En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 57064 sonuçtan 57051 - 57060 arası görüntüleniyor.
Hatice Aynur,Aslı Niyazioğlu
metin - Türkçe
4 Ayrım
3,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Âşık Çelebi ve Şairler Tezkiresi Üzerine Yazılar, Osmanlı biyografileri arasında ayrıcalıklı bir yeri olan Âşık Çelebi tezkiresi üzerine kitap biçiminde yayımlanan ilk çalışmadır. Okuması hem çok keyifli hem de çok zor bir metin yazan Âşık Çelebi (ö. 1572), yaşadığı dönemin kültürünü, edebiyatını, İstanbul’unu ve şairlerini son derece canlı bir şekilde tasvir eder. Bu kitabı oluşturan makaleler, Âşık Çelebi’nin eserinde vurguladığı belli başlı konular üzerine yoğunlaşarak onun bizlere aktarmaya çalıştığı dünyayı; hangi meseleleri nasıl ve neden anlattığını inceleyerek tezkiresini anlamaya bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
Ian Mosby, Sarah Rotz, Evan D.G. Fraser
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,22 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Gelecekte ne yiyeceğiz? O gıdayı nasıl üreteceğiz? 10 milyar insanı besleyecek gıda artışını, ekolojik, toplumsal, ekonomik ve ahlaki açılardan sürdürülebilir biçimde sağlayabilecek miyiz? Belirsiz Hasat'ın yazarı üç gıda akademisyeni bu sorulara yanıt ararken, gelecekteki olası krizlerle baş etmek için nelerin gerekli olduğunu çözmeye çalışıyor. Teknoloji iyimseri Evan Fraser, teknoşüpheci Sarah Rotz ve gıda tarihçisi Ian Mosby çiftlik ekonomisinin çamurlu dünyasında bata çıka ilerlerken hem eşitlikçi ve sağlam bir küresel gıda geleceğinin yapıtaşlarını anlamaya çalışıyor hem de okuru insanların daha iyi beslendiği, daha adil bir dünya konusunda ilham verici işler yapanlarla tanıştırıyor. Böylece iklim değişikliğinin dönüştürdüğü arazilerden robot çiftliklere, blokzinciri sertifikalı balık satıcılarından teknoloji gurusu Nepalli geçimlik çiftçilere, genetiği değiştirilmiş gıdalardan acı biber soslu gevrek böceklere varana kadar elinizdeki kitap, kolektif gıda geleceğimizi tanımlayacak başlıkları ele alırken sapı samandan ayırmaya, kavga gürültünün eksik olmadığı gıda meselesi üzerinde sağlıklı düşünmemizi sağlayacak alet kutusunu oluşturmamıza yardımcı oluyor. Bu çabaya değer, zira istisnasız, "hepimizin geleceği buna bağlı"
Jerry Brotton
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
"Katolik güçlerin I. Elizabeth’e karşı düzenlediği komploları ve suikastları, 1570 yılında Papa’nın onu aforoz etmesi izledi. Hem ülke içinde hem de ülke dışında Katolik güçlerin kuşatması altında kalan Elizabeth “düşmanımın düşmanı dostumdur” düsturuyla hareket ederek, İspanya’nın başını çektiği Katolik devletlerle çatışma halinde olan Müslüman devletlerle modern çağlara kadar eşi benzeri görülmeyecek siyasi, ekonomik, askeri ve ticari ilişkiler ve ittifaklar kurdu. Bu tarihler aynı zamanda İngiltere’nin İslam dünyasıyla kültürel etkileşimler içine de girmeye başladığı tarihlerdi. İngiltere bu süreçte Babıâli’yle anlaşmalar imzaladı. Kraliçe, Sultan’ın kendisine eşitiymiş gibi muamele etmemesine aldırmadan Sultan’la, statü farkına bakmadan Sultan’ın eşi Haseki Safiye Sultan’la mektuplaştı. Sultan’a zamanı için teknoloji harikası bir kurmalı saat-org hediye etti. Fas krallarından elçiler kabul etti. Hatta Katolik Hıristiyanlara karşı kullanmaları için Müslüman devletlere mühimmat desteği sağladı. Bu yeni ilişkiler ve ittifaklar İngiliz toplumunda Müslümanlara dair farkındalığı artırdı ve bu farkındalık, oldukça karışık ve kafa karıştırıcı bir şekilde olsa da, başta Shakespeare’in Othello ve Venedik Taciri eserleri olmak üzere, o dönem üretilen çok sayıda kültürel ürüne yansıdı. Jerry Brotton’ın Sultan ve Kraliçe adlı çalışması, İngiltere’nin bu dönemde Türk, Arap ve Müslüman dünyasıyla kurduğu ilişkilerin sanılandan daha dostane ve çok daha kapsamlı olduğunu, Elizabeth İngiltere’sinin siyasetini, ekonomisini, ticaretini ve çehresini ciddi ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor."
