En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58915 sonuçtan 57641 - 57650 arası görüntüleniyor.
Esra Özyürek
metin - Türkçe
3 Ayrım
4,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji, Tarih
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Elinizdeki eser, modernliğin vaatleriyle geçmişe duyulan özlem arasında sıkışan Türkiye'nin hikâyesini anlatmaktadır. Kemalizm ve laiklik gibi Cumhuriyetin kurucu ideolojilerinin yalnızca devlet kurumlarında ya da resmî törenlerde değil; aile albümlerinden tüketim tercihlerine, sivil bayram kutlamalarından Atatürk imgelerinin pazarda metalaşmasına uzanan gündelik yaşam pratiklerinde nasıl yeniden üretildiğini incelemektedir. İlk baskısından itibaren okurlardan büyük ilgi gören Modernlik Nostaljisi, yoğun talep üzerine hazırlanan yeni baskısıyla modernlik ve nostaljiyi iç içe geçmiş, kimi zaman da çatışmalı halleriyle tartışmaya açmaktadır.
GEORGE LAKOFF, MARK TURNER
metin - Türkçe
3 Ayrım
2,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Metaforlar sadece süslü edebi araçlar değildir; aynı zamanda düşünme biçimimizin temel taşlarıdır. George Lakoff ile Mark Turner, bu çığır açıcı eserlerinde şiirsel metaforun gücünü ve onun insan zihnindeki ve lisanındaki derin köklerini keşfe çıkıyorlar. Metaforun Doğası, dilin nasıl işlediğini, metaforların hem şiirde hem de gündelik yaşamda oynadığı şekillendirici rolü gözler önüne seriyor. Emily Dickinson'dan Shakespeare’e, Dante’den T.S. Eliot’a kadar pek çok büyük şairin görkemli dizelerini inceleyerek derinlemesine analiz eden bu eser, ölüm, zaman, hayat gibi çeşitli soyut kavramları algılayışımızın temelinde yatan metaforik yapıları, ortaya koyduğu metafor kuramı doğrultusunda açığa çıkarıyor. Gündelik dilimizin farkında bile olmadan nasıl metaforlarla örülü olduğunu okurun dikkatine sunan bu kitap, edebiyatseverler, edebiyat ve şiir kuramcıları, dilbilimciler, felsefeciler ve bilişsel bilimlere ilgi duyan tüm okurlar için ufuk açıcı bir rehber niteliğindedir.
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
183,58 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Allah boyasını yaşadığımız âleme sonsuz renklerle/tecellîlerle vurmuş ve idrak etmek isteyenlerin önüne esmâü'l-hüsnâ tablolarını cömertçe sermiştir. Böylece "Dipsiz Karanlık "ta gizli bir hazine (Kenz-i Mahfi) olan ve bu varlık düzeyinde her şeyden "aşkın olan" Hakk, bilinmezliğini dilediği ölçüde olmak kaydıylaizhâr ederek insanın fehminde ve idrâkinde sudûr eden, "bilinen-bilinebilir" bir tecellîye dönüşmüştür. Varlık âlemi maddî nesnelerden ve maddî olmayan ya da rûhânî varlıklardan ibârettir. “Bu iki nevi de Hakk’ın büründüğü, ister rûhânî ister cismanî görünümler ardındaki Hakk’tır. Zıtların çakışması ve zıt görünen bu görünümlerde Hakk’ı idrak etmenin yolu; zevk ederek kesreti vahdet, vahdeti de kesret olarak görebilmektir.”Ancak bunu yapanlar "ârif-i billâh" yâni "Hakk'ı tam doğru olarak bilen" insân olabilirler. Ve onlar hangi özel sûrete/libâsa girerse girsin sevgililerini tanırlar. İşte bu kitapta yaşam tablosunun güçlü fırçaları olan peygamberlerin hayatından okuyuculara dört renk sunulmakta ve böylece zıtlıkların oluşturduğu "Tevhîd"e dikkat çekilmektedir.
