Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2270 sonuçtan 751 - 760 arası görüntüleniyor.
  • Toshikazu Kawaguchi
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    668,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tokyo’nun arka sokaklarında gizlenen o küçük kafede zaman yine farklı akıyor. Burada oturan herkesin kalbinde yarım kalmış bir cümle, söylenmemiş bir söz var. Her gün yalnızca bir kez ayaklanıp konukları geçmişe götüren sandalyeyi bu yolculuğa çıkmak isteyenler için boş bırakan hayaletse katı bir gerçeğin hatırlatıcısı gibi süzülüyor kafede: Bu sandalyeye yalnızca cesareti olanlar oturabilir. Yola çıkmaktan çok, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini bildiği hâlde gitme cesareti olanlar. Kalbinizde onca özlem, dudaklarınızda hiç dillendirilememiş onca söz, içinizde doldurulması mümkün olmayan boşluklar varken bu gerçeği bilerek geçmişe dönmek hiç de kolay değil ne de olsa…
  • Cengiz Aytmatov
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    801,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gülsarı, cins ve ünlü bir yorga atın adıdır. Yazar, korkunç bir duygudaşlık yeteneğiyle bir yandan Gülsarı'nın doğumundan ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat macerasını, diğer yandan onun biricik yetiştiricisi Tanabay'ın çilesini anlatır. Tanabay can çekişen sevgili atının başında geçmişiyle hesaplaşır. Kendini devrime, mutlu yarınlara adamış, ama siyasi rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine sebep olmuştur. İçerisinde yaşadığı toplum değişim adı altında bütün değerlerini kaybetmiştir. Aytmatov, kendine özgü anlatım tarzı ve etkileyiciliği ile hikâyenin geçtiği tabiatı betimliyor, Kırgız - Kazak Türklerinin töre ve folklorunu ebedileştiriyor.
  • Cengiz Aytmatov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    371,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berna Arslan
    Yaşlı adamın sürdüğü araba eski mi eskiydi. Arabayı çeken hayvan ise Gülsarı adında kocamış, cılız bir kula beygir... Yaylaya tırmanan yol uzadıkça uzuyordu. Yolun iki yanındaki çıplak tepelerde kışın dondurucu bir rüzgar kol gezer, yazın ise burası cehennem gibi kaynardı. Bu yokuşu tırmanmak, yaşlı adam için her zaman gerçek bir işkence olmuştu. Tanabay yavaş yol almayı hiç sevmez, ağır ağır gitmekten açıkça nefret ederdi. Gençlik yıllarında ilçe merkezine çok işi düşmüştü. Köye dönüşte buraya gelince yokuş yukarı atını dörtnala sürer, hızını kesmesin diye de hayvancağızı habire kamçılardı. Birkaç kişi ile birlikte araba yolculuğu yaparken, hele arabaya öküz koşuluysa, içi içine sığmazdı Tanabay'ın. Öteberisini kaptığı gibi arabadan aşağıya atlardı. Ondan sonra yokuş yukarı durmamacasına taban teper, ancak tepeye varınca arkadakilerin gelmesini beklerdi. Tıkanmamak için ağzından derin derin soluk alsa da, yüreği göğsünden dışarı fırlayacakmış gibi çarpsa da, ağır aksak öküz arabasıyla yolculuk yapmadığı için gene de derin bir kıvanç duyardı.
  • Cengiz Aytmatov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    207 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Kendir
    Gülsarı, cins ve ünlü bir yorga atın adıdır. Yazar, korkunç bir duygudaşlık yeteneğiyle bir yandan Gülsarı’nın doğumundan ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat macerasını, diğer yandan onun biricik yetiştiricisi Tanabay’ın çilesini anlatır. Tanabay can çekişen sevgili atının başında geçmişiyle hesaplaşır. Kendini devrime, mutlu yarınlara adamış, ama siyasi rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine sebep olmuştur. İçerisinde yaşadığı toplum değişim adı altında bütün değerlerini kaybetmiştir. Aytmatov, kendine özgü anlatım tarzı ve etkileyiciliği ile hikâyenin geçtiği tabiatı betimliyor, Kırgız - Kazak Türklerinin töre ve folklorunu ebedileştiriyor.
