Yazara Gore Listeleme

  • Talat Parman
    bilgisayar sesi mp3
    9 Ayrım
    208,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yeni kuşakların yinelemeleri aşarak yeni sözler söylemeleri ve yeni şeyler yapmaları tarihsel gelişimin gereği ise ve çoğu zaman böyle oluyorsa, biz erişkinlere düşen de kalan yaşamımızda onları örnek almak olmalı. Çünkü eğer benim on, on beş yıl önce yazdıklarım şimdi yazdıklarımı anlamamı sağlayıp bir yenilik duygusu uyandırıyorsa bakmam gereken yer-zaman-kişi belli: Ergenliğim. Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşma sürecine şahitlik eden yazılarıyla tarihe kayıt düşen Talat Parman, ergenliğin sarsıcı yüzüyle ancak erişkin yaşamın kriz dönemlerinde yüzleşebildiğimize dikkat çekerken, yaşamın acı tatlı sürprizlerini sağlıklı bir şekilde anlamlandırmamızı sağlayan analiz uğraşının bunu kolaylaştıran taraflarını vurguluyor.
  • Mehmet Rauf
    bilgisayar sesi mp3
    20 Ayrım
    478,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mehmet Rauf, modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet-i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır. Ustası Halit Ziya’nın izinden giderek kaleme aldığı, edebiyatımızda “ilk psikolojik roman” kabul edilen “Eylül”de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad’ın tutkularını, çalkantılı iç dünyalarını anlatır. “Eylül”, günümüz okuru için, yalılarda, köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı; kadınların duygu dünyası; müzik, yeme içme, giyim kuşam, eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman.
  • Mary Shelley
    bilgisayar sesi mp3
    19 Ayrım
    360,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    “FRANKENSTEIN ya da Modern Prometheus”, insanın ulaşabileceği bilginin sınırlarını zorlayan hırslı doğabilimci Victor Frankenstein’ın ve can verdiği yaratığın yüce hayaller, pişmanlık ve nefretle dolu hikâyesidir. Frankenstein’ın yaşadıklarını kendi ağzından dinleyen İngiliz kâşif Robert Walton’ın mektupları aracılığıyla okura ulaşan ama Frankenstein’ın isimsiz yaratığı dahil tüm önemli kişilerin söz aldığı anlatı kırdan kente, dağlardan denizlere farklı mekânları katettikçe ve başlangıç noktası olan İsviçre’den çeşitli Avrupa ülkelerine, oradan da Kuzey Kutup Bölgesi’ne uzandıkça Frankenstein ile yaratığının hikâyesi de mitlere özgü bir büyüleyiciliğe kavuşur. Mary Shelley’nin klasik romanı “Frankenstein”ın yazılma hikâyesi, romanın kendisi gibi edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Genç Mary Shelley ile şair Percy Bysshe Shelley, 1816 yazını beraber geçirmek üzere Lord Byron ve John William Polidori ile Cenevre’de bir araya gelirler; yağışlı geçen, bu yüzden de arkadaşların ateşin başında Alman hayalet hikâyeleri okuyarak geçirdikleri günlerden birinde Lord Byron herkesin bir hayalet hikâyesi yazmasını önerir. Mary Shelley o günlerde bir öykü olarak yazmaya başladığı metni daha sonra genişletecek ve 1818 yılında “Frankenstein ya da Modern Prometheus” adıyla, roman olarak, ama kendi adını kullanmadan yayımlayacaktır. Romanın 1823 ve 1831 yıllarında bu kez yazarın adıyla yayımlanan edisyonları kimi değişiklikler içerse de çevirisini sunduğumuz 1818 baskısı bugün standart edisyon olarak kabul edilmektedir. Yayımlanmasının üstünden iki yüzyılı aşkın süre geçmesine rağmen “Frankenstein” tazeliğini bugün de koruyor, insana ve dünyadaki yerine dair gündeme getirdiği soruların derinliği ve rahatsız ediciliğiyle şaşırtmaya, ürpertmeye devam ediyor.
