En Son Eklenenler

Toplam 59343 sonuçtan 9921 - 9930 arası görüntüleniyor.
  • Oliver Sacks
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    377,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Oliver Sacks’ın ölümünden sonra yayımlanan üçüncü derlemesi “Her Şey Yerli Yerinde”, ünlü nörolog-yazarın ilgi alanının genişliğini gözler önüne seren yazılardan oluşuyor. Bunlardan bazılarında Sacks’ın yüzme tutkusundan bahçe sevgisine, kimya merakından dünya dışı yaşam ihtimallerine olan ilgisine, pek çok kişisel yanını görüyoruz. Bazılarında ise ilgilenmeyi hiç bırakmadığı hastalarına ilişkin –hıçkırık krizlerinden rüyalara, depresyondan demansa geniş bir yelpazeden örnekler sunan– son vaka öykülerini okuyor veya kendi ölümlülüğüyle yüzleşmesine tanık oluyoruz. “Her Şey Yerli Yerinde” bilime, doğaya ve hayata karşı sınırsız bir merakın ve temelleri sağlam, sağlıklı bir iyimserliğin her yazıda hissedildiği bir veda kitabı. “… her şeye rağmen, insan hayatı ve kültürel zenginliğin harabeye dönmüş bir dünyada bile ayakta kalacağını umma cesaretini gösteriyorum. Kimileri sanatı kültürümüzün, kolektif belleğimizin savunma duvarı olarak görüyorlarsa da ben bilimin düşünce derinliğiyle, elle tutulur başarıları ve potansiyelleriyle aynı derecede önemli olduğunu düşünüyorum; bilim, iyi bilim, temkinli ve yavaş ilerlese de, kavrayışları, sezgileri sürekli test edilip deneye tabi tutulsa da, daha önce hiç olmadığı kadar gelişip zenginleşiyor. (…) Bizler dünyanın bugünkü krizleri atlatmasını sağlayıp daha mutlu zamanlara giden yolu açabiliriz.”
  • Özden Toker, Mehmet Ö. Alkan
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    624,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Söyleşi
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Hikâyem uzun… Cumhuriyet’le yaşıt… Hep tekrarladığım gibi Cumhuriyet’in ilk on yılında doğan bir çocuğun serüveni…” Bu kitap, Özden Toker’in Mehmet Ö. Alkan’a, 7 Aralık 2018-19 Nisan 2019 tarihleri arasında, Pembe Köşk’te yaptıkları söyleşilerde anlattıklarından oluşuyor. Özden Toker, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı ve Gazeteci Metin Toker’in eşi olarak yakın tarihimizin dönüm noktalarına tanıklık etmiş; Atatürk’ü ve Cumhuriyet’in ilk yıllarının etkin devlet adamlarını tanımış, dönemin siyasetinde önemli bir işleve sahip olan Pembe Köşk’te yaşamış, özel hayatı Türkiye’nin siyasal hayatıyla bütünleşmiş. Kendi deyişiyle bütün bunlara “hem içinde hem de dışında olarak tanıklık etmiş”. Bu tanıklığın kayda geçirilmesi bakımından özel bir değer taşıyan bu kitapta Özden Toker yaşadıklarını ve duyduklarını içtenlikle anlatıyor, hikâyesini okurla paylaşıyor. Bazıları ilk kez yayımlanan fotoğraflarla ve siyasetten eğitime, kültürden sanata ülkede yaşanan önemli gelişmelere değinen renkli içeriğiyle kitap, okurları Cumhuriyet tarihine tanıklık etmeye davet ediyor.
  • Ian Collins
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    793,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    John Craxton’ın İngiltere ve Ege kıyıları arasında geçen hayatı bir sanatçının önce kendini bulma ve sonra da tekrar tekrar yeniden var etme gücünü ispatlıyor. Usta bir kalemden çıkan, güneş ışığı, deniz tuzu ve neşeyi hissederek okunabilecek zengin bir 20. yüzyıl masalı… Titiz ayrıntılar ve hikâyelerle dolu bir anlatım… Craxton, yaşamı boyunca sanat eleştirmenlerinin yorucu, formülleştiren yaklaşımlarından nefret etti, dolayısıyla kısa ancak anlamlı açıklamalar getirmekte usta olan Collins’in, Craxton’ın neden ideal yazarı olduğunu anlamak çok da güç değil. – James Cahill, Times Literary Supplement Güzel yazılmış bir kitap… Craxton hayatının çoğunu Ege kıyılarında yaşamak isteyerek geçirdi ve sonunda gidebildiğinde hayal ettiği her şeyi orada buldu. Okurken bile insan güneşi hissediyor. – Mark Gatiss, The Times 2022 Anglo-Hellenic League Runciman Ödülü 2022 William M. B. Berger İngiliz Sanat Tarihi Ödülü için uzun listeye alındı.