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    556,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Devletin derinlikleri, toprağın derinliklerinden daha karanlıktır. 1926 yılının o hüzünlü sonbaharı. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, genç cumhuriyet ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. O büyük altüst oluşun içinde bir adam: Şehsuvar Sami… Bir zamanların İttihat ve Terakki fedaisi, şimdilerin yorgun komitacısı. Şehsuvar Sami'nin etrafında dönen amansız bir entrika. Bir yanda kaybettiği ama hiçbir zaman yüreğinden çıkartamadığı sevgilisi Ester, öte yanda yaşanılan tarihsel bozgun… Kaybedilen bir ülke, kaybedilen bir şehir, kaybedilen bir hayat. Ve aklında hep aynı soru: Devlet mi kutsaldır, yoksa insan mı? "Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar." Kim söylemişti bu cümleyi hatırlamıyorum, ne yazık ki doğru… Doğru, lakin eksik. Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir. Sahi nedir vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Hayır, bütün bunların ötesinde bir anlam taşır vatan. Ne sadece toprak parçası, ne su havzaları, ne ağaç silsilesi… Annemizin şefkati, babamızın saçlarına düşen ak, ilk aşkımız, doğan çocuğumuz, dedelerimizin mezarlarıdır vatan… Vatanı olmayan insanın hayatı da olmaz. Evet, bir vakitler zihnim, kalbim bu fikirlerle doluydu. Şimdi? Şimdi bilmiyorum… (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    1926 yılının o hüzünlü sonbaharı. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, genç cumhuriyet ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. O büyük altüst oluşun içinde bir adam: Şehsuvar Sami… Bir zamanların İttihat ve Terakki fedaisi, şimdilerin yorgun komitacısı. Şehsuvar Sami'nin etrafında dönen amansız bir entrika. Bir yanda kaybettiği ama hiçbir zaman yüreğinden çıkartamadığı sevgilisi Ester, öte yanda yaşanılan tarihsel bozgun… Kaybedilen bir ülke, kaybedilen bir şehir, kaybedilen bir hayat. Ve aklında hep aynı soru: Devlet mi kutsaldır, yoksa insan mı? "Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar." Kim söylemişti bu cümleyi hatırlamıyorum, ne yazık ki doğru… Doğru, lakin eksik. Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir. Sahi nedir vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Hayır, bütün bunların ötesinde bir anlam taşır vatan. Ne sadece toprak parçası, ne su havzaları, ne ağaç silsilesi… Annemizin şefkati, babamızın saçlarına düşen ak, ilk aşkımız, doğan çocuğumuz, dedelerimizin mezarlarıdır vatan… Vatanı olmayan insanın hayatı da olmaz. Evet, bir vakitler zihnim, kalbim bu fikirlerle doluydu. Şimdi? Şimdi bilmiyorum… (Tanıtım Bülteninden)
  • Sarah Jio
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    445,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İlayda Akdoğan
    Bir varmış, bir yokmuş, hâlâ içindeki masala kulak veren küçük bir kadın varmış… Büyük yeşil bir odada bir telefon, kırmızı bir balon ve aydedenin üzerinden zıplayan bir ineğin resmi varmış… İyi geceler aydede, iyi geceler kırmızı balon, iyi geceler yıldızlar, size de iyi geceler yeryüzündeki tüm sesler. June Andersen, her akşam yatmadan önce teyzesinin ona ve kız kardeşine okuduğu bu masalla büyümüştür. Ancak zaman acımasızdır ve maalesef hayat, çocukluklarındaki o masumiyeti yok etmiştir. Artık güçlü