Ruhiye Onurel
metin - İngilizce
1 Ayrım
301,07 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Başlangıcı olan her şeyin bir sonu olduğu bilincinden hareketle, gelecekte insanlığı nasıl bir sonun beklediğine ilişkin merak sorunsalı, toplumların inanç biçimlerine göre şekillenmektedir. Apokaliptik düşünce yapısının, Antik dönemden bu yana sunduğu kaynakların yansımaları aydınlanma çağının da ötesine geçerek etkisini sürdürmektedir. Bu araştırma, 16. ve 17. yüzyıl Post-Bizans dönemi Ortodoks Son Yargı İkonaları ile İslâm kıyamet kültürünün yansımasını bulduğu, yaklaşık aynı döneme tarihlenen Osmanlı kıyamet minyatürlerinin incelenmesi temelinde ele alınmıştır. Bununla birlikte, aynı kutsal kaynaklardan beslenen bu iki semavi dine ait iki kültürün etkileşim sürecinde apokaliptik hibrit tasvirlerin ikonografik biçimlenişi ve tipolojik karşılaştırması araştırmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Ortodoks Hıristiyan teolojisinde ikonalar, kutsallıklarıyla litürjinin bir parçası konumundadır. İslâm sanat geleneğinde tasvirlerin böyle bir kutsallık alanı olmamakla birlikte, çeşitli konulardaki tasvirlerin yanında dini içerikli olanlar da bulunmaktadır. İnanç bağlamında araştırmanın odaklandığı temel sorunsal, iki kültürün kıyamet tasvirlerinde yer alan hibrit imgelerin yazınsal alandan imgesel olana aktarımında kollektif hafızanın biçimlenişine etki eden dinamiklerin gelenekler doğrultusunda değerlendirilmesi, ikonografik ve ikonolojik bir okumayla benzerlik ya da farklılıkların saptanmasıdır. Bizans ve İslâm geleneklerinde hibrit tasvirlerin gelişiminin izlenmesi bu değerlendirmede tezin önemli bir aşamasını oluşturur. Araştırmada kullanılan metodoloji, araştırma sürecinde elde edilmiş verilerin “nitel veri analizi” yöntemi çerçevesinde, bulguların ayıklanmasını içeren eksiltme yöntemidir. Bu bağlamda araştırmada kullanılan veriler, konu bütünlüğünün sağlanması bakımından örneklem amacıyla azaltılarak seçilmiş bulguları içermektedir. Anahtar Kelimeler: Hibrit İkonografisi, Bizans resim sanatı, Post-Bizans, Osmanlı minyatür sanatı, Kıyamet
Barış Güner
metin - Türkçe
1 Ayrım
330,52 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Bu çalışma, Güncel Sanat pratiğindeki yeni yönelimlere dikkat çekmek ve küreselleşme sürecinde gündeme gelen bir dizi sorunu, kültürel, kimliksel ve politik etkenler ekseninde irdeleyerek, Batı dışındaki dünyanın sanat alanında temsil bulma/görünür olma biçimlerine odaklanacaktır. Bu süreçte beliren alternatif varoluş biçimleri/tarzları ve temsiliyet modelleri üzerinde durulacaktır. Batılı ölçeklerde çalışan ve benzer formatlarda işleyen yapılara karşı ne tür alternatif yollar mevcut ya da nasıl bir karşı koyuş alanı oluşturulmaya çalışılıyor sorusu ise Doğulu, Orta Doğulu vb. sanatçıların küresel sisteme nasıl entegre olduğu ya da kendi kendini nasıl oryantalize ettiği meselesi üzerinden tartışılacaktır. Bu şekilde, küresel ekonomi ve kültür alanının çalışma tarzı da inceleneceğinden dolayı bir çözümleme sunmak da mümkün olabilecektir. Bu önermenin sunulabilmesi için belirli kavramların irdelenmesi ve bazı dönemlerin mercek altına alınması bir gerekliliktir. Bu doğrultuda belirli bir çerçeveyi oluşturup günümüze kadar gelen süreci ve bundan sonrasını yansıtabilmeyi başarabilmek için Post-kolonyalizm, Batıcılık ve Self-Orientalism, Post-fordizm gibi kavramlar üzerine odaklanılacaktır. Bu kapsamda, Küreselleşme-Küyerelleşme (Globalisation–Glocalisation) sürecindeki temsiliyet sorununa yönelerek, Batı dışındaki coğrafyalarda üreten ya da batıda eğitim alarak kendilerini uluslararası sanat pazarında görünür kılma çabası güden sanatçıların yaklaşımlarının hangi açılardan irdelenebileceği üzerinde durulacaktır. Bu sayede küreselleşmenin doğurduğu günümüz sanat politikalarına ilişkin sonuçlara; eleştirel, uzlaşımsal, müzakereci stratejiler üzerinden odaklanabilmek mümkün olacaktır. Anahtar Kavramlar: Globalisation-Glocalisation, self-Orientalisation, Strategies of the Other, Postcolonialism, Post-Fordism, Art, Politics
