Konusu:
Bazen Piet Hein'ın kolları arasında yatarken, geleceğim için planlar kurduğunda biraz canımı sıkıyor. Sanki hayatımı kendim idare edebilmekten acizmişim gibi her şeye burnunu sokup hayatımı değiştirip düzenlemek istemesinden sıkılıyorum. O zaman beni keşke rahat bıraksa diyorum. Hayat ebediyen bu şekilde akıp gitse diyorum. Ne birini ne ötekisini kaybetmeden ve büyük dönüşümlere neden olmadan onun ve Viggo F.' nin arasında gidip gelsem. Değişikliklerden hep nefret etmişimdir, her şey olduğu gibi devam ettiği sürece kendimi güvende hissetmişimdir. Ama böyle devam edemez. Artık sokakta sevgilileri görmek beni eskisi gibi etkilemiyor ama küçük çocuklu annelere bakmamak için gözlerimi çeviriyorum. Bebek arabalarının içine bakmaktan ve bizim sokakta, 18 yaşına gelmeden evvel çocuk doğurmadıkları için gurur duyan kızları düşünmekten kaçınıyorum. Piet, hamile kalmamam için önlem aldığından bu konudaki bütün
düşüncelerimi içime gömüyorum. Şairlerin çocuk sahibi olmamaları gerektiğini, bunu yapabilecek yeterince insan olduğunu söylüyor. Oysa kitap yazabilen fazla insan yok.
TOVE DITLEVSEN