  • Jens Rehn
    bilgisayar sesi mp3
    7 Ayrım
    174,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yıl 1943. Orta Atlantik’te sürüklenen bir şişme botta, savaş alanındaki çarpışmadan hayatta kalan iki asker: Batan Alman denizaltısının deniz eri “Öteki” ile düşen Amerikan askeri uçağının pilotu “Tek Kollu”. Az öncesine dek düşman olan bu iki adam okyanusun ortasında kader ortağına dönüşür. Ağır yaralı pilot üçüncü günde ölür; Alman deniz eri susuzluktan ölmek üzeredir. Jens Rehn’in Türkçeye çevrilen ilk kitabı “GÖRÜNÜRDE HİÇBİR ŞEY YOK” (1954) ana konusu çerçevesinde, Beckett’in GODOT’YU BEKLERKEN (1952) oyunu ve Hemingway’in YAŞLI ADAM VE DENİZ (1952) romanıyla ortak yazınsal-felsefi çağrışımlar içeren; anlatı, dil ve biçem açısından varoluşsal deneyimle kendi rotasını çizen, sarsıcı bir ilk roman. Duygusallıktan ve yalancı coşkudan arındırılmış, nesnel bir yazını ve yalınlığı pusula edinen Gruppe der Zwölf’ün (On İkiler Grubu) ilkelerine bağlı kalarak “buz gibi” bir gerçekçiliğe ulaşan bu varoluşçu mesel, Jens Rehn’in II. Dünya Savaşı’nda denizaltı subayı olarak yaşadığı olayı merkezine alıyor. “Görünürde Hiçbir Şey Yok”: Yoksunluğun denizinde, güneş ve su ile resmedilen yaratılış mitini apokalips imgesiyle tersyüz ediyor.
  • Hulki Aktunç
    bilgisayar sesi mp3
    14 Ayrım
    222,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hulki Aktunç’un öykü kitapları Yapı Kredi Yayınları tarafından ayrı ayrı yayımlanıyor. Her birinin kapağında Hulki Aktunç resimlerinin yer aldığı beş öykü kitabı yeni bir editörlükle okuruna ulaşıyor. Modern öykücülüğümüzün ustalarından Hulki Aktunç’un geçen ay çıkan dördüncü öykü kitabı “Bir Yer Göstericinin Hayatı”ndan sonra bu ay da beşinci öykü kitabı “Güz Her Şeyi Bilir”… “Her yazı, önce iyi bir okuma olmak zorundadır, her okuma da iyi bir yazı” diye başlayan “Güz Her Şeyi Bilir” çağdaş öykünün yapısını sarsan, dil-biçim araştırmalarında uç noktaları yoklayan bir kitap. Güven Turan’a göre, “Güz Her Şeyi Bilir”le Aktunç, “öyküyü meddah-halk hikâyesi-öykü çizgisinde kesiştirmiş” ve “girişi, gelişmesi olan, bir kişinin üzerine kurulmuş olan bir yapıdan, çok kişili ama kişiler arasında ayrımın olmadığı bir yapıya” ulaşmıştır.
  • Rachel Corbett
    bilgisayar sesi mp3
    14 Ayrım
    603,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    1902’de Rainer Maria Rilke, ünlü heykeltıraş Auguste Rodin’le ilgili kısa bir kitap yazmak için Paris’e gitti. O zamanlar Rodin altmışlarında, saygı duyulan, tanınmış bir sanatçıydı, Rilke’yse yirmilerinde, tanınmamış bir şair. Rilke de, Rodin de başarılı birer sanatçı olarak kurumlara, geleneklere, hatta bazen tarihe karşı çıkmak zorundaydı. En büyük yürek acılarını atlatmak için yaratma arzularını kullanmayı öğrenmeleri gerekiyordu. Hayat ve sanat dengesini kurmalıydılar. Tam da bu yüzden Rilke, Rodin’e şu soruyu sormuştu: “Nasıl yaşamalıyım?” Bu kitap, Paris sokaklarında ustalığa giden yolu bulan iki sanatçının portresi. Aynı zamanda yaratıcılığın ve sanatçının konumunun hiç olmadığı kadar sorgulandığı bir çağın anlatısı. Ve en önemlisi de bir sanatçının ne pahasına olursa olsun eserini ortaya koyması gerektiğinin hikâyesi.
  • William Faulkner
    bilgisayar sesi mp3
    9 Ayrım
    386,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    William Faulkner’ın polisiye öykülerini bir araya getiren “İki Hamlede Zafer”in merkezinde Savcı Gavin Stevens var: Hem doğup büyüdüğü bölgeyi ve oranın insanını çok iyi tanıyan bir “Güneyli”, hem de Harvard’da ve Heidelberg’de okumuş, eski Yunancadan çeviriler yapan bir entelektüel. Stevens, Faulkner’ın destansı coğrafyası Yoknapatawpha’da işlenen cinayetleri çözerken bu iki dünyayı iyi tanımasından destek alacaktır. Vakaları bir dedikodu havası içinde takip eden bölge halkı ve Stevens’ın yanından ayrılmayan, olayları onun bilinci aracılığıyla izlediğimiz yeniyetmelik çağındaki yeğeni Charles bu öykülerde okura eşlik eder. Daha önce yayımlanan ilk beş öykünün yanına, Türkçesi ilk kez bu kitapta yer alan ve bir romanın uzunluğuna ve derinliğine sahip son uzun öykünün eklenmesiyle, Faulkner’ın polisiye dünyası Türkçede tamamlanmış oluyor. Klasik polisiyenin sınırlarını zorlayan bu öykülerde, cinayetleri aydınlatan keskin bir zekânın yanı sıra, bir coğrafyanın ve insanlarının yerelden evrensele uzanan portreleri de var.
