Yazara Gore Listeleme

  • Murathan Mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    534,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TANER KÜÇÜK
    Murathan Mungan’dan bu kez sürükleyici bir kara polisiye. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ama karmaşık görünenin de sonuçta su gibi açık olduğu bir siyasi/psikolojik ortam yaratıyor Mungan. Edebiyatımızda ender rastlanan, beklenmedik bir başkahramanın peşinde, ülkenin yakın geçmişinden tanıdık gelebilecek karmaşık ağların izini sürüyor. Kimi düğümleri çözüp yeni düğümler atarken okuru da nefes nefese bir yolculuğa davet ediyor.
  • Murathan Mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    129,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Erbektaş
    Bu şiir seçkisinin 1996 yılında Li Rojhilatê Dilê Min adıyla yapılan ilk basımı yalnızca Kürtçe olarak yayımlanmıştı. 2012’de yeni baskı yaparken, iki dil bilen okura karşılaştırma yapma olanağı sunmak için kitabı bu kez çift dilli olarak yayımlamaya karar verdik. Li Rojhilatê Dilê Min / Kalbimin Doğusunda’nın içeriği bu çift dilli baskıda yeni genişletildi. İlk baskıdaki kaynak kitaplar Omayra, Sahtiyan, Kum Saati ile Oda, Poster ve Şeylerin Kederi’nden yeni çeviriler eklendiği gibi, 1996’dan sonra yayımlanan Mürekkep Balığı, Başkalarının Gecesi, Timsah Sokak Şiirleri, Eteğimdeki Taşlar, Dağ ve henüz yayımlanmamış "Divan-ı Harp Şiirleri"nden çeviriler yapıldı.
  • Murathan mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    256,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nalân Karaca
    Böyle bir kitap yazma düşüncesi, daha ben Ankara’da yaşarken seksenlerde ortaya çıkmıştı. 1995 yılında 40. yaşım için hazırladığım Murathan ‘95 kitabımda yer alan “Ufuk Ayarı” bölümündeki “Ölmeden Önce” başlıklı yazımda okurlarımı bu tasarımdan şöyle haberdar etmiştim: “‘Hamamname’ diye bir kitap yıllardır dönüp duruyor kafamın içinde. Bir gizli tarih romanı. Birkaç, yüzyıl önce bir İstanbul hamamına yerleştikten sonra, çeşitli hamamları gezerek günümüze kadar gelmiş, bir hamam cininin ağzından, İstanbul’un son birkaç, yüzyılını, yalnızca hamamdan görünen yanlarıyla dinlemeyi ve dinletmeyi amaçlıyorum. İstanbul’un hamamlar tarihiyle, gündelik hayat ve bireysel hayatlar arasındaki büyük dolambaçlar, yeraltı tarihleri, külhanlar, su sarnıçları... Osmanlı sanatları ile çağdaş, anlatı teknikleri arasında yeni bir dil arayışı amaçlıyorum.” Oysa Hamamname’yle ilgili ilk notlar bu bilgilendirmeden çok sonra 26 Haziran 2009 yılından başlayarak kâğıda dökülmeye başlamıştı. Sonrası gene yıllar. Hamamname, ilk şiir kitabım Osmanlıya dair Hikâyat’tan sonra, Osmanlı malzemesine bu çapta bir yoğunlukla ilk geri dönüşüm sayılabilir. Bu kitabın harcında başta Reşad Ekrem Koçu olmak üzere, Ebüzziya Tevfik, Ahmet Refik, Enderunlu Vâsıf, Ahmet Rasim, Sermet Muhtar Alus, Semavi Eyice, Hamamcılar kethüdası Derviş Ismail, Enderunlu Fâzıl Bey gibi nice yazarın bıraktığı mirasın hakkı vardır. O mirasın nefesiyle yazılmıştır.  — Murathan Mungan
  • Murathan Mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    536,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Anıl Buğra Alpayım
    Edebiyatın en yetkin isimlerinden resim sanatı üzerine Murathan Mungan'ın seçtiği öyküler."Bu kitaba amatör bir resimseverin, resmin ve ressamların dünyasına duyduğu ilgiden yola çıkarak, sevdiği, seçtiği çeşitli parçaları yeni bir toplamda bir araya getirerek bunlaral yeni bir galeri oluşturma arzusu, ve bu parçaları, bu galerinin kendi özel ışığında yenieden görme ve okutma isteğiyle kurduğu edebiyat için bir oyun diye de bakılabilir. Bu öykülerin, yer aldıkları kitaplardaki bağlamlarının dışında, böyle özel bir toplamda daha farlı bir okuma tadı ve serüveni sunacağını düşündüm."