  • Faruk Duman
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    169,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Öykü ve romanlarıyla tanınan Faruk Duman bu kez on masalın yeniden yazımıyla okurunun karşısında: “Meşe Adamları”, “Sarraf”, “Zümrüdüanka”, “Kişneme”, “Eğil Çınarım Eğil”, “Tılsımlı Yorgan”, “Nuh”, “Z.”, “Söz Satıcısı”, “Canlanma”. “Kargasabunu”nda masal dünyasından seçtiği on metne tılsımlı kalemiyle dokunan Faruk Duman kitabın önsözünde şunları söylüyor: “Ta ilkokul yıllarımdan, yani kitap okumaya ve büyüklerden masallar dinlemeye başladığımdan beri, büyülü, gerçeküstü, hayallerle dolu dünyalar o kadar ilgilimi çekti ki, yazmanın asıl amacı, benim için, bu dünyaya/dünyalara yolculuk oldu… Ben, çoğun bilinmeyen ama benim öykü dilime yatkın olacak, yorumlanabilecek, yeni kahramanlar ve olay parçalarıyla zenginleşebilecek bu anlatılardan yola çıkarak bu öyküleri yazdım… Okuyunca göreceksiniz; bizim masal kaynağımız, henüz ucundan bile geçmediğimiz kadar ulu ve derin ve düşündüğümüz, bildiğimiz kalıplardan uzak. Çok daha yaratıcı, keskin, yer yer korkunç ve dehşetli, uçsuz bucaksız bir kaynak. Elbette, benim istediğim onu olduğu gibi aktarmak olmadı, onu hocalarımız zaten yaptı. Ben, o kaynaktan yeni öyküler yaratmak, bugünün öykülerini yaratmak, böylece okuru da bundan haberdar etmek istedim.”
  • Catherine Nixey
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    463,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Kasvetli Çağ” farklı kültürlere ve inançlara karşı hoşgörülü olan kadim Roma İmparatorluğu’nun Hıristiyanlığın gelişiyle başlayan karanlık tarihini anlatıyor. Greko-Romen dünyada insan avları, kitap yakmalar, sürgün edilen filozoflar, yağmacı keşiş çeteleri, tapınakların yerle bir edilmesi, heykel ve tasvirlerin tahribatı gibi pek çok hadisenin yaşandığı bu dönem, Klasik Antikçağ’ın mirasını ortadan kaldırmış ve “klasik dünya”yı büyük bir yıkıma uğratmıştı. Catherine Nixey gazeteci olmanın yazınsal imkânlarını sonuna kadar kullanarak sürükleyici bir tarih kitabı sunuyor. “Kasvetli Çağ” yayımlandığı tarihte yılın en iyi kitaplarından biri kabul edilmiş, özgünlüğü ve üslubu dolayısıyla akademik olsun olmasın pek çok övgüye değer görülmüştü. “Harika bir kitap… Nixey (…) dinsel hoşgörüsüzlüğün ve entelektüel tek-kültürlülüğün hüzünlü hikâyesini anlatıyor.” New York Times “Hıristiyanlık galip geldiğinde nelerin kaybedildiğini açığa çıkaran … yıkım ve çaresizliğe dair keyifle okunan bir kitap. Nixey ciddi bir akademisyenin otoritesiyle iyi bir gazetecinin canlı üslubunu birleştiriyor.” The Times
  • Erkan Irmak
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    380,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Okuyacağınız kitap, temel olarak, Nâzım Hikmet’in […] yönlendirilmiş ya da önyargılı okumalara en çok maruz kalmış/kalmakta olan iki metnine odaklanacaktır: Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları. Adı geçen iki metin, yazılış motivasyonları ve süreçlerinin iç içe geçmesi, yazılış tarihinden çok sonra yayımlanmaları ve yazarın sürekli olarak metinlerinin üzerinde değişikliklere gitmesi nedeniyle oldukça karmaşık birer hikâyeye sahiptirler. Üstelik bu hikâyeler zaman içinde kendi mitlerini yaratmış ve bugün de geçerli olmak üzere bu iki metin kendi hayran kitlelerine, ideolojik takipçilerine ya da reddedicilerine kavuşmuştur. Buna karşın, Türkçe edebiyatın köşe taşlarından olan bu iki Nâzım Hikmet imzalı kitabın yazılış ve yayımlanış süreçleri hakkında derli toplu herhangi bir kaynağa ulaşmak mümkün değildir. […] Oysa Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları hakkında yorumlar yapmadan evvel, bu tarihçilerin ortaya çıkarılması öncelikli bir ihtiyaçtır.” “Kayıp Destan’ın İzinde”, Nâzım Hikmet’in en çok ilgi gören eseri Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları’na uzanan yolculuğunu anlatıyor. Erkan