En Son Eklenenler

Toplam 58945 sonuçtan 1391 - 1400 arası görüntüleniyor.
  • İrem Derlen, Doğan Cem, Necati Enver
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    380,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Müzik
    Seslendiren : Pınar Çelikdelen
    Konusu:
    Günlük yaşantımızda diğer insanlarla iletişim kurarken, kendimizi tanıtırken sesimizi kullanırız. Dış görünüş, beden duruşu ve mimikler dışında çevremizde bıraktığımız ilk izlenim, konuşma sesimizle duygu ve düşüncelerimizi nasıl ilettiğimizle doğrudan ilişkilidir. Bu kitap, doğru beden duruşundan nefese; ses sağlığından, ses perdenizi genişletmeye ve sahne performansınızı geliştirmeye kadar ses eğitiminin tüm aşamalarına dair pratik bilgiler sunuyor. Amacımız; sesini doğru kullanmak ve şarkı söylemek isteyen herkese yol göstermek. “Sesinle İz Bırak”, iki şan eğitmeni ve bir kulak burun boğaz uzmanı hekim tarafından herkesin rahatça anlayabileceği bir dille kaleme alındı. Kitabımız; amatör ve yarı profesyonel şarkıcılardan, öğretmen, tiyatrocu, konuşmacı, avukat, din görevlisi gibi sesini mesleğinde aktif kullanan herkese hitap ediyor. Daha önce şan dersi alıp almamış olmanızın önemi yok; deneyiminiz olmasa bile bu çalışmaları rahatlıkla uygulayabilirsiniz. Kapakta yer alan QR kodu telefon ya da tabletinizle okutarak www.vocalturkey.com platformundaki video içeriklere ücretsiz erişebilirsiniz. Her bölüme özel egzersizleri video anlatımlarla takip edebilirsiniz. Unutmayın, sesinizi doğru kullanmayı yalnızca bir kitaptan öğrenemezsiniz. Bu kitap yalnızca başlangıç… Gerisi sizin zamanınıza, disiplininize ve emeğinize bağlı! Bu yolculukta yanınızda olmaktan mutluluk duyuyoruz.
  • Senem Aydın Düzgit
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Türklük, Müslümanlık, Doğululuk: AB’nin Türkiye Söylemleri Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üç Avrupa Birliği ülkesinin (Fransa, Almanya, İngiltere) Türkiye üzerine söylemlerini inceliyor. Senem Aydın-Düzgit, kimliğin farklılıklarla belirlendiğini ifade eden postyapısalcı bir çerçevede Eleştirel Söylem Analizi kullanarak Türkiye temsilleri üzerinden “Avrupalı” kimliğinin inşasını açığa çıkarıyor. Türkiye’nin üyeliğine dair tartışmalarla ideolojik, ulusal ve kurumsal bağlamlarda inşa edilen çeşitli Avrupa imgeleri olduğunu öne sürerek bu Avrupalar’ın inşa edildiği dört ana tema sunuyor: Avrupa’nın “bir güvenlik topluluğu”, “demokratik değerlerin savunucusu”, “siyasi bir proje” ve “kültürel bir alan olarak” kavramsallaştırılması. Yazar, Avrupa Birliği’nde yapılan Türkiye hakkındaki tartışmaların söylem alanında çeşitli Avrupalar inşasına yol açan temel bir etmen olduğunu söylüyor. Türkçe çevirisi için gözden geçirilen ve güncellenen kitap Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne etkisini yeni ve eleştirel bir açıdan ele alıyor.
  • Bertil Emrah Oder, Hülya Durudoğan, Fatoş Gökşen, Deniz Yükseker
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    6,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Kasım 2008’de Koç Üniversitesi’nin düzenlediği Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Konferansı’nda sunulan çalışmaların bir kısmını ve konferansta sunulmamış diğer bazı çalışmaları içeren bu kitap, Koç Üniversitesi Yayınları’nın toplumsal cinsiyet konusunda yayımladığı ilk kitaptır. Toplumsal cinsiyet sorunsalını hukuktan felsefeye, sosyolojiden ekonomiye farklı disiplinlerin bakış açılarıyla inceleyen çalışmaları içeren bu kitap bize çarpıcı bilgiler, eleştirel yaklaşımlar sunuyor. Toplumsal cinsiyetin çok boyutlu bir sorunsal olduğunu gözler önüne seren bu çalışmaların ortak amacı, genel geçer zanlara yönelik eleştirel yaklaşımların önemi konusunda farkındalık yaratmak ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığının yol açtığı problemlerin çözümüne dair öneriler sunmaktır.
  • Tahire Erman, Serpil Özaloğlu
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sosyoloji
    Konusu:
    Tek başımıza hatırladığımız ve unuttuğumuz gibi hep beraber de hatırlar ve unuturuz. Ortak hatıralarımızı, “toplumsal bellek”i taşıyan, şekillendiren ve dönüşüme uğratan en önemli etkenlerden biri de mekândır. Neyi, nasıl hatırladığımız, nerede hatırladığımızla çok yakından ilişkilidir. Bir Varmış Bir Yokmuş’ta, toplumsal bellekle mekân arasındaki bu ilişki kuramsal araştırmalar ve vaka çalışmaları aracılığıyla tekrar tartışmaya açılıyor. Çeşitli akademik disiplinlerden otuz altı yazar, belleklerin mekânlarda, mekânların da belleklerde bıraktığı izleri takip ederek Türkiye’nin son yetmiş yılda geçirdiği hızlı toplumsal (ve mekânsal) değişimin hatlarını netleştirmeye çalışıyor. İstanbullu aileler ahşap konaklardan apartman dairelerine taşınırken neler değişti? Artvin’de barajlar sadece köyleri mi yok etti? Kentsel dönüşüm, mağdurlarının belleklerinde gecekondu geçmişini nasıl bir dönüşüme uğrattı? Müzeye dönüştürülen bir cezaevi belleği nasıl yeniden inşa ediyor? 1980 darbesi edebiyat ve sinemada nasıl hatırlandı? Bir Varmış Bir Yokmuş, belleğin karmaşık işleyişinin hakkını veren, hatırlamanın “sahip olmak”, unutmanın da “yokluk” anlamına gelmediğini gösteren taptaze bir çalışma. Tahire Erman, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde doçent. Serpil Özaloğlu, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünde öğretim görevlisi.
  • Yuval Ben Bassat, Eyal Ginio
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    1908 Devrimi doğurduğu değişim beklentisiyle pek çok siyasi ve toplumsal süreci tetiklemiştir. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer alan Filistin de bu değişim dalgasından etkilenen bölgelerdendir. Dönemin uzmanlarını bir araya getiren bu derleme, Jön Türk yönetiminin Filistin’deki toplumsal ve siyasal hayata etkisini inceliyor. Kutsal Topraklar’ın uluslararası arenadaki önemi, yabancı hükümetlerin ve örgütlerin faaliyetleri, nüfusunun heterojen yapısı ve Yahudi göçü gibi nedenlerle özel bir yerde duran Filistin, Jön Türk dönemini farklı açılardan yansıtan bir prizma niteliğinde. Jön Türklerin Filistin’i, Devrimin ardından gelen reformlar ve modernleşme, Filistin’deki Yahudi-Arap çatışmasının kökeni, Arap ve Filistin kimliklerinin şekillenmeye başlaması, Osmanlı Yahudileri, azınlıklara yönelik politikalar, cemaatler arasındaki ilişkiler ve genel olarak Osmanlı tarihinin son dönemi hakkında ideal bir kaynak.
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Robert Darnton
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    1730’ların Paris’inde bir matbaanın çırakları kendi kurdukları mahkemelerde yargıladıkları kedileri ölümle cezalandırırlar. Bu hikâyeyi tekrar tekrar anlatan çıraklar her seferinde katılarak gülerler. Kedilerin katledilmesinde çırakları eğlendiren ne olmuştu? Nasıl olmuştu da “Kırmızı Başlıklı Kız” masalının 18. yüzyıl versiyonunda çocuk kurda yem olmuştu? Montpellierli biri, yaşadığı kentin tüm etkinliklerini detaylı bir şekilde yazarken aklından neler geçiyordu? Bunlar Robert Darnton’un, Aydınlanma çağındaki Avrupa’nın tarihine dair cevapladığı sorulardan bazıları. İlk olarak 1984’te yayımlanan Büyük Kedi Katliamı, toplumsal tarihyazımının başucu eserlerinden biri haline geldi; artık kültürel tarih alanında yazılmış bir klasik olarak anılıyor. Darnton, 18. yüzyılın sıradan insanlarının yaşamlarından çeşitli sahneleri inceleyerek bu dönemdeki insanlık durumunu, insanların olayları nasıl gördüğünü ve kurguladığını ele alıyor. Robert Darnton, Harvard Üniversitesi Tarih Bölümü profesörü ve Harvard Üniversitesi Kütüphanesi’nin direktörü.