  • Murathan Mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    627,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Starr
    Çocukluğumuzda ya da yeniyetmeliğimizde okuduğumuz bir öykü bazen bizi beş-on yaş birden büyütür. Kimi zaman edebiyat hayattan önce öğretir. Günümüzün on iki yazarı, Türk edebiyatından kendilerini büyüten on iki öykü seçip bu izleği derinleştiren birer deneme yazdılar. Böylelikle her denemeyi bir öykünün izlediği bu özel kitap oluştu. Hem bir seçki niteliğinde, hem de bir bağlam çevresinde oluşturulmuş bir tasarım kitabı olarak da görülüp okunabilir. Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Sait Faik, Sabahattin Ali, İlhan Tarus, Orhan Kemal, Cihat Burak, Vüs'at O. Bener, Oğuz Atay, Osman Şahin'in öyküleri üzerine Füsun Akatlı, Selim İleri, Fatih Özgüven, Cemil Kavukçu, Ayfer Tunç, Hasan Ali Toptaş, Sırma Köksal, Sema Kaygusuz, Faruk Duman, Necati Güngör, Jaklin Çelik ve Nurdan Gürbilek yazdılar.
  • Murathan Mungan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    373,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Erkeklerin bağımsızlık merakları, serüven tutkuları, sevgi gereksinimleri, sahiplenme istekleri, bağlanma korkuları, toplumsal rolleri ve birlikteliğin tuzaklarından kalkarak çoğaltılabilecek nice durumun yarattığı iki cins arasındaki ezeli sorunlar içinde sıkışıp kalmış hikayeler... "Bu da erkeklerin hikayeleri," diye okunabilir bu kitap. Ya da erkeklerin nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, nasıl yaşadığı ve nasıl anlattığı üzerine olan bu hikayeler için "bir de erkeklerden dinleyelim bakalım," denebilir. Yazarların yalnızca erkeklerden seçildiğine bakılırsa, "erkek yazarların hikayeleri" diye de yorumlanabilir. - Murathan Mungan-
  • Murathan Mungan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    217,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burcu Duymaz
    İskambil Destesi'nde, okur karşısına çıktıkları tarih sıralamasıyla Son Istanbul, Kaf Dağının Önü, Üç Aynalı Kırk Oda ve Yedi Kapılı Kırk Oda'daki uzun öykülerin arasından seçilmiş parçalar yer alıyor. Bu biçimde desteyi yeniden kardığımızda, kısa öyküye gücünü veren özellik ortaya çıkıyor sanki: tamamlanmamışlığın, yarım kalmışlığın verdiği bir çeşit hayat sızısı… Bu seçki aynı zamanda bir tür oyun kitabı: edebiyatın girdi-çıktıları üzerine yeniden düşünmeye kışkırtmak isteyen edebiyat-içi bir oyun… Oyun masasında yolları kesişen kişiler, hayatları, kaderleri, tesadüfleri birbirine karışsın diye desteyi yeniden karıyorum. Herkesin hayatta birden fazla şansı olmalı." — Murathan Mungan
  • Murathan Mungan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    632,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Başımı çevirsem hemen ardımda onu görecektim. Omuzunun arkasından annem bakacaktı. Evin kapısından az sonra ben çıkacaktım. Kalabalık aynı kalabalıktı. Ve bu yanan artık son İstanbul'du. Bundan başka İstanbul yoktu. Biliyordum. (Eski İstanbul'un yangın seyretme meraklıları, her yangına koşturan insanlar kendilerini yakmışlardı sonunda. Tarih yanmıştı.) Herkes ilgiyle, merakla bana bakıyor, bir şeyler söylememi bekliyordu. Kalabalığın arasından sıyrıldım, birkaç adım öne çıktım. Usulca başımdan kepimi aldım ve yanan alevlerin ta ortasına fırlattım. Ardıma döndüm. Herkes bana bakıyordu. Kapıdan çıkmıştım işte. Herkesle yüzleşiyordum şimdi. "Bu hiçbir şey değil," dedim. "İlk yangından artakalmıştım ben!"
