Yazara Gore Listeleme

  • Bleda S. Düring
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    18,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bleda S. Düring, coğrafi olarak günümüz Türkiye’sinin büyük bir kısmıyla örtüşen Küçük Asya’nın MÖ 20.000’den 2000’e kadarki döneminin arkeolojik bir analizini sunuyor. İnsan topluluklarının küçük ölçekli avcı-toplayıcı gruplardan, tarıma ve endüstriye dayalı ekonomileri olan, karmaşık ve hiyerarşik toplumlara dönüştüğü dönemi ele alan Düring, sonunda bütün Avrasya’ya ulaşan Neolitik yaşam biçiminin yayılışının ve hayvanların evcilleştirilmesi, metalürji, tahkimli kentler, uzun mesafe ticaret ağları dahil olmak üzere insanlık tarihindeki temel gelişmelerin izini sürüyor. Avrupa ile Asya’nın kesişme noktasında yer alan Küçük Asya, genellikle teknoloji ve fikirlerin geçişi için bir köprü olarak algılanmıştır. Bu algıya karşı çıkan Düring, Küçük Asya’da kültürel gelişmelerin MÖ 9000’lerden itibaren kendine özgü bir gidişat izlediğini ileri sürüyor.
  • Ian Rankin, William McIlvanney
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Glasgow’un zorlu sokaklarında adalet, karanlık gölgelerin arasından süzülen ince bir ışık huzmesi gibidir. Cinayet Masası’nın deneyimli dedektifi Jack Laidlaw, işlenen vahşi bir cinayetin ardındaki sırları açığa çıkarmaya çalışırken kendini şehrin en tehlikeli isimleri arasında, hilelerin ve ihanetlerin iç içe geçtiği ölümcül bir oyunun ortasında bulur. Bobby Carter’ın kanlı ölümü, yalnızca iki suç imparatorluğunun çatışmasını tetiklemekle kalmaz, aynı zamanda ailelerin ve dostlukların parçalanmasına da neden olur. Laidlaw, cinayetin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için çıktığı bu yolculukta, sokaklardaki acımasız düşmanlarla da kendi içindeki karanlıkla da yüzleşmek zorundadır. Her adımda belirsizliğin hüküm sürdüğü, suçla adaletin arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bu kasvetli atmosferde Laidlaw’un zekâsı, işin içinden çıkmasının tek yolu olacaktır. Ancak karanlığın içinde yürürken her yanlış adımın bedeli ölümcül olabilir. Baki Karanlık, ihanetin, intikamın ve çözülmesi zor bir cinayet sarmalının ortasında kalmış bir dedektifin çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Suç edebiyatının karanlık köşelerini aralayan bu sürükleyici roman, okurları hem psikolojik hem de fiziksel gerilim dolu bir serüvene davet ediyor.
  • Alexis Wick
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kızıldeniz ticaret, hac ve fetih peşinde gidenler için ezelden beridir dünyanın en çok dümen tutulan mekânı olmuştur. Ne var ki bu çok boyutlu tarih, kahramanları tarafından açığa çıkarılmamıştır. Fernand Braudel’in Akdeniz üzerine meşhur çalışmasından ilham alan Alexis Wick, Kızıldeniz:Kayıp Mekânın İzinde’de eşsiz bir tarihi aktörün özelliklerini ortaya koyuyor. Bu kayıp mekânı ele alırken ayrıca okuru Avrupamerkezciliğin kalbine yönlendirerek denizin eleştirel, kavramsal bir tarihini sunuyor. Kızıldeniz’in tarihyazımına dahil edilmesiyle yetinmeyerek, emperyal Avrupa hegemonyasından önce denizin ve dünyanın tahayyül edildiğini araştırıyor. Kızıldeniz’in modern tarih felsefesinin önemli bir unsuru olduğunu gösteren yazar, aynı zamanda tarih disiplini ve tarihçilik zanaatı üzerine serin bir sav öne sürüyor.