  • Philip Roth
    bilgisayar sesi mp3
    19 Ayrım
    717,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Clinton’ın oval ofis skandalının ardından çalkalanan Amerika, kendi değerlerinin dahi sorgulandığı büyük bir çatışma atmosferinin etkisinde kalır. Küçük bir Amerikan üniversitesinde dekanlık görevini de yürüten Profesör Coleman, hiçbir ikinci anlam yüklemeden kullandığı bir kelime yüzünden töhmet altında kalır. Üzerine kara çalınmış biri olmanın yarattığı hayret, dizginlenemez bir öfkeye dönüşür. Çözülen Coleman, ardından şaşkınlık uyandıran sırlar bırakacağı yeni bir yaşamın kapısından girer. Philip Roth’un birbirinden bağımsız romanlardan oluşan Amerika Üçlemesi, Pastoral Amerika ve Bir Komünistle Evlendim’in ardından gelen İnsan Lekesi ile tamamlanıyor. 20. yüzyılın ikinci dönemindeki Amerikan yaşamından farklı kesitler sunan Roth, bugünün dünyasını daha iyi kavramayı arzu edenlere bir yardım eli uzatıyor. Kelimenin tam anlamı eski güzel günlerini arıyor.
  • James Wood
    bilgisayar sesi mp3
    10 Ayrım
    319,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Alan Querry, kızı Vanessa doktorası için Amerika’ya gittiğinden beri onu ziyaret etmeye fırsat bulamamış, bunun yerine başarılı bir müteahhit olarak İngiltere’deki işlerini büyütmekle meşgul olmuştur. Londra’da hırslı bir müzik prodüktörü olan öteki kızı Helen ile Vanessa zamanla birbirinden uzaklaşmış, iki kardeş –ama özellikle de artık felsefe dersleri veren Vanessa– anne babalarının boşanmasını ve annelerinin ölümünü hiçbir zaman tam anlamıyla atlatamamıştır. Dönem dönem depresyonla boğuşan Vanessa’nın ciddi bir krizin eşiğinde olabileceğini öğrendiklerinde, Alan ile Helen erteledikleri ziyaretin zamanının geldiğini anlar. New York’un dışındaki Saratoga Springs’de, karın hiç durmadan yağdığı bir haftalık ziyarette Querry ailesinin üyeleri bazı hayati sorularla kendi yordamlarınca yüzleşecektir: Yaşama uğraşı neden bazı insanlardan daha fazla çaba talep eder? Mutluluk, aile içinde eşitsiz dağıtılmış bir lütuf mudur, yoksa insan mutlu olmayı öğrenebilir mi? Hayatı yaşamakla hayat üzerine düşünmek arasındaki denge nasıl kurulur? Vanessa’nın en sevdiği felsefecilerden birinin dediği gibi “yegâne ciddi girişim yaşamak”sa eğer, iyi bir hayat ne şekilde yaşanmalıdır? Günümüzün en önemli eleştirmenlerinden James Wood zarif ve duyarlı romanı “İyi Bir Hayat”ı bu soruların etrafında örerken, bir Eski Dünya’lının gözünden yer yer komik, yer yer alışılmamış izlenimlerden oluşan bir Amerika portresi de sunuyor.
  • Nüket Esen
    bilgisayar sesi mp3
    23 Ayrım
    576,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bugün modern Türk romanının klasiklerinden sayılan Kara Kitap, 1990’da yayımlandığında yadırganmış, şiddetli edebi tartışmaların, polemiklerin ve saldırıların konusu olmuştu. Bu benzersiz, yenilikçi ve “esrarlı” romanın biçimi, dili ve edebiyat anlayışı günün önde gelen eleştirmenleri tarafından sert bir şekilde eleştirilmiş, başka yazar ve eleştirmenler de bu yazılara cevap verip romanın modern ya da postmodern yanlarını savunmuşlardı. Orhan Pamuk’a Nobel ödülünü kazandıran eserlerin en önem­lilerinden “Kara Kitap”ın edebiyatımızın başyapıtlarından biri olarak kabul edilmesi süreci bu ilk tartışmalarla başladı. Hem “Kara Kitap”ın dünyasını, dayandığı diğer kitap ve metinleri ortaya koyan hem de kitabın kalbinde yatan “mana”ya yönelik bu tartış­malar aynı zamanda Pamuk’un çok katmanlı edebi dünyasına bir giriş niteliğinde. İlk basımlarında adı Kara Kitap Üzerine Yazılar olan bu kitap için Nüket Esen yeni bir düzenleme yaptı. Orhan Pamuk ise romanın yazılışı ve sert tartışmalar sırasında çok yakınında olan dostu Ahmet Işıkçı ile tartışmalar konusunda samimi bir söyleşi yapıp meraklı okura kitabın bazı sırlarını açıkladı.

Sayfalar