Serkan Yıldız
metin - İngilizce
1 Ayrım
110,73 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
RF ve Mikrodalga teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte çokluband devre tasarımı önemli bir konu olmuştur. 3G, 4G, 5G gibi yeni kablosuz iletişim protokollerinin hızlı bir şekilde ortaya çıkmasıyla, RF ve Mikrodalga donanımlarının tüm ayrı teknolojilere eş zamanlı servis sağlayacak şekilde tasarlanması gerekmektedir. Enterferans, gürültü, harmonikler vb. etkilerden kaçınmak için RF ve Mikrodalga cihazlarının giriş-sonunda veya çıkış-sonunda çokluband empedans uydurma veya filtreleme yapılması kaçınılmaz bir iştir. Özellikle, çokluband empedans uydurma, çokluband sistemlerdeki ayrık çokluband birimler arasındaki uygun güç¸ aktarımından emin olmak için daima gereklidir. Bu tezde, çokluband empedans uydurma devresi tasarım problemi analitik bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu yüzden, devre teorisinin temelleri üzerine derin bir inceleme yapılmıştır. Buna ek olarak, eş zamanlı operasyon sağlamak icin sadece pasif devreler düşünülmüştür. İyi bilinen yarı analitik devre tasarım metodları olan reel frekans tekniği tezin katkılarını geliştirmek için temel zemin olarak alınmıştır. İki temel yaklaşım üzerine durulmuştur. İlk yaklaşım, uygun frekans haritalama fonksiyonlarının ve prototip devrelerinin belirlenmesidir. Önerilen frekans dönüştürme yaklaşımı, çokluband filtre ve empedans uydurma devre tasarımları için kullanışlı ve pratiktir. Tezin ikinci araştırma yolu olarak, genelleştirilmiş çokluband devrenin empedans uydurma tasarımları için sentez tabanlı bir yaklaşım geliştirilmesi amaçlanmıştır. Önerilen yaklaşımın, reel frekans teknikleriyle uygun entegrasyonu ve uygulama sonuçlarının incelemesi sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Çokluband empedans uydurma, frekans haritalama, reel frekans tekniği, Brune fonkisyonları, devre sentezi
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
206,36 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Kur'ân, çocukları bize "Dünya hayatının süsü” olarak tanıtır. Hz. Peygamber (sas) de, Allah'ın kullarına olan merhametini sahâbesine anlatırken çocuğunu şefkatle emziren bir kadını örnek olarak göstermiş ve "Şu kadının kendi çocuğunu ateşe atacağını sanır mısınız?" sorusuna "hayır" karşılığını alınca, "İşte Yüce Allah kullarına bu kadının çocuğuna şefkatinden daha merhametlidir" buyurmuştur. Bir başka gün de, torunu Hz. Hasan'ı öperken yanında bulunan ve "Benim on tane çocuğum var, onlardan hiçbirini öpmedim" diyen el-Akra et-Temîmî'ye "merhamet etmeyene, merhamet olunmaz" cevabını vermiştir. Şüphesiz anne ve babaların en büyük isteği/ideali dünyaya gelmelerine aracı oldukları çocuklarını güzel bir şekilde yetiştirmek, eğitmek, faydalı bir insan olarak hayata hazırlanmalarına yardımcı olmaktır. Bu konuda İslâm, anne ve babalara, çocuklarına koyacakları isimden başlayan, olgun bir insan olmalarına kadar uzanan gelişimlerinde birçok sorumluluklar yüklemiştir. Hz. Lokmân ile ilgili bu çalışmamızda, kendisine Allah tarafından verilen "Hikmet" tartışılmayan Hz. Lokman'dan ve O'nun her baba gibi oğluna zaman zaman yaptığı nasihatlarından bahsedeceğiz. Niyetimiz Ibn Abbas (ra)'dan rivâyet edilen ve Hz. Peygamber'in: "Siyâhîlere sâhip olunuz. Şüphesiz ki onlardan üçü cennet ehlinin efendilerindendir. Bunlar Lokmân el-Hakîm, Necâşî ve müezzin Bilal'dir" kutlu sözünü tutmak ve O'na gücümüz ve kabiliyetimiz ölçüsünde sâhip çıkmaktır.