  • E. Natalie Rothman
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    İmparatorluk Simsarları’nda E. Natalie Rothman, sömürge göçmenleri, azad edilmiş köleler, tüccarlar, simsarlar, mühtediler ve siyasi tercümanlar gibi, erken modern Venedik-Osmanlı sınırını düzenli olarak geçenlerin kesişen dünyalarını inceliyor. Dil, din ve siyaset çizgilerini sürekli aşan etkileşimlerinde bu imparatorluk aşırı tebaa, Avrupa’yla Levant arasında yeni ortaya çıkan ayrım da dâhil olmak üzere, emperyal ve kültürel sınırların şekil değiştirmesine yardımcı olmuştur. Rothman, 1570-1670 arası dönemde, Osmanlı’nın yarattığı farkın Venedik kurumlarında algılanışında kademeli bir dönüşüme tanık olunduğunu savunuyor. Yasal ve ticari kıstaslara yapılan vurgu, kısmen bu tebaanın sayesinde, yerini dine ve dile dayalı farklılıkların algılanmasına bırakmıştır. Devletin yabancı tüccarlara vergi ödetme ve Venedik vatandaşlığını tanımlama çabalarına simsarların sık sık karşı koyduğu, Venedik’in hareketli pazar yerlerinde başlayan hikâye, Müslümanlıktan ve Yahudilikten dönmelerle, onların Venedikli Katolik hamilerinin, karşılıklı dönüşümlerinin pazarlığını yaptıkları, Venedik’teki bir hayır kurumunda devam ediyor. Osmanlı’yla ilgili bilgi üretip yaymakla kalmayan, aynı zamanda emperyal sınırların öte yanında yoğun akrabalık ve hamilik ağları kuran Venedik’in siyasi tercümanları, dragomanlarla son buluyor. Rothman’ın yeni çizdiği kavramsal ve deneysel çerçeve, Akdeniz ve ötesindeki yasal, dini ve etnik dilsel farklılıkları yöneten kurumsal icraatlara ışık tutuyor. E. Natalie Rothman, Toronto Scarborough Üniversitesi Tarihi ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde tarih doçenti.
  • Fritjof Capra, Ugo Mattei
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Artık düzeni değiştirmemizin zamanı geldi! Özel mülkiyetin bir “doğal hak” sayıldığı, doğal kaynakların yeryüzünde yaşayan tüm canlıların müşterek varlığı olması gerekirken yağmalanıp sömürüldüğü bu düzen daha fazla devam edemez. Tartışmanın odağını Batı’nın bilim ve hukuk geleneğine oturtan Hukukun Ekolojisi, bugün küresel çapta yaşadığımız çevresel, sosyal ve ekonomik krizin dünyayı bir “makine” olarak gören ve insanları da onun sahibi ilan eden mekanikçi görüşten kaynaklandığını savunuyor. Bilim insanı Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, doğa bilimleri ile hukukun antikçağdan beri paralel ilerlediği ve bu iki disiplinin birbiri üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu kanısında. Onlara göre değişimin yolu, toplumun yaşayış biçimiyle devletlerin ve şirketlerin gücünü belirleyen yasaların mevcut, mekanikçi görüşün ürünleri olmaktan çıkıp ekolojik ilkeler ışığında yeniden ve bizzat topluluklar tarafından oluşturulmasından geçiyor. Fritjof Capra, fizikçi ve sistem kuramcısı, ilk ve orta öğrenim düzeyinde ekolojik bakışı ve sistem düşüncesini teşvik etme amaçlı Center for Ecoliteracy’nin [Eko-okuryazarlık Merkezi] kurucu yöneticisi. Ugo Mattei, ABD’de Hastings Hukuk Fakültesi ve İtalya’da Torino Üniversitesi’nde kürsü sahibi hukuk profesörü.
  • Amy Mills
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kuzguncuk'un, tarihsel olarak farklı dinlere mensup insanların birlikte yaşadığı, nostaljik mahalle kültürünün hâlâ yaşanabildiği hoşgörülü bir semt olduğu düşünülür. Halbuki burada bir zamanlar yaşamış olan Rum, Ermeni ve Yahudi nüfus yirminci yüzyılın ortalarında semtlerinden sürüldü; arkalarında derin izler bırakarak... Amy Mills, Kuzguncuk'ta yaptığı etnografi çalışmasında, sokak sokak, eski insanların bıraktığı bu izlerin peşine düşüyor, günümüzde burada yaşayanlar için bu izlerin ne anlama geldiğini araştırıyor. Kendi ifadesiyle “insanların millileşen bu şehirde nasıl yaşadıklarını ve Tu¨rkleştirmenin yarattığı etkinin ardından devletin ulus tahayyülünü nasıl anlamlandırdıklarını" inceliyor. Yazar, hafızanın unuttukları ve hatırladıkları, Kuzguncuklu olmaya yüklenen anlam, kimin Kuzguncuklu olduğu ve kültürel hafızada yer etmiş hoşgörü temasının ifade ettikleri üzerinden kozmopolitizmin arkasına saklanan milliyetçiliğe dair bir tartışma yürütüyor. Hafızanın Sokakları Kuzguncuk’un geçmişini, dönüşümlerini ve bugününü anlatırken, bir yandan da okuru İstanbul’un gayri Müslim geçmişinin hatırlanma pratiklerini gözden geçirmeye, bireysel ve kolektif hafıza yollarının nasıl örüldüğünü düşünmeye davet ediyor.