James C. Scott
metin - Türkçe
4 Ayrım
4,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Uygarlık tarihi gerçekten kitaplardaki gibi mi yaşandı, yoksa zamanımızı kendilerini “uygar” görenlerin kendileri hakkında yazdıklarını okuyarak mı geçiriyoruz? Neolitik devrim insanlığın tarihindeki en büyük atılım mıydı, yoksa esasen çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin vesilesi mi olmuştu? Uygarlık Mısır’ın, Yunan’ın, Roma’nın ve diğer parıltılı egemenliklerin uç uca eklenmiş hali mi, yoksa asıl insanlık binlerce yıl bu anlatının dışında mı yaşadı? Her bir uygarlığın “çöküşü”, insanlığın geri dönülmez kayıplar yaşadığı bir trajedi miydi, yoksa kaçınılmaz bir son, hatta bir “layığını bulma” hali miydi? “Barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları mıydı, yoksa tarımsal üreticinin ürün fazlasına el koymak için devletle yarışan bir “gölge devlet” miydiler? Tahıla dayalı beslenme ve kentlere toplanmış nüfus, mümkün olan en iyi yaşantı biçimi miydi, yoksa egemenler açısından en uygun olan bu muydu? James C. Scott, Tahıla Karşı’da anaakım tarih anlatısıyla yüzleşmemizi sağlayacak sorular soruyor.
Henry Marsh
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,80 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Henry Marsh, yaşamını ölüm-kalım aşamasındaki hastaları kurtarmaya adamış bir beyin cerrahı. Kimi zaman kendini bir kahraman gibi hissederken kimi zaman da ailelere acı haberi veren kişi olmak zorunda kalmış. Her şeye rağmen mesleğini seven bir doktor olarak beyin cerrahisine katkıda bulunmak için elinden gelenin en iyisini yapmış. İngiltere’de emekli olmasına karşın Nepal’de ve Ukrayna’da hastalara şifa dağıtma çabasını sürdüren Marsh’ın kırk yıllık meslek yaşamına ilişkin muhasebesi niteliğindeki Kabuller: Bir Beyin Cerrahının Sınır Tanımayan Hikâyesi hayatın bütününe ve ölüme dair zihin açıcı bir kitap. Londra’daki hastanede tedavi ettiği hastalarıyla ilişkilerinden, yurtdışında karşılaştığı zorlu koşullarda insanlara yardım eli uzatma çabasından, yaşamını anlamlı kılmak için seçtiği başka uğraşlardan söz eden Marsh, bir cerrah olarak ikilemlerini, zaman zaman da çaresizliğini dürüstçe dile getiriyor. Tıp eğitimi aldığı dönemi, genç bir cerrahken yaşadığı önemli deneyimleri, mesleğinin en güç yönlerini, hastalarının yaşamını uzatmak için ortaya koyduğu çabayı anlatırken değindiği noktalar yaşamın ne kadar değerli olduğunu derinden hissettiriyor.
Helen Pilcher
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Doğal bir çevrede yaşadığımız söylenebilir mi? Muhtemelen çoğu kişinin bu soruya cevabı hayır olacaktır. Peki, çevremizi ne zaman dönüştürmeye ve değiştirmeye başladık? Hayvanları evcilleştirip ihtiyaçlarımızı karşılayacakları hale getirdik. DNA'larını da değiştirdik. Kurtlar köpeğe dönüşüp avlanmamıza yardımcı oldu. Yaban tavukları tavuğu dönüşüp sofralarımızı yumurtayla donattı. Üstelik bunlar sadece başlangıçtı. Bilgimiz arttıkça, hayvan DNA'sını daha ince işlemenin yeni usullerini bulduk. Polis köpeklerini klonladık. Dünyada genetiği değiştirilmiş ilk ev hayvanını, karanlıkta parlayan balıkları yarattık. Her geçen gün yeni bilgiler ve teknolojilerle kimi zaman bilinçli kimi zamansa dolaylı olarak Dünya'daki yaşama müdahale etmeye devam ediyoruz. İklim değişikliği nedeniyle Dünya'nın en ücra köşelerini ve o bölgelerin sakinlerini bile etkiledik. Araştırmalara göre bazı hayvanları inanılmaz süratle evrimleşmeye zorluyoruz. Kimi türlerin işi rast gitse de, bazıları yok olmanın eşiğinde. Bazıları içinse tek seçenek, esaret altında yaşamak. Artık sadece uyum gücü en yüksek türler değil, bizim yaşamasına izin verdiklerimiz hayatta kalabiliyor. Tüm canlıların kaderinin bizimkiyle iç içe geçmiş olduğu bu döneme Helen Pilcher post-doğal evre adını veriyor. Pilcher, insanı düşünmeye iten eğlenceli kitabında, hayvanlar aleminin DNA'sına şekil verme usullerini, böylece dünya yaşamının kaderini değiştirmemizi ele alıyor. Bu post-doğa tarihi rehberinde, insanlığın yön verdiği canlı türlerini de, bu post-doğal dünyanın yaratıcısı, idarecisi ve bakıcısı olan araştırmacılar ve doğa korumacılarıyla birlikte tanıtıyor.