Irmak kitabında bu iki eserin yazılış ve yayımlanma süreçlerini, Türkiye’deki rejim ve tarih anlayışıyla ilişkilerini, okur tarafından alımlanışlarını ve tür olarak konumlarını tartışıyor ve iki eseri karşılaştırarak Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları içinde nasıl yeniden yazıldığını ve bu yeniden yazılmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. Irmak, bu süreci, Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserleriyle olan ilişkisini ve eserlerini yazmasında etkili olan Türkiye’nin tarihsel koşullarını da içeren canlı, zengin bir anlatımda sunuyor. Kitap, Nâzım Hikmet’in yazarlığına odaklanan edebi çalışmalar alanındaki eksikliği gidermek yönünde önemli bir adım niteliği de taşıyor.
  • Memduh Şevket Esendal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    265,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “1925’te Meslek dergisinde 35 hikâyesi çıktı ise de sanat hayatına, “Ayaşlı ve Kiracıları” bir yana, 1946’ya kadar uzun bir ara verdi. Bu tarihten sonra yayımladığı hikâyelerle sevilen, aranan bir hikâyeci oldu. Hayattan aldığı konuları konuşur gibi, temiz bir dille, sadelik, içtenlik ve rahatlıkla edebiyatsız, oyunsuz yazdı. Esendal’ın, kahramanlarına sevgi ve şefkatle eğilen, onları gündelik yaşayışları içinde en yapmacıksız, rahat ve karakteristik taraflarından görmesini bilen, renkli-canlı aktaran bir hikâyeci olduğunu gösterir.” (Behçet Necatigil) “Yalınlık, açıklık, kısalık gerçek yazın adamlarının ulaşmak istedikleri bir düzeydir. Ama herkes bunu yapamaz, az sözle, az tanımlamayla, az ‘edebiyat’la, daha doğrusu ‘edebiyat yapmamak’la başarılı olunacağını bilemez, düşünemez. Esendal’ın öykülerinin başarısı, kalıcı yanı ölümsüz güzelliği, onun da Çehov gibi, ‘Denizin rengi mavidir’ diyebilecek kadar süslerden uzak bir dille yazmasıydı. Bugün bile bu öyküleri, içinde yaşarmışçasına okuyor, o olayların içinde imişiz gibi okuyorsak, yazarın gerçek ‘edebiyat’ın temel niteliklerini bilmesinden, başarıyla kullanmasındandır.” (Oktay Akbal)
  • Memduh Şevket Esendal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    386,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Miras”, Esendal’ın 1924-25 yıllarında Meslek gazetesinde tefrika edilmiş bir aile romanı. Gazete kapanınca yarım kalan roman yıllar sonra, ancak 1988’de kitap halinde çıkmıştı. Bu baskıda tefrika yeniden günümüz harflerine aktarıldı. Esendal’ın yaşamından izler taşıyan Miras’ta II. Meşrutiyet öncesi dönemde toplumsal, ekonomik, kültürel, ahlaki çöküşü ve çürüyüşü Silahtar Ali Paşa Konağı simgeler. Halit Ziya’nın Kırık Hayatlar ile Mâi ve Siyah romanlarını andıran Miras, menfaat ilişkileri, aile kavgaları ve siyasi çatışmalarla yüklüdür. Atiye Hanım’ın Sarayköy’deki değirmenini satın almak için İstanbul’a gelen Asım bir yandan o sırada gizli bir dernek olan İttihat ve Terakki’yle ilişki kurmuş, bir yandan da Yüksekkaldırım, Kuruçeşme, Çiftecevizler ve Ayastefanos semtlerindeki aileler arasında bir dizi miras kavgası, kıskançlık ve entrika arasında kalmıştır. Konak boşaldıkça ne hazin bir hal alıyordu! Boş ve perdesiz kalan odalarda, örtüsüz minderlerden keskin bir küf kokusu intişar ediyor, boş dairelerinde hüzünengiz kış rüzgârları ötüyordu. Bir ağacın dalı büyüyüp bir pencereyi kırıyor, bir telde asılmış sallanan bir parça soba borusu bütün kış kaplamaya vurup duruyordu. Nihayet, boş kalan konakta cinler periler mekân tutmuşlardı. Taş odada ağlayan keçiler, tekir kediler; mabeyin aralığında yeşil sarıklı emirler; büyük harem sofasında cüceler göründüğü rivayet olunuyor ve büyük hanımın yıkandığı yerde gece mumlar yandığı temin olunuyordu. Bunlara o kadar inanılıyordu ki, konakta son kalan aile efradı –Şefik Bey, biraderi ve validesiyle bir iki ihtiyar dadıdan ve bacıdan ibaretti– geceleri odalarından çıkamıyorlardı. Şefik Bey, boş taraflara gitmeye gündüz bile korkardı.
