En Son Eklenenler

Toplam 58600 sonuçtan 7131 - 7140 arası görüntüleniyor.
  • Yılmaz Özdil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    76 Ayrım
    1076,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Eleştiri
    Seslendiren : Songül Özsoy Bilir
    Konusu:
    İnsan zihninde gerçeğin yerine gerçek olmayanı koymaya, yanlışı doğruymuş gibi inandırmaya deniyor, gaslight... Hiç yaşanmamış olayları yaşanmış gibi gösterip, somut olarak yaşanmış olayları hiç yaşanmamış gibi kabul ettirmeye deniyor. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, hepimizin gözünün içine baka baka, usul usul, sinsi sinsi, adım adım, bambaşka bir cumhuriyeti işte bu algı yöntemiyle monte ettiler. Başlığı niye İngilizce yazdın diye merak edebilirsiniz. Çünkü, bu kavramın Türkçe karşılığı yok. Ama aslında, bizatihi Türkiye’nin özeti!
  • Ah
    Özlem Ünaldı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    171,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Oyuncu Özlem Ünaldı, ilk romanı Ah ile okuyucuyla buluşuyor. Ah, hayatı çocukluk yıllarında kendinden iki yaş küçük dayısının eve gelişiyle değişen Filiz ile dayısı Erkan’ın, konuşulmayanlar nedeniyle başkalaşan hikâyesini anlatıyor. Hayatlarımızın aslında birkaç kelimeyle değişebileceğini ya da milyonlarca kelimeye rağmen her şeyin olması gerektiği gibi kaldığını hissettiren bir hikâye bu. Özlem Ünaldı’nın Ah’ı yaşananları hafife almadan hafif bir yerden yaşamayı seçenlere, 80’li ve 90’lı yılları özleyenlere, Ankara’yı sevenlere ve elbette ki yeni bir yazar keşfetmek isteyen okura iyi gelecek.
  • John Le Carre
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    346,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
    Seslendiren : Cevriye Aktaş
    Konusu:
    “Kötülerin uzun yaşaması ne fena,” dedi. “Kötüler için yani.” John Le Carré’nin Türkçeye ilk kez çevrilen romanı Cinayetin Parıltısı, okurları Güney İngiltere’deki küçük bir kasaba olan Dorset’e ve bölgenin seçkin yatılı okuluna götürüyor. Polisiye edebiyatın benzersiz karakteri George Smiley, Londra’da köşesine çekilmişken, Dorset’te işlenen cinayet üzerine gizem dolu bir serüvene atılıyor ve “kimse tarafından fark edilmeme duası” etmekten bir süreliğine vazgeçiyor. “Bir centilmen yaratmak, asırlar alan bir süreçtir” prensibine sıkı sıkıya bağlı bir okul… Öğretmenler, öğrenciler ve kasaba sakinlerini kuşatan tekinsiz atmosfer… Le Carré tutkunları, Cinayetin Parıltısı’nı tıpkı diğer Smiley romanları gibi –Soğuktan Gelen Casus, Köstebek, Ölüme Çağrı– ellerinden bırakamayacak. “Etkileyici, zekâ dolu, ironik, iğneleyici...” Daily Telegraph “Dickens ve Austen romanları gibi…” Financial Times
  • Abdulrahim Ali Ural
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    278,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Merve Delibaş
    Konusu:
    Bir gün sokağınızdan geçerken oturduğunuz binanın pencerelerinde kendinizi görürseniz sakın dehşete kapılmayın! Bakın onlar ne kadar sükûnetle izliyorlar sizi. İlk kattaki çocuklar size ne kadar benziyor! İlk penceredeki emzikli çocuktan, son penceredeki önlüklü çocuğa kadar hepsi el sallıyor size. Hadi durmayın, siz de el sallayın onlara.
