Konusu:
Devlet ve millet adı olarak ilk defa Orkun kitabelerinde (VIH. y.y.'m ilk yarısı) ortaya çıkmasına rağmen, Türk soyu 4 bin yıllık maziye sahip olup, Türklük şuuru yüzyıllar boyu çeşitli iniş ve çıkışlarla canlılığını sürdürmektedir. Bugün Türk adı siyâsî ve kültürel olarak ancak Türkiye Cumhuriyetinde yaşamakta, fakat bu siyâsî birliğin dışında kalan milyonlarca Türk kendi adım kullanamamaktadır. Bu insanlar sadece Türkoloji'nin, yâni daha ziyâde onların dili, şiveleri, edebiyatları ve me-deniyetleriyle uğraşan ilim dalının inceleme konusu olmaktadırlar. Bazı siyâsî görüşlerin inkâra çalıştığı Türk genel adı (Oberbegriff) ve bu adla sıkı sıkıya bağlı olan milyonların tarihî geçmişlerini incelemek bir millî borç olduğu kadar, ilmî bir vazifedir de. Bizim konumuz olan "Rusya Türkleri" Türk genel kavramı içinde bir millî şubeyi teşkil ederler.
"Rusya Türkleri" tâbirini 1917'den önce Rusya imparatorluğu diye bilinen ve bugün S.S.C.B. diye adlandırılan siyâsî teşekkülün coğrafî sınırları içinde yaşayan Türk topluluğunu ifâde etmek için kullanmaktayız. Rusya kelimesi her ne kadar bir coğrafî tabirse de, Avrupa'da ve Türkiye'de siyâsî bir kavrama dönüşmüştür.
incelememizin ağırlık noktasını 1905-1917 yılları arasında Rusya' dairi ıgelişmeler, tarih bakımından kısa, fakat oradaki Türkler için gayet mühim olan 12 yıllık devre teşkil etmektedir.
Son çağ Türk tarihinin çok mühim safhalarından birini meydana getiren bu 12 yıldaki olaylar zincirini, gelişmelerini; bu arada Türklerin fırsattan faydalanamamalarmm, yâni siyâsî birlik kuramamalarının sebeplerini ortaya koymak gibi önemli bir görevi bana araştırma konusu olarak veren, beni teşvik eden, bana yol gösteren değerli ilim adamı, muhterem Hocam merhum Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu'na teşekkür ve minnetlerimi sunmayı bir borç bilirim. Ayrıca uzun bir zaman alan çalışmam esnasında sabır, sevgi ve teşviklerini esirgemeyen değerli eşim, oğullarım Giray ile Yulay'm anneleri Ayşe Dilek Devlet (Orakoğullan) 'e, bu araştırmanım basılmasını sağlayan başta T.K.A.E. başkanı muhterem Prof. Dr. Şükrü Elçin olmak üzere, Bilim Kurumunun sayın üyelerine, baskıda gerekli ilgiyi gösteren Ayyıldız Matbaası ile sayın Bekir Bilgi'ye teşekkürlerimi bildiririm.
Yorumlar
Hasan Taşkıran
Hasan Taşkıran
Pt, 27/02/2023 - 10:14
Kalıcı bağlantı
Teşekkür
Teşekkür ederiz