  • Murathan Mungan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    309,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Tek başına kalan bir insanın kapladığı o güçsüz yeri kaplamaya çalışıyorum. Varlığım bir toz bulutu, daha sert bir rüzgarda tozanlarına ayrışarak dağılıp gidecek bir toz bulutu. Benim kalıbımda bir boşluk bu. Sıcağın, şehrin ve çölün ortasında zamansızmış gibi duran bir boşluk."
  • Murathan Mungan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu hacimli kitap orta yaşın kıyısındaki yalnız bir kadının 5 yaşında bir kız çocuğuyla başbaşa geçirdiği beş günde geçiyor. Kolay üstesinden gelinmiş bir zaman dilimi değil ama. Adeta minyatür bir günümüz kadın prototipi olan minik Tuğde ile yaşadıkları roman kahramanı açısından zengin ama ıstıraplı bir deneyime dönüşüyor ilerleyen sayfalarda. Yüksek Topuklar, Murathan Mungan'dan İstanbul, özellikle de Beyoğlu ekseninde gezinen uzun bir gözlem ve deneyim kılavuzu olarak okunabilir. Bundan birkaç yıl önce yazmaya karar vermiştim bu öyküyü. Güzel ve uzun bir öykü olsun istemiştim. Her zamanki gibi onca iş, onca uğraş girdi araya; gündeliğin hayhuyunda başka öyküler, başka öykücükler; yalnızca yazılan, yazılmayı bekleyenler değil, yaşananlar da geçit vermedi... Sonunda, "Bir gün yazarım, nasıl olsa bir gün yazarım," diye beklettiklerimden biri olup çıktı bu da... Kimi zaman, yazdığımda, kim bilir nasıl müthiş bir kitap olacağını düşleyip, heyecanlandıklarımdan biri olarak geliyordu aklıma; kimi zaman da yazamadıklarımın yüreğimi daraltan ağır çeki taşlarından biri olarak... Bu tür "muhasebeler" içinde bulunduğum ruh haline göre değişiyordu; belki yazacağı onca şeyi üst üste yığıp yıllar boyu onlarla birlikte gezen bütün yazarlarda böyle oluyordur. Artık onları bilemem. Ama her zaman söylerim, yazıp da, düşlediklerinizin ne kadarını yazabildiğinizi görmektense, "bir gün yazdığımda nasıl müthiş bir şey olacak kim bilir!" diyerek kendinizi geleceğe ertelemeniz daha heyecan vericidir. Bilirsiniz, insanları heyecanları yaşatır. Buraya kadar söylediklerimden benim bir yazar olduğumu düşünmüş olmalısınız; hayır, değilim, ama öyle zannedilmek hoşuma gidiyor. Aslında yazıya gönül vermiş olduğumu, boş zamanlarımda, nasıl derler, "kendi çapımda" öyküler, öykücükler, çeşitli denemeler yazdığımı, ne yazık ki, ancak birkaç yakınım biliyor. Onların da pek ciddiye aldığını sanmıyorum. Başarılı bir grafikerim, işime çok asılmamakla birlikte fena para kazanmıyorum; bunların bana yettiğini düşünüyor olmalılar. Yazdıklarımdan, yazmaya çalıştıklarımdan kimselere pek söz etmem; hem kendimi sahiden bir yazar olarak görmeyişimden kaynaklanıyor bu -insan kendini bir yazar gibi hissetmezse, başkaları için nasıl ikna edici olabilir?-; hem de heyecanlarıma kapılıp birkaç kez anlatacak gibi olduğumda, karşılaştığım genel bir kayıtsızlık, umursamaz tavırlar ya da anlattıklarımın başkaları tarafından inançsız gözlerle dinlenmesi, beni bu konuda iyice ürkek yaptı. Ben de bu arzumu kendime saklamaya karar verdim. Eğer günün birinde iyi bir kitap yazabilirsem, hepsinden öcümü almış olacağım.

Sayfalar