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
153,34 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Vâkıa Sûresi’nin adını hep duyardım, ama onu şimdiye kadar başından sonuna kadar -Kur’ân hatmi hariç- mânâsına yönelerek okumak hiç nasip olmamıştı. Sonradan Vâkıa Sûresi’nin –mânâsını ön plana çıkararak- okumaya başladığımda, bu sûrenin kıyâmet ve sonrasındaki âhiret yaşamı ile ilgili içerik taşıdığını gördüm. Hz. Peygamber bu sûreyi fakirlikten kurtarıcı bir “zenginlik sûresi” olarak tanımlamış ve sonrasında “eşlerimize ve çocuklarımıza bu sûrenin öğretilmesini” tavsiye etmiştir. Hele inananlar için hazırlanmış cennetin muhteşem tasvirini, nimetlerinin akıl almaz güzelliğini duyunca, hadîslerdeki zenginliğin –kişisel düşüncem- maddî zenginlikten çok “manevî” bir zenginliğe işâret ettiğini anladım. Hayat bir yolculuklar serisidir. Doğum bir yolculuğun başlangıcı, ölüm ise daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır. Vâkıa, ister evrensel kıyâmetle gerçekleşsin, isterse ölümle gerçekleşsin, hepimizin karşılaşacağı bir olaydır. İşte elinizde bulunan bu çalışma hakîkat yolculuğunda yürümek isteyen okuyucuya yararlanacağı bir idrâk zenginliği kazandırabilirse, yazarı için âhiret azığı olacaktır.
Ahmet OKUTAN
metin - İngilizce
2 Ayrım
707,61 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 2
Ali İpek
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,55 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
“Bir kadın var olduğunu hep mi ispat etmek zorunda? Ben ne zaman varsayıldım biliyor musunuz? Sessiz kaldığımda. Onların istediği gibi davranıp, görünmez olduğumda. Gölgemden korktum. Yanlış yaparım diye kâğıtlardan korktum. Evraklarda adım geçer diye kimliğimden korktum. Ederimden fazlası olurum diye terazilerden korktum. Üstümü çizebilecekleri kalemlerden korktum. Arkamdan konuşulan kelamlardan korktum. Kendimden korktum. Korktuklarıma sarıldım. O kadar sıkı sarıldım ki görülmeyecek zannettim. Ben sıktıkça kaybolacağına inandım. Onların görmek istediği birini yaşadım. Neticede başkası oldum.” Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi’nde Ali İpek, çocukluğunda başına gelen trajik bir olayın travmasını ömür boyu yaşayan, gerçek ile sanrı arasındaki sınırda kaybolan, üzerindeki baskılardan ve yakasını bırakmayan yalnızlığından usanıp kendine hayalî bir eş yaratan Saniye Hanım’ın gizemle örülü hüzünlü hikâyesini anlatıyor. Baykuşlar gerçekten uğursuzluk getirirler mi?

Sayfalar