçtan dekoratif sanatlara, endüstriden mimariye kadar her alanda ayna kullanımına yer verildi. Kısacası; durgun su yüzeyinden başlayan ve zamanla cam, çeşitli madenler ve teknolojinin gelişmesiyle pratik ve modern aynalarda devam eden İnsân-Ayna birlikteliği günümüze kadar geldi. Ve görünen odur ki bu birliktelik insânın yeryüzü sahnesinden çekilişinin son ânına kadar var olacaktır.
  • Çağla Şikel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    257,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Seslendiren : Didem Ünüvar
    Konusu:
    Dağları delecek güce sahip olsak da hâlâ içimizde annesinin dizine yatmaya ihtiyaç duyan, saçının taranmasını bekleyen o kız çocuğu var. Her şeyin güzel olacağı güneşli günleri sabırla beklemek yok bende. Ben değişime, dönüşüme, yıkıp yeniden inşa etmeye, temize çekmeye, baştan yazmaya, emek vermeye ve hayallere inanıyorum. Bu yüzden benim hikâyemde bütün sorunları şıp diye çözüveren sihirli değnekler, hayatı tozpembe bir maceraya dönüştürüveren mucizevi yıldız tozları yok. Hayat hiç böyle yaşanmıyor ikimiz de biliyoruz ama o beklenmedik fırtınalar estiğinde, savruluşlar başladığında, azgın dalgalar ortaya çıktığında suyun yüzeyinde kalmayı öğrenmek var bende. Hatta dalgalar yükselmeden, o güçlü fırtınalar esmeden bile onlarla nasıl baş edebileceğini bilmek var. Bu kitapta kendini bugüne kadar iyi hissettirecek şeyleri bulmuş bir kadının yolculuğu var, bundan sonra da yenilerini bulmaya devam edecek bir kadının, bir kız çocuğunun ayak sesleri ve onun hayalleri var. Hayatın acıttığı yerleri örtmek yerine, o yaranın neden kapanmadığına bakmak var. Bu kitapta hikâyedeki rolünün hakkını vermek var. Bu hikâyede vazgeçmeyişler, boşvermeyişler var. Hiç istemediğim yerlere gidişlerim, oradan bambaşka bir kadın olarak dönüşlerim var. Bana güven, sen düşündüğünden çok daha güçlüsün ama belki nereden başlayacağını bilmiyor olabilirsin. O halde benimle gel, sana anlatacaklarım var.
  • Stephen Hawking
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    305,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
    Seslendiren : Selda Karahan
    Konusu:
    Olay yaratan çok satan kitabı Zamanın Kısa Tarihi’nde, Stephen Hawking, kelimenin tam anlamıyla, fiziğe, evrene, gerçekliğin kendisine bakışımızı değiştirdi. Kara Delikler ve Bebek Evrenler’de Stephen Hawking’in 1976 ile 1992 yılları arasında yazdığı bazı yazılar yer alıyor. Yaygın olarak Einstein’dan beri en parlak teorik fizikçi sayılan Hawking, bu on üç yazı ve bir söyleşide, evrenimizi anlamamıza yarayan şaşırtıcı bir olanaklar dizisini ortaya çıkarıyor. Stephen Hawking, evrenin bilinmez ve anlaşılmaz bir şey, insanın sezebileceği, fakat hiçbir zaman tam olarak analiz edemeyeceği veya kavrayamayacağı bir şey olduğu görüşüne katılmaz. Ona göre bu görüş dört yüz yıl önce Galileo tarafından başlatılan ve Newton tarafından devam ettirilen bilimsel devrimlere karşı haksızlık etmektedir. Onlar evrenin en azından bazı alanlarının, gelişigüzel şekilde davranmadıklarını, kesin matematiksel yasalar tarafından yönetildiklerini gösterdiler. O zamandan beri geçen yıllar içinde Galileo ve Newton’un çalışmalarını evrenin hemen hemen her alanına yaymış bulunuyoruz. Hawking’e göre evrenin tam bir teorisini ortaya koyabiliriz. O durumda aslında Evrenin Efendileri olacağız. “Aydınlanmada ikinci bir şans... Hawking karmaşık konuları basit, herkesin anlayabileceği bir dille becerikli şekilde çözüyor.... Çok kolay okunuyor.” San Fransisco Chronicle “Özlü, aydınlatıcı ve çağdaş kozmolojinin yapısından gelen şaşırtıcı doğası göz önüne alındığında olağanüstü kolay okunan bir kitap.” The Wall Stret Journal

Sayfalar