Konusu:
Çaresizlik, umut ve hayalperestlik üçgeninde gezeleyen insanoğlu ne kadar ilerlerse ilerlesin, doğum seremonisi ve sonrasında ölümün elvedasının dışına çıkamıyor. Şu bir gerçek ki doymaya ve ölmemeye çalışan insanoğlu bu dünyada ne tam olarak doyabilecek ne de istenildiği gibi ölümsüzleşecek.
Güven sorunu yaşayan aydın, fabrika ayarlarına dönüp tarafsız bir şekilde aydınlatma görevini toplumda üstlenmesi gerekiyor. Aydın nitelemesinin içini doldurup gerçek manada münevverler yetişmesi ve topluma kendilerini hissettirmeleri gerekiyor.
İyi bir dilin yaşamdaki ve sanattaki olumlu etkisi azımsanamaz. Dil bu anlamda iletişim için gerekli en önemli araçtır. Şiir bu manada dilin en güzel hali, en etkili hali, en olgun hali, en çocuk hali, bazen de en uçuk halidir. Şair her dönem arayış içerisinde olmuştur. Değişerek gelişme dürtüsünün şairdeki görüntüsüdür şiir.
Ey şehir, köyümün dede yadigârı topraklarını yetim bıraktın. Ya kuruş kuruş asgari ücreti hesaplattın ya da piyango biletlerinden medet umar hale soktun köylümü. Köyünde bey, paşa olanı şehrinde kul, köle yaptın kendine. Köyümün gönderdiği gencecik civanmert delikanlılarını kır saçlı, beli bükülmüş olarak gönderdin gerisin geri.
İLKAY COŞKUN