  • Kollektif
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    518,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Antoloji, Derleme, Roman/Öykü
    Seslendiren : Tuna Kermen Akarlı
    Konusu:
    “Gemi Sarayburnu’na demirleyeli sekiz gün oldu. Kamaranın penceresinden bakınca hemen orada Topkapı Sarayı, biraz ötesinde Haliç, Galata Kulesi, İstiklal Caddesi. Karşıda Kız Kulesi, Üsküdar ve Kadıköy. Hani elimi uzatsam Sultanahmet’in minarelerine dokunuvereceğim, biraz zıplasam Ayasofya’nın kubbesindeyim, bir kement atsam Boğaziçi Köprüsü’nün üzerindeyim. Bu kadar tam ortasında ve içindeyken İstanbul’a ayak basmam yasak! Burada, on beş metrekare alana bedenen hapsolmuş vaziyetteyim! Upuzun sekiz gün ve sekiz gecedir bu gemide kapana kısıldık; tam 343 kişi.” Bu senin hikâyen… Senin yalnızlığın, senin sessizliğin Senin özlemin, senin sevgin Senin ümidin, senin öfken Senin sevincin, senin aşkların Çünkü bu senin hikâyen… Çünkü sen İstanbul’sun… Tarihî mekânları, kadim kültürüyle büyüleyen İstanbul’un on muhteşem öyküsünü on usta yazarın kaleminden okuyacaksınız. Siz okurlarımız için özenle hazırladığımız İstanbul Öyküleri kitabında; Başar Başarır’ın “Ebabil Kabri”, Buket Uzuner’in “Karantina İstanbul”, Burhan Sönmez’in “2121 İstanbul”, Gönül Kıvılcım’ın “Romantik Bir İstanbul Yazı”, Mario Levi’nin “O Evler Dile Gelseydi”, Murat Gülsoy’un “Bu Şehir Bir Uçurum”, Murat Uyurkulak’ın “Düşen Gözlük Güllü Madalyon”, Murat Yalçın’ın “Muhtar”, Nazlı Eray’ın “Beyoğlu Bu Çocuğu Hatırlıyor musun?”, Nihan Eren’in “Sille” isimli öyküleri sizleri İstanbul’da unutamayacağınız bir yolculuğa çıkaracaktır. İstanbul bir öykü, hepimiz de bu öykünün bir parçasıyız.
  • Gülbahar Kurtoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    163,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Didem Ünüvar
    Konusu:
    Geçmişimi çok fazla düşünmem ben. Geleceği ise hiç! Sonsuzluk şimdidedir. Bunu bilirim, bunu derim. Ne zaman bıraktım geçmişimi düşünmeyi, ne zaman bıraktım geleceğim için endişelenmeyi, bilir misin? Sonumun olduğunu düşündüğüm zaman. Çünkü sonum, başlangıcım olmuştu. ‘Mim’dir benim hayatım! Kim miyim ben? Var mı isimlerin önemi? Yolumuz ilim, irfan ve özgür düşünce taşlarıyla; yüreğimiz sevgiyle doluysa? Sonsuz boşluğu biraz olsun anlamlı kılan “Biz” değil miyiz? Bir o kadar önemsiz, bir o kadar değerli... Hâlâ merak mı ediyorsun adımı? Peki o zaman; BENİM ADIM HİÇ!..
  • Liv Larsson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    322,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Şükran Canseri Özen
    Konusu:
    Kimin haklı kimin haksız olduğu yerine iç kargaşadan özgürleşmek "Hiçbir zaman utanç, suçluluk, mecburiyet, görev nedeniyle bir şey yapma. Bir şey yapacaksan aynı bir çocuğun ördek beslerken yaptığı gibi gönülden yap.” Marshall Rosenberg’in bu sözü Şiddetsiz İletişim çalışmalarında sık sık tekrarlanan sözlerinden biri. Liv Larsson Kızgınlık, Suçluluk ve Utanç’da işte bizim gönülden vermekle ilgili kapılarımızı açacak anahtarları sunuyor. Bu kitap kızgınlığı ve onun ardındaki utanç ve suçluluk duygularımızı utanmadan ve suçluluk duymadan nasıl kabul edip ihtiyaçların güzelliğine dönüştürebileceğimize ilişkin ilhamla dolu. ” ” Kitabın önsözünde CNVC Sertifikalı Şiddetsiz İletişim ve Sertifikasyon Eğitmeni Vivet Alevi şöyle diyor: "İnsanların utandırılarak, birileri tarafından aklının başına getirilmesi gereken kötü, nankör, nefsine hakim olamayan günahkarlar olabileceğine inandırıldık. Birilerine "haddi bildirilmeli”dir, o başına hak ettiği gelen biri’dir. O nedenle; "tövbe etmeli”dir. Birilerinin de bizim hakkımızda böyle düşünmemesi için şekilden şekile girebilir, utançtan yerin dibine geçebilir, haklı olduğumuzu ispat etmek, suçsuz olduğumuzu kanıtlamak için bin dereden su getirebiliriz. Ne kadar sık "vallahi billahi” diye inançlı inançsız yemin etmişizdir. Elalem fark etmesin diye, kendimizi gizlemiş ve bunların normal olduğuna inanmışızdır. Böyle olduğuna inandığımız insanlara, bu bizsek; kendimize kızmak en normal haldir. Bunun şiddet olduğunu düşünmek aklımıza bile gelmez.””