  • Steven Mithen
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Arkeoloji
    Konusu:
    Gezegenimiz küresel bir su kriziyle karşı karşıya. Biliminsanları, tatlı su kaynaklarındaki tükenişin 2050’de dünya nüfusunun yüzde 75’ini etkiler hale geleceğini öngörüyor. Sınır tanımayan bir kentleşme, doğanın tahrip edilmesi ve iklim değişikliği bu krizin başlıca körükleyicileri. Steven Mithen, yaşadığımız su krizini Susuzluk’ta tarihsel bir perspektif sunarak ele alıyor. Neolitik Devrim’den bu yana su, bir meta ve ekonomik güç kaynağı olarak görülmüştür. Tarih birbirinden iddialı su yönetim projeleri ve hidrolik mühendisliği örnekleriyle doludur. Mithen, okuru zamanlar arasında bir yolculuğa çıkarıyor: Tarımsal sulamadaki başarılarıyla uygarlık haline gelen Sümerlerden çölün ortasında bir vaha yaratan Nebatilere, sifonlu tuvaletin mucidi Minoslulardan Roma İmparatorluğu’nun hamamlarına, Konstantinopolis’in şehirler arası sukemerlerinden Çin’in su kanallarına dünyanın dört bir yanına uzanan Susuzluk, geçmişin deneyimlerini geleceğe yol göstermek üzere bir araya getiren kapsamlı bir kitap. Steven Mithen arkeoloji profesörü, Reading Üniversitesi’nde rektör yardımcısı.
  • Kolektif
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    64,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Fotoğraf, 1839’da doğduğu andan itibaren hem modernitenin bir parçası oldu hem de onu simgeledi. Bu yeni teknoloji, sağladığı kaydetme ve sergileme imkânları ve taşıdığı kesinlik ve gerçeklik iddialarıyla modern dünyanın hareketliliğine sıkı sıkıya kenetlendi. Osmanlı İmparatorluğu da fotoğrafı büyük bir heyecanla kucakladı. Fotoğrafın etkisi ve anlamı, Tanzimat hareketinin modernleşme ve Batılılaşma atılımıyla örtüşerek birleşti. Fotoğraf, yirminci yüzyıl başında Osmanlı topraklarında günlük yaşamın, basının ve devlet aygıtının olağan bir parçası haline geldi. Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu bağlamında, fotoğrafla modernite arasındaki yakın ilişkinin en çarpıcı yönlerini ele alıyor. İçerdiği malzemenin önemli bir kısmı, padişahın imparatorluğunu Batılı kitlelere tanıtmak amacıyla ısmarladığı fotoğraflarda ve albümlerde olduğu gibi, modernitenin fotoğraf aracılığıyla sergilenmesine dairdir. Modernite fotoğraf sanatının bir parçası haline gelmiş, onu sıradan, alışılmış bir uygulama haline getirmiştir. Resimli basınla, aile fertlerine veya isimsiz koleksiyonculara yollanan kartpostallarla, arkadaş ve tanıdıklara verilen portrelerle, çalışanların veya mahkûmların resimleriyle fotoğraf, kamusal ve özel hayatın bütün alanlarını işgal etmeye başlamıştır. Bugün içinde yaşadığımız görsel dünya yaklaşık 150 yıl önce doğdu. Camera Ottomana, yakın geçmişteki dönüştürücü güce sahip en etkili teknolojik icatlardan biri olan fotoğrafın yerel boyutunun eleştirel bir değerlendirmesi olduğu kadar, ona duyulan ilgi ve saygının ifadesidir.
  • Robert Pogue Harrison
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Kaç yaşındasınız? Bu sorunun cevabını vermek aslında sandığımız kadar kolay değil. Çünkü belli bir kültürün ve tarihin içinde, hem biyolojik, hem psikolojik, hem de toplumsal olarak “yaş alıyoruz”. Geç modernlik, biz 21. yüzyıl insanlarına, pek çok açıdan tarihin hiçbir döneminde olmadığımız kadar yaşlı olduğumuzu söylüyor. Yaşlıyız, ama Robert Pogue Harrison’a göre bir taraftan da dış görünümümüzle, zihniyetimizle, davranışlarımızla şaşırtıcı bir şekilde gençleşiyoruz. Artık yeni bir çağın içindeyiz: Gençleşme çağı. Harrison, Gençleşme’de, tarih boyunca gençlik ruhunun izini sürüyor. Sokrates’ten Heidegger’e, Vico’dan Darwin’e, Sophokles’ten Rilke’ye kadar Batı kültürünün bin yıllık tarihinde “gençlik” fikrinin uğrak noktalarını ve geçirdiği dönüşümü incelerken iki temel kavramın altını ısrarla çiziyor: Deha ve Bilgelik. “Deha geleceğin sakladığı yenilikleri özgür bırakır,” diyor Harrison, “bilgelikse geçmişin miraslarını kuşaktan kuşağa yenileyerek aktarır.” Gençleşme, uygarlıkların, toplumların, kültürlerin, insanların ve fikirlerin nasıl “genç” kalabildiklerine dair taptaze ve heyecan verici bir çalışma. Robert Pogue Harrison, Stanford Üniversitesi’nde Rosina Pierotti İtalyan Edebiyatı profesörü ve İtalyanca lisansüstü çalışmalar yöneticisi.

Sayfalar