Eserlere Göre Listeleme

Toplam 831 sonuçtan 51 - 60 arası görüntüleniyor.
  • Yaşar Alptekin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: NURDAN KAYA
    "Üç yaşındayım. Namazdan önceki yıllarımı yaşanmış saymıyorum." "Eski hayatımdan bugüne pişmanlıklar, günahlar ve acılar kaldı." "Hidayet yolunda ilerlemek, Rabbimin bana bağışladığı en büyük lütuf..." "Namaz, muhteşem bir ibadet, En Büyük Sevgili'yle buluşma." Ünlü manken ve sinema oyuncusu Yaşar Alptekin nasıl bir dönüşüm yaşadı? Merhum Sakıp Sabancı'nın cenazesinde nasıl özeleştiri yaptı? Hiç kimse yönlendirmediği halde niçin namaz kılmaya karar verdi? İmanın, namazın ve Allah'a kul olmanın güzelliği, geçmişindeki her türlü çekicilikten nasıl daha cazip ve tatlı geldi? Birçok gencin hayalini kurduğu şöhret, para ve eğlencenin zirvesindeyken neden hepsini terk etti? (Tanıtım Bülteninden)
  • Cüneyt Arcayürek
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,88 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ömer Seyfettin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    73,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilare Okunmuş
    Mahkûm, jandarmanın alayından bir şey anlamıyordu. Sustu. O susunca, jandarma sormaya başladı: — Ulan senin kabahatin neydi? Mahkûm, yarasına dokunulmuş bir adam gibi haykırdı: — Namus, bre ağam, namus, namus, namus! Yerinden kalkıyor, çırpınıyordu. Bu namus heyecanı jandarmanın canını sıktı: — Ulan, Çingene'de namus olur mu? dedi. — Neye olmasın ağam, Çingene insan değil mi? — Karını başkasıyla mı yakaladın? — Hayır. — Kızını mı yakaladın? — Hayır. — Öyleyse niçin "namus, namus" diye bağırıp yırtınırsın. Ne oldu ki bakayım?.. Mahkûm Çingene, felaketini hatırladı. Sarardı. Dudakları titriyordu. Hikâyesini anlattı:
  • Prof. Dr. İbrahim Canan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    77,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SABAHAT VAROL İNSEL
  • Aziz Nesin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    545,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Namus gazı yarım litrelik, bir litrelik, iki litrelik şişelerde, beş litrelik binliklerde ve onbeş litrelik damacanalarda, yani norm üzerine beş boy kap içinde standardize edilmişti. Dediğimiz gibi, çok duyarlı ve korunması pek zor olduğundan, birazcık ışık alıp Namus’larının rengi attığı için üzüntülerinden intihar edenler çok oluyordu. Gazetelerde sık sık, “Sahip olduğu iki damacana Namus’unun ışık alarak rengi attığı için bir tüccar intihar etti” gibi haberler çıkmaktaydı. Namus yüzünden cinayetler de oluyordu: “Şişenin tıpasını açık bırakarak Namus’unu uçurduğu için bir adam karısını öldürdü.” “Tıpasındaki aralıktan şişede sızma sonucu havaya değinerek Namus’u yanan bir genç kız, babasından korkarak, on gün önce ayrıldığı evine bir daha dönmemiştir.” Gazetelerde şu türlü ilanlar da sık sık görülüyordu: “Sevgili eşim, yirmibir dereceden yüksek ısıya bıraktığı ikibinlik Namus’umuzu bozmuş olduğu için kendisine darılacağım korkusuyla mutlu yuvamızı ve iki yavrumuzu bırakarak gitmiştir. Sevgili eşim! Yavrularım, ‘Anne, anne!’ diye ağlıyorlar. Seni, ben affettim, Tanrı da affetsin! Dön gel mutlu yuvamıza. Elbirliğiyle çalışarak, bozulan Namus’umuzdan daha çoğunu kazanırız." (Tanıtım Bülteninden)
