Konusu:
Sıcaktan bunalan insanların denizin serin sularıyla kucaklaşmaya çalıştığı bir yaz günü, on yıl önce balığa çıkıp da bir daha kendisinden haber alınamayan Yunan edebiyatı öğretmeni Ulises Adsuara’nın cesedi karaya vurur. Üstelik, cesedin üzerinde, yıllar önce evlenirken giydiği damatlık elbisesi vardır. Dahası, on yıl önce denizde kaybolan adamın cesedi, sanki bir gün önce ölmüş gibi hiç bozulmamıştır ! Bütün kasaba halkıyla birlikte okurunu da merak kuyusuna atan yazar, bu gizemli, masalsı, kökleri Yunan mitolojisine kadar uzanan ölümlerin nedenini açıklamak üzere hikayesini usul usul anlatmaya koyulur.
Manuel Vincent, Yunan trajedilerini çağrıştıran bu büyüleyici romanı, birkaç denizcinin ağzından duyduğu, İspanya kıyılarında görülen 2 gramlık bir somon balığının hikayesinden esinlenerek yazmış. Balık hiç durmadan yüzerek ve yiyerek beş yıl sonra Sumatra Adasına vardığında ağırlığı 500 kiloymuş. Bu olay denizin yutup yıllar sonra “içinde istemediği için” geri verdiği iki sevgilinin hikayesini anlatan romanın bir parçası. « Deniz kazaları yoktur : ayrılan çiftler, biten aşk, sevgililer arasında yıpranan sessizlik.
Aşk, deniz kazazedelerini geri getirecek ve ölüleri diriltecek güce sahiptir ! » diyor Ulises’in efsanesi ve başka efsanelerin bir çeşit güncellemesini yazan Vicent. Ama bir yandan da ekliyor; « Aynı zamanda kimlik ve rüyalar üzerine bir roman. Rüyaların gerkçeği değiştirecek güce sahip olup olmadığı, sevgililerin kimliklerini değiştirip değiştiremeyeceği üzerine…»
Hemen bu kitaptan edinin ve içinizdeki denizin sesini dinleyin…
Yorumlar
Hasan Taşkıran
Hasan Taşkıran
Ct, 05/10/2019 - 22:47
Kalıcı bağlantı
Teşekkür
Emekleriniz için teşekkürler