  • Hilal Aydın Özcan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    163,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Seslendiren : Didem Ünüvar
    Konusu:
    İstanbul’un güzelim tepelerinden birinde, yeşillikler içinde bir çay bahçesi var. Orada da manzarayı gören ama kargaşadan uzak, kendi halinde bir masa. Yıllar boyunca insanın kendisiyle ve hayatla bitmeyen kavgasının, umudunun, yorgunluğunun, kibrinin, tembelliğinin, sevgisinin, öfkesinin, bencilliğinin, şikâyetinin, şefkatinin, üretkenliğinin, isyanının şahidi oldu. Ama galiba en çok da değişmenin ve değiştirme gücünün, iyiliğin ve bilgeliğin şahidi oldu. Tahta masa orada oturan her insanın ruhunu okudu, dudak okur gibi. Şahit oldu diye yargıçlığa soyunmadı hiç. Okudu insanın bedenini, ruhunu. Dinledi sadece. Söyleneni ve söylenmeyeni… Masanın biriktirdiği hikâyeler bunlardı işte. İnsanların iç dünyalarında yaşadıkları. Duygu ve düşünce hikâyeleri… Klinik psikolog-yazar Hilal Aydın Özcan, bir masanın etrafında farklı zamanlarda geçen öykülerden oluşan yeni kitabında mesleki iç sesiyle insana yön gösteren, sakin ama renkli diliyle insanın ruhuna iyi gelen hikâyelerle buluşturuyor okuru.
  • S.n. Elif Alsaran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    120,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Tülay Erduran
    Konusu:
    Hikâye, 2001 yılının Ramazan ayının son gününde geçmektedir. Ana karakterler; üniversite öğrencisi Tekin, arkadaşı Ahmet ve cami görevlisi olan yaşlı bir adamdır. Tekin, arkadaşı Ahmet’i öldürmek üzere iftar saatine yakın evinden çıkar. Düşüncesine göre, yapacağı işin adı cinayet değildir. Hatta bu, hasta bir gencin kurtuluşunu sağlayacaktır. Bunu sürekli kafasında teyit etmeye çalışsa da vicdanına baskın gelemez. Vicdanı bu işin ne olursa olsun cinayet olduğunda kararlıdır. Dilemmalar içinde yürürken bir çıkış yolu arayan Tekin, kendini Doğu Ekspresi’nde yolculuk ederken bulur. Yolculuğu sırasınca yaptığı işin baskısı ile vicdanını dile dökmüş, onunla cebelleşiyor ve onu, yaptığı işin kötü olmadığına inandırmaya çalışıyordur. Ayrıca kendine de söz vermiştir. Artık iyi bir insan olacaktır.Fakat işler istediği gibi gitmez. Şahidi mümkün olmayan cinayetin tanıkları, tek tek ortaya çıkar. Korku ve gerilimi en üstte yaşamaya başlayan Tekin, trenden ayrılmak ister; lakin asıl iş, burada çığırından çıkmıştır. Genç adam, trenden kaçmak için adımını her attığında tekrar başa dönmektedir. Vagonun kapısından her çıktığında, kendini Haydarpaşa’da ve trenin ilk kalkış saatinde bulur. Bununla birlikte birçok gariplik daha trende vuku bulmaktadır. Yaşadığı paranormal olayları anlamak ve kurtulmak için bir süre çabalasa da en sonunda pes eder.
  • Dalia Maya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    634,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Seslendiren : Nilgün Cömert
    Konusu:
    Ayrık Otunun İçsel Yolculuğu Kitap Açıklaması En yakınınız olan çekirdek aile ortamlarında, en sevdiklerinizin arasında dahi kendinizi uyumsuz, anlaşılamayan hissetmişseniz… Derinlerinizde bir yerlerden gelen ses o ait olmadığınız kalabalıkların içinde kaybolduğunuz bilgisini kulağınıza fısıldıyorsa… Siz de bir ayrık otu olabilirsiniz. Yersizlik, yurtsuzluk vatanınız olmuşsa yol götürür. Yol uzaklaştırır, uzaklaştırırken de kavuşturur. Yol meraktır. O derin uyumsuzluğu bir yerlere bağlayacak bir halat arayışıdır yol. Bir anlama, anlamlandırma çabasıdır. Yol heyecandır. Bilinmezliğin içinde bilineni keşfetmek ve bilinenin içindeki gizli sırrı aramaktır yol. Özü bulmanın heyecanıdır. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar