En Son Eklenenler

Toplam 58956 sonuçtan 7621 - 7630 arası görüntüleniyor.
  • Çağlayan Yılmaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Ser üzerimize geceyi, Uğultumuz titretsin yürekleri! Çek pusatlarını Çoga, Doldur kelleleri tamuya! Vur baltanı Temir Tonka, Taşsın cenk meydanı kanla! Adımız göğe bir yükseldi. Sonumuz toprağa bir üflendi. Kırk budaklı ulu çamın dokuz kolundaki tepeyiz, Kartalların kanadındaki altın tüyün sahibiyiz! Kayalar bizi haykırır, çağlayanlar adımızla coşar! Toprak Ana, bizi adalet için akıttığımız kanla sarar! Zirvelerden gelen rüzgârlar bize atalarımızı fısıldar! Ey Ulu Tengri, yarılsın bastığımız toprak, aç gazap çukurlarını! Harlansın Tamu’nun katran karası kazanları! “Ölümden hayat dilenmek, ahmakların işidir!”
  • Çağlayan Yılmaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Öyle bir öleceğiz ki; Canını aldığımız yağıların tinleri, tamunun kızıl göğünü çatırdatacak! Öyle bir öleceğiz ki; Bizleri tanrının bahçelerine götüren tinler, acunda kalan bedenlerimize bakıp gözyaşı dökecek! Öyle bir öleceğiz ki; Bırakın soyların bizi hatırlamasını, gök bile unutmayacak! Her çakında bir, karanlığa adımızı haykıracak, Her yaşında bir zalimin usunda korkular yaratacak! Öyle bir ölümsüzleşeceğiz ki; Adalet için çıkan her pusatta zalim kanıyla uyanıp, her can alışta can bulacağız! Öyle bir sevmiş olacağız ki; Hatunlarımızın gözlerinde gökte parıldayan bir ışık, Sevdiğimiz bozkır kızının ipek saçlarında bir rüzgâr, Büyüttüğümüz balaların dudaklarında bir gülücük olarak kalacağız! Gökte Doğanlar! Hah! Son kez… Ur-Ah! Ur-Ah! Ur-ah! Ur-Ah! “Küllerinden yeniden doğabiliyorsan, yaşıyorsun demektir!”
  • Çağlayan Yılmaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Aşinalar, diğer Türk boyları gibi Hun İmparatorluğu dağıldıktan sonra Juan Juanların boyunduruğuna girdiler. Gün geçtikçe güçlenen Aşinalar, Kağan Anakui’yi rahatsız etmeye başladığında umulmadık bir buyruk verdi. Kurtlar, karanlık kuyulara sürüklenmeye başladığında, devri değiştirecek bir ihtilalin ateşi yüreklerde parlayıverdi. Ulu Kara Dağ’ın ulularından, o kutlu günün haberi geldiğinde Gökkurt, işareti ufukta gördü. Başlarını göğe kaldırıp, kutlu bir kağanlık için, kanlarının son damlasına kadar durmayacaklarına ant içtiler. İki kardeş; Bumin ve İstemi… Kutlu bir kağanlık için! Adalet için! Türk için! Göktürk olmak için ölüme yürüdüler! Kutlu bir çağın kapıları, altın başlı gök bayrağın dalgalanışıyla başladı. Pusatı kanlı Börülerin; acı, kan ve kahramanlık dolu mücadelesi… Hiçbir ihtilal bu kadar kanlı ve efsanevi olmadı! Cesaret; Şekilsiz sert bir demirdir. Ruh ise ateştir. Cesaret ve ruh sana kılıcı verir. Damarlarında akan kan da, onu kullanabilme yeteneğini.
  • Çağlayan Yılmaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Zifir acunu örttüğünde, Dişlerimde kalan intikam sızısını hiç unutmadım... Kırılan kemiklerim, yalnızlığımın çatırdayan kalkanıydı. Karanlığın yalnızlığı, en büyük canavarları doğurur. Ve... Ben doğdum! Kaç ölüm gördün Çoga? İçindeki yalnızlıkta kaç hâlini gömdün? Durduğun, korktuğun yetmedi mi? Beni o canavara siz dönüştürdünüz! İçindeki canavarı ortaya çıkar!
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    “Kansa kan-Kinse kin!” Bu kin bütün Türk gençlerinin, Türk’ün geleceğinin karşılığı olarak duyulan kinidir. Bu kinin karşılığı, şerefsiz kanıdır. O kanı damla damla alacağız damarından. Kutlu toprağa da dökmeden, belki leş gibi kanalizasyona, o kanın ait olduğu yere dökeceğiz. Acılar çekecek şerefsizler. Yalvarıp yakaracaklar, ama onları duyan olmayacak. Sonra da ibretlik olarak bir kıyıya atılacaklar. Elbette saldıracaklar bize, ama karşılığını alacaklar. Kıyıncıyız, Çete’yiz. Yarınlar ne getirir, bilemeyiz. Ama en güzel yarınları yine biz kurabiliriz. Bütün güzellikler Türk için olsun! Bu topraklarda öyle herkes kafasına göre takılamaz, yanlış yapamaz. Belki yargıdan, polisten jandarmadan kaçarlar kötüler, ama bizden kaçamazlar. Biz yasa bilmeyiz. Töre biliriz ki güvencimiz Türk töresidir.