bir kadın olarak tek başına yol alan June, yıllardır yüzünü görmediği teyzesinin ölüm haberiyle çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevi'ne yeniden adımını atacaktır. Hatıralarını süsleyen bu masal diyarı June'un içindeki karanlıklara ışık tutarken, June kendini yeniden keşfedecektir. Elveda Haziran, bugününüzü sorgulayıp geçmişinize merhaba diyeceğiniz, ne kadar imkânsız gibi görünse de çıkış yollarının çok yakınımızda olduğunu gösteren bir Sarah Jio romanı. "Elveda Haziran… Aile bağlarına ve bağışlamaya dair son derece ilgi çekici bir hikâye." -Booklist- (Tanıtım Bülteninden)
  • Mustafa Yazgan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    525,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Yang Erche Namu, Christine Mathieu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    991,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    "Kadınlarla erkeklerin evlenmemesi gerekir. Çünkü aşk mevsimler gibidir: Gelir geçer." Çin sınırları içerisinde yer alan Moso bölgesi, "Kızlar Ülkesi" olarak biliniyor. Bu kültürde kız çocukları erkeklerden daha değerli kabul ediliyor, evlilik geri kafalılık olarak nitelendiriliyor ve dillerinde "baba" diye bir kelime yok. Zaten mal mülk de anneden kıza geçiyor. Elveda Kızlar Ülkesi, Himalaya Dağları’nın gölgesindeki bu bölgede yetişen bir kızın gerçek hikâyesini anlatıyor. Namu, kendi köyünde, çok ağladığı için annesi tarafından üç kez başkasına verilmeye çalışılan, ama verilemeyen kız olarak tanınıyor. Biraz büyüyünce, kendi köyünü çok sevmekle birlikte, köyü çeviren dağların arkasındaki dünyanın nasıl olduğunu merak etmeye başlıyor. Çinli yetkililer yetenekli şarkıcılar aramak için köylerine gelince, Namu fırsatı değerlendirip Moso kültürünü ayakta tutan en büyük geleneğe karşı geliyor: Annesinin evini terk ediyor. Elveda Kızlar Ülkesi, bizimkinden oldukça değişik bir kültürle ilgili, heyecanla okuyacağınız, büyüleyici bir kitap. Ancak, tüm farklılığına rağmen, anlatılan evrensel bir hikâye: anneler ve kızlarını birbirinden ayıran kavgalar ve yeniden bir araya getiren benzersiz sevgi.
  • Yang Erche Namu, Christine Mathieu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çin sınırları içerisinde yer alan Moso bölgesi, "Kızlar Ülkesi" olarak biliniyor. Bu kültürde kız çocukları erkeklerden daha değerli kabul ediliyor, evlilik geri kafalılık olarak nitelendiriliyor ve dillerinde "baba" diye bir kelime yok. Zaten mal mülk de anneden kıza geçiyor. Elveda Kızlar Ülkesi, Himalaya Dağları’nın gölgesindeki bu bölgede yetişen bir kızın gerçek hikâyesini anlatıyor. Namu, kendi köyünde, çok ağladığı için annesi tarafından üç kez başkasına verilmeye çalışılan, ama verilemeyen kız olarak tanınıyor. Biraz büyüyünce, kendi köyünü çok sevmekle birlikte, köyü çeviren dağların arkasındaki dünyanın nasıl olduğunu merak etmeye başlıyor. Çinli yetkililer yetenekli şarkıcılar aramak için köylerine gelince, Namu fırsatı değerlendirip Moso kültürünü ayakta tutan en büyük geleneğe karşı geliyor: Annesinin evini terk ediyor. Elveda Kızlar Ülkesi, bizimkinden oldukça değişik bir kültürle ilgili, heyecanla okuyacağınız, büyüleyici bir kitap. Ancak, tüm farklılığına rağmen, anlatılan evrensel bir hikâye: anneler ve kızlarını birbirinden ayıran kavgalar ve yeniden bir araya getiren benzersiz sevgi...

Sayfalar