  • Benjamin C. Fortna
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş döneminde okumayı öğrenmenin hikâyesini anlatıyor. Bu coğrafyada çok az işlenmiş olan okumanın tarihini ele almanın, genel anlamda modernliğin gelişine, eğitim meselesine, özel olarak da imparatorluktan cumhuriyete geçişin dinamiklerini anlamaya önemli bir ışık tuttuğu iddiasından yola çıkıyor. Okumayı Öğrenmek, son derece hızlı değişimlerin yaşandığı bu döneme çok yönlü bir yaklaşım benimseyerek, kopuşlarla birlikte sürekliliklere de bakarak, okumayı öğrenen küçük okurların bir yurttaş olarak inşasında onlara verilen mesajlar; okumanın mekaniğini öğrenmenin üstesinden ne gibi deneyimlerden geçerek geldikleri; yeni okuma materyallerinin sahneye çıkışı; resimli kitapların okumadaki rolü; birer meta olarak dergilerin ve kitapların ortaya çıkışı ve okuryazarlığın kişilerin hayatlarını nasıl dönüştürdüğü gibi konuları mercek altına alıyor. Osmanlı kıraathanelerinde toplu kitap okuma deneyiminden, loş bir evde huşu içinde yalnız başına okuma deneyimine nasıl geldik? İlk Osmanlı kütüphaneleri nasıl yerlerdi? Kitap fiyatları geç Osmanlı ve erken Türkiye Cumhuriyeti'nde nasıldı, ortalama bir memur maaşıyla çocuğuna kitap, dergi alırken zorlanır mıydı? Matbaalar nereden nereye geldi? Eski okullardan yeni okullara alfabe ve okuma çocuklara nasıl öğretilirdi? Bu coğrafyada çocuk kitapları yayıncılığı ve dergicilik nasıl bir rota izledi? Bu ve benzeri sorulara yanıt arayan kitabın kendisi de, sadece Osmanlı ve modern Türkiye tarihine ilgi duyanlara değil okuma tutkunlarına da ilginç bir okuma deneyimi sunuyor. Osmanlıca ve yeni alfabe sonrası Türkçe yazılmış ders kitapları, dergiler ve benzeri birincil arşiv malzemelerinin yanı sıra Halide Edip, Şevket Süreyya, Rıza Nur, Hüseyin Cahit ve Halide Nusret gibi hayatlarına Osmanlı olarak başlayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devam eden aydınların ilk okuma deneyimlerini anlattıkları metinlere de baş vuran kitap, modern Türkiye tarihinde okumanın ne kadar kilit bir önem taşıdığının altını çiziyor.