  • Lâle Müldür
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    67,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Nova Roma’da Gece Güneşi” bir Lâle Müldür anlatısı. Onun yaşamının ve şiirinin çeperlerinden çıkan bir hikâye. Balat sokaklarında başlayan anlatı Cihangir evreninde sürüyor. Evini, semtini, arkadaş ortamlarını, toplumu, ülkeyi, felsefeyi, dini ve siyasi gelişmeleri kendi kurmacası içinde resmediyor. Müldür. İlhan Berk, Ece Ayhan, Nilgün Marmara, Ömer Uluç, Komet, Orhan Duru, Ahmet Güntan, Gülseli İnal, Mazhar Candan, Hür Yumer, Fatih Özgüven, Hümeyra gibi pek çok sanat ve kültür insanı anlatının kurmaca yapısı içinde şiirsel kimlikler kazanıyor. “Nova Roma’da Gece Güneşi” zaman, yer ve dil bakımından “Bizansiyya”nın yörüngesinde bir anlatı. Bir başka deyişle, günlük havasındaki “defterlerin anarşik güzelliği”nden kurtulup gelen, poetik ve çılgın bir özkurmaca. Lâle Müldür, felsefe-müzik-şiir sacayağına oturan bir yaşam kesitini büyülü dilin aleviyle ısıtıyor. Eğer bir gün İlhan Berk Elinde çantası başında kepiyle Ama uzaktan yaklaşırsa size Durun deyin! Durdurun onu! Daha fazla konuşmasın size! Belki de bambaşka şeyler söyleyebilir çünkü!
  • Memduh Şevket Esendal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    217,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    “Memduh Şevket Esendal, dilimizin arınmasına, açıklaşmasına en büyük yararlıkları dokunmuş yazarlarımızdan biridir. Hatta Ömer Seyfettin’den sonra bu yolda en çok çalışmış olan odur. Şunu söylemek istiyorum: Ömer Seyfettin dilimizi Edebiyat-ı Cedide’nin, eski inşanın yapma bezeklerinden kurtarmıştı, ondan sonra gelenler, onun sanatını sevmeseler de, açtığı yoldan gittiler. Memduh Şevket Esendal bir adım daha attı, yazı dilimizi konuşma dilimize yaklaştırmak istedi.” (Nurullah Ataç) “İnsanlara bakmasını da biliyordu. Kahvelerde tavla oynayan kendi halinde gözükenleri, pansiyonlardaki ilgiye lâyık görülmeyen kişileri merak ediyordu. Etrafında kaynaşan insanlar içinden onun mevkiinde olanların yalnız icap ettiği, zaruri olduğu zaman sahte bir önem verdiklerine canla, zevkle, merakla bakıyor; onların yaşayışından hikâyeler yapıyor, bize sunuyordu.” (Sait Faik Abasıyanık) “Esendal’ın hikâyecilikteki öbür özellikleri yapmacıksızlığı, süssüzlüğü, canlılığı, yerliliği, gereksiz tasvirlerden kaçışı, kişilerin ruh hallerini, konuşmaları ve tavırlarıyla anlatmasıdır. Hikâyeci olmamın sevinci içinde onunla meslektaş olmanın övüncü de var.” (Haldun Taner)

Sayfalar