  • Halil Yaşar Kollu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Bordo bereliler, istihbaratçılar ve daha fazlası. Beklenen kitap nihayet sizlerle. Bordo berelilerin ve istihbaratçıların eğitiminden operasyon alanlarına kadar uzanan bir serüven. Bir yandan devletin sigortası olan bu askerlerin hikâyesini öğrenirken diğer yandan devletin sır küpü olan istihbaratçıların izini süreceksiniz. Siyah sancağın gizeminden derin devletin geçmişte yaptığı ve yapacağı operasyonların şifrelerine, birçok devlet adamının bağlı bulunduğu Asuri Tarikatı`ndan MİT ile çalışmış ünlü isimlerin operasyonlarına kadar uzanan bir eser. İlk kitapta da dediğimiz gibi; anlattıklarımızı anladıkça bildikleriniz sadece basit birer bilgi olarak kalacak. Bunun için ilk sayfayı açmanız yeterli. Artık yazdıklarımız okuyuculara emanettir.
  • Orhan Yeniaras
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    “Ey insanlar! Malumunuz olsun ki, bütün kahraman askerlerim, bütün İslam’ın sırtını dayadığı yer, manevi gücün desteği olan Medine’yi, son fişengine, son damla kanına, son nefesine kadar korumaya ve kollamaya me’murdur. Bu asker, Medine’nin enkazı ve nihayet Ravza-ı Mutahhara’nın yeşil türbesi altında, kan ve ateşten dokunmuş kefenle gömülmedikçe, Medine-i Münevvere kalesinin burçlarından ve yeşil kubbesinden al sancağı alınmayacaktır. Ey Osmanlı ordusunun yiğit subayları! Ey her cenkte cihanı tir tir titretmiş yiğit Mehmetçiklerim! Gelin hep beraber Allah’ın ve işte huzurunda huşu ve aşk içinde gözyaşları döktüğümüz Peygamber’in karşısında, aynı yemini tekrar edelim... Ve diyelim ki; ‘Ya Resulallah, biz seni bırakmayız!’” İstanbul hükümetinin Medine’yi teslim edin emrine rağmen yedi ay daha savunmayı sürdürdük. Ama sonunda asker açlıktan çekirge yemeye başladı, Fahreddin Paşa kendi komutanları tarafından İngilizlere teslim edildi. Medine Savunması’nın en hazin tablosu o gün yaşanırken; Paşa kendini uğurlayan askerlerine tek tek sarıldı “Hakkınızı helal edin, siz görevinizi yaptınız” dedi. Rasûlullah’ın türbesindeki gümüş parmaklıklara yüzünü yasladı: “Ya Rasûlullah! Seni korumak için buraya geldim ama beni de korumak sana düştü.”
  • Çağlayan Yılmaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Boğa olmasaydı, Oz uçsuz denizlerde nasıl hüküm sürerdi? Karanlık dalgaların arasına gizlenen kötülükten insanlarını nasıl korur, denizlerin acununa nasıl adalet getirirdi? Börü olmasaydı, Oz nasıl iz sürer, kinini diri tutar ve intikamını alırdı? Uçsuz bucaksız topraklarda, kendi adaletini nasıl sağlardı? Gök Geyik olmasaydı, Oz, bilgeliğe nasıl uzanırdı? Işığa nasıl yol gösterici ve insanlığa köprü olurdu? Aslan olmasaydı, Oz nasıl en büyük olur, düşmanlarının yüreğine korku salardı. Kalbini; Ra-Mu’nun evi, Krallar Kralı’nın Şehri Şalmali’yi nasıl korur, yeryüzünde adaleti nasıl sağlardı? Gök Çocukları, binlerce yıl yeryüzüne hâkim oldular. Kutsal Dörtlü (Oz Birliği), medeniyetin, sanatın ve refahın merkeziydi. Tüm topraklarda adaleti sağlayanlardı. Bir gün Mu’nun karşısındaki en büyük güç olan Atlantis, yüzyıllar önce yok olmuş Demir Yumruk Birliği’ni, küllerinden, Kuzey’in vahşi krallarıyla yeniden diriltti. Yeryüzünün seçebileceği iki taraf vardı; Mu ya da Atlantis! Yedi kutsal güç tekrar savaş için kullanıldı. Tanrı’nın yolunda ilerleyenler, sapkınlara karşı en büyük savaşını verdiler. Kazananı olmayan savaşın sonunda milyonlarca insan ve medeniyet yok oldu! Her şey, kalın bir sis perdesinin arkasına gizlenmiş gibi yok oldu!
  • Çağlayan Yılmaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Türkler “Barak” derlerdi, kara tüylü köpeğe, Böyle ad verirlerdi, büyük soylu köpeğe. Aslında efsaneler, bir köpek anarlardı. Onu da köpeklerin, atası sayarlardı. Bu köpek soylu idi, çok büyük boylu idi, Av çoban köpekleri, hep onun oğlu idi. Kuzey-batı Asya’da güya “İt-Barak” vardı, Türklerse İç Asya’da, onlara uzaklardı. Başları köpek imiş, vücutları insanmış, Renkleriyse karaymış, sanki Kara Şeytanmış. Kadınları güzelmiş, Türklerden kaçmaz imiş, İlâç sürünürlermiş, ok mızrak batmaz imiş. Destanda denilmiş ki, Oğuz-Han yenilmişti, Bir adaya sığınıp toplanıp derilmişti. On yedi sene sonra, Oğuz onları yendi. Kadınlar yardım etti, orada savaş dindi. Oğuz bu bölgeleri, “Kıpçak-Beğ”e il verdi, Bunun için Türkler de oraya “Kıpçak” derdi… -Oğuz Kağan Destanı
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    72,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Asiye Teksoy
    Konusu:
    Çocuk yazınının marka ismi Muzaffer İzgü, yine çok sevdiği çocuklar için, yine içindeki çocuğun sesini dinleyerek yepyeni öyküler yazdı. Sizin sokağınızda da bir “bakkal amca” var mı çocuklar? Peki Benjamin’in kim olduğunu biliyor musunuz? Ya da anne tavuğun, civcivlerine kavuşmak için yumurtaların üstünde kaç gün yattığını?

Sayfalar