  • Eric R. Dursteler
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Elinizdeki kitapta erken modern dönemde dogdukları yerleri, ailelerini ve dinlerini bırakan Akdenizli kadınların, toplumsal ve siyasi olarak sahip oldukları karmaşık alanı açık eden hikâyeleri anlatılıyor. “Dönme,” en dar anlamıyla, erken modern Akdeniz’de Hıristiyanlıktan Müslümanlıga geçenler için kullanılır. Eric R. Dursteler, Dönme Kadınlar kitabında, bu anlamı ustaca degiştirerek kelimeyi, dönemin ve bölgenin toplumsal, dini, siyasi ve toplumsal cinsiyet sınırlarının ötesine geçen herkesi kapsayacak şekilde kullanıyor. Güçlü bir arşiv çalışmasıyla aktarılan bu hikâyeler aracılıgıyla Dursteler, hem erken modern dönem Akdeniz’de kadınların belirli deneyimleri ve koşullarına hem de daha geniş kültürel ve toplumsal pratiklerle geleneklere dair önemli öngörülerde bulunuyor. Kitapta, kendisini ezen kocasından kaçmak için İstanbul’a, dönme agabeyinin yanına gelip Fatma Hatun adını alan Venedikli Beatrice Michel’in hikâyesiyle kadınların din ve yer degiştirerek nasıl şahsi ve ailevi statülerini yükselttiklerini okuruz. Hıristiyan Elena Civalelli ve Müslüman Mihaleşatoroviç’in paralel hikâyesinde, iki cesur kadının Osmanlı-Venedik sınırını kullanarak kendi hayatlarını tayin edişlerine tanık oluruz. Yunan adası Milos’tan kaçan dört Müslüman kadının (Ayşe, Emine, Hatice ve anneleri Maria) Korfu’ya sıgınmaları ve Islamdan Hıristiyanlıga dönmeleriyle, bir kadının hayatı üzerinde söz sahibi olmasının nasıl Osmanlı-Venedik sınırında uluslararası bir fırtına kopardıgını görürüz. Kadın failligine dair heyecan verici bir anlatı olan Dönme Kadınlar, erken modern Akdeniz’de kimlik ve dönmelik arasındaki baglantıyı aydınlatıyor. Zengin içerige sahip bu sürükleyici kitap, sadece dönemi çalışan araştırmacılara degil, geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor.
  • Çağla Aydın/Tilbe Göksun/Ayin C. Küntay/Deniz Tahiroğlu
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnsan zihniyle davranışları arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu ilişki yaşa bağlı olarak nasıl değişir? Bir çocuğun aklından hangi yaşta ne beklenebilir? Bunlar, hem alanda çalışan akademisyen ve öğrencilerin, hem bu konularla ilgili politikalar üreten profesyonellerin, hem de anne babaların kafalarını kurcalayan sorular. Aklın Çocuk Hali, kuramsal yaklaşımlardan pratik uygulamalara uzanan bir yelpazede, merkeze güncel araştırma bulgularını koyarak bebeklerin ve çocukların düşünce dünyalarına ışık tutmayı amaçlıyor. Dil gelişimi gibi uzun yıllardır merak konusu olmuş araştırma alanlarından, müzik gelişimi, sosyal biliş ve normların algılanması gibi daha yeni incelenen alanlara uzanan kitap; jest kullanımı, taklit, bellek, zihin temsilleri ve hayal gücü gibi zihinsel gelişim kapsamına giren konuları sadece tipik değil, tipik olmayan gelişim hikâyeleri üzerinden de ele alıyor. Aklın Çocuk Hali, zihin gelişimi araştırmalarındaki son gelişmeleri kapsamlı bir biçimde sunmanın yanı sıra, Türkçede bu konuyla ilgili yerli bulguların tartışıldığı ve kültürler arası karşılaştırmaların yapıldığı ilk rehber kitap olma özelliğini de taşıyor.
  • Anne Sverdrup-Thygeson
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Böceklerin gezegeni değişiyor. Ekosistemin dengesi son yüzyılda, daha önce insanlık tarihinde görülmemiş bir hızda bozuluyor. Yeryüzünün tatlı su kaynaklarını giderek daha fazla tüketiyoruz. O kadar fazla plastik üretip attık ki, gelecek kuşaklar bunlara tortullarda rastlayacak. Her yıl büyük miktarda kimyasalı doğaya bırakıyoruz. Bilinçli ya da bilinçsiz, türleri yerlerinden ediyoruz. Tüm bunlar böcekleri de etkiliyor. Ve böcekleri etkileyen her şey bizi de etkiliyor. Böcek türlerinin sayısındaki azalma ya da böceklerin yok olması ekosistemde sudaki halkalar gibi bir etkiyle çok büyük sonuçlara yol açacaktır. Neyse ki, tüm böcekleri yok edebilmeyi asla beceremeyiz. Ama bu küçük dostlarımızı yakından tanımamız ve onlara daha fazla özen göstermemizde fayda var. Yeryüzünde 479 milyon yıldır bulunmalarına rağmen şimdilerde başları dertte. Anne Sverdrup-Thygeson, Norveç Yaşam Bilimleri Üniversitesi (NMBU) koruma biyolojisi profesörü, aynı zamanda Norveç Doğa Araştırmaları Enstitüsü’nde (NINA) bilim danışmanıdır.

Sayfalar