  • Kemal Tahir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    831,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    ‘Namuscular’, Kemal Tahir’in cezaevinde kaldığı yıllarda yazdığı ve cezaevine "namus meselesi" yüzünden düşmüş sıradan insanların dramını derinlikli ve çözümleyici bilgilerle aktardığı romanıdır. Olumsuz koşullar, cezaevlerindeki sömürü, cahillik, yoksulluk, geri kalmışlık ve boyun eğmişlik bu insanların belini bükse de onlar için başkaldırı söz konusu değildir. "Kemal Tahir, Türk tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem ‘mahalli ağızları’, hem Türkçe’nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranışlardır... Türkçe’nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir’in eserlerinde kendini göstermektedir." Selahattin Hilav
  • Uğur Mumcu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    576,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EMRE BEKTAŞ
    "- Bu satılık mı? Ünlü ressam, fırçası kadar hünerli zekasıyla bu soruyu şöyle yanıtladı: - Evet burada gördüklerinizin hepsi satılıktır. Benim dışımda... Uygun çerçeve bulsam kendimi de satacağım ama, kendime çerçeve bulamıyorum! Son yıllarda kulaklarımız, parayı verenin çaldığı düdüklerle sağırlaşmadı mı? Paranın padişahlığını görmedik mi? Kara paranın krallığına, toplum olarak hep birlikte tanık olmadık mı? Milyonlar, milyarlar, dönme dolaplar gibi, insanların vicdanlarında dönüp durmadılar mı? Evet sevgili dostlar... Bir memlekette namuslu kalmak artık bir cesaret işi olmuşsa, vay bizim halimize! Bakın çevrenize; dostlarınıza, arkadaşlarınıza bakın. Bu kurtlar sofrasından paylarını almamış olanlara, eşleri, çocukları ve yakınları ile namuslu olma cesaretini göstermiş olanlara... Düğmelerinizi ilikleyin, şapkalarınızı çıkarın!.. Onlar toplumumuzun adsız kahramanlarıdır. Onların çerçeveleri namusla, erdemle, özveriyle, onurla çatılmıştır. Onları hep birlikte saygıyla selamlayalım dostlar." (Cumhuriyet, 4 Ekim 1981, Çerçeve...) Uğur Mumcu 20 Haziran 31 Aralık 1981 yazıları... 1980 ve Özalizm, globalizm, küreselleşme sonrası yaşadığımız insan ve insani değerler erozyonu... İnsan ve değerler dahil herşeyin satılabileceği kanısının, salt kendisini düşünme, gemisini kurtaran kaptandır anlayışının egemenliği...
  • Emile Zola
    metin - Türkçe
    19 Ayrım
    769 MB
    Eser Türü: Kitap
    Natüralizm akımına ait bir dünya klasiği
  • Emile Zola
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    700,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Natüralizm akımına ait bir dünya klasiği
  • Emile Zola
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    769 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Barış Özcan
    Emile Zola, kapitalist dünyada herkesin bir şey sattığını, satacak bir şeyi olmayan kadınların bedenlerini, satacak bir şeyi olmayan erkeklerin onurlarını sattığını, kapitalizmin o erken döneminde gözlemlemiş, bu olguyu yaşamdan ihsan anlağına çıkarmayı tasarlamıştı. Nana, Emile Zola'nın ütopyacı sosyalist bakış açısıyla bu gerekten doğdu ve romanlaştı. Paranın, ve paranın yol açtığı entrikaların, başka bir deyişle insanın yabancılaşmasının en görkemli romanıdır. Nana bu bakımdan, yabancılaşma konusunda çalışan Marksistlerin sık sık başvurduğu bir roman olmuştur. Bugünün insana aykırı olan dünyasının değiştirilmesi, insanın insanca yaşayacağı bir dünyanın zorunlu olduğunu sergiliyor. Gelecek mutlu insanlık bir çoğumuzun başkoyduğu ama hepimizin beklentisi olan bir değişimdir. Bu değişimi zorunlu kılan da Nana'da anlatılanlar. Okurlarımıza ulaştırmayı borç saydığımız bu romanı yayınlamakla kıvançlıyız.

Sayfalar