Hans Belting
metin - Türkçe
4 Ayrım
34,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sanat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Perspektifin kullanımı, Rönesans resminde bir devrim yarattı ve sanatçıya izleyicinin görüş açısını resmetme fırsatı verdi. Oysa perspektifin teorisi başka bir yerde, Bağdat’ta, matematikçi İbnü’l-Heysem tarafından on birinci yüzyılda oluşturulmuştu. Ünlü tarihçi ve sanat kuramcısı Hans Belting, Floransa ve Bağdat’ta bakış metaforunu kullanarak Arabistan Bağdat’ı ile Rönesans Floransa’sı arasındaki tarihi karşılaşmayı anlatıyor. Perspektifin, geometrik soyutlamaya dayanan görsel teori (Ortadoğu) ve resim teorisi (Avrupa) olarak kullanıldığı ikili tarihini inceliyor. Ortaçağda Arap matematiğinin perspektif teorisini doğurduğunu, daha sonra bu teorinin Batı’da sanata dönüştürüldüğünü anlatan Belting, estetiğin ve matematiğin sınırlarını aşan bir soru soruyor: Müslümanlar ile Hıristiyanlar birbirlerine baktığında, kendi dünya görüşlerinin dönüştürülmüş bir versiyonunu görürlerse ne olur?
İoannis N. Grigoriadis
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Türkiye ve Yunanistan... Nasıl oldu da milli kimlik iki ülkede de dinle ilişkilendirildi? İoannis Grigoriadis, Kutsal Sentez: Yunan ve Türk Milliyetçiliğine Dini Aşılamak isimli çalışmasında bugüne kadar dikkatlerden kaçan bu çetin soruyu ele alıyor. Seküler ve ilerici bir ideoloji olarak kusursuz bir Aydınlanma geçmişine sahip olan milliyetçiliğin; Ege'nin iki yakasında, farklı gerekçelerle, gelenekle ve mezhepçilikle nasıl ilişkilendirildiğine ve pekiştirildiğine dair bir analiz sunuyor. Eş zamanlı gerçekleşmemiş olsa da benzer toplumsal ve siyasal olaylarla koşullanan bu iki süreci karşılaştırarak, sekülarizmden din ve milliyetçiliği uzlaştıran bir senteze geçişi inceliyor. Yunanistan’daki Yunan-Hıristiyan Sentezi, ülkenin birbiriyle bağdaştırılamayacağı iddia edilen klasik ve ortaçağ mirasları arasında köprü kurma, aynı zamanda Osmanlı’nın Rum milletinden olabildiğince geniş bir parçayı yeni doğan Yunan ulusuna katma amaçlarını taşıyor. Türkiye’de ise, İslam, Cumhuriyet Türkiyesi’nin Osmanlı geçmişiyle bağlantısını kuran ve millet sistemindeki farklı etnik, dini ve kültürel grupları birleştiren bir kuvvet olarak görülüyor. Günümüzde de varlığını sürdüren milliyetçilik/din eksenindeki bağlama canlı bir bakış açısı getiren kitap, Yunan-Hıristiyan sentezinden Türk-İslam sentezine doğru bir köprü kurarak verimli tartışmalar yaratacak nitelikte.
Dilek Barlas, Serhat Güvenç
metin - Türkçe
4 Ayrım
8,56 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Türk Siyaset Tarihi
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Bu kitap iki dünya savaşı arası dönemde Türkiye’nin Akdeniz’deki etkinlik arayışlarının diplomasi ve deniz gücü boyutlarını ele almaktadır. Yazarlar Türkiye’nin Akdeniz politikasını davranışsal orta büyüklükte devlet kavramından hareketle tartışmaktadır. Güvenlik arayışındaki Ankara’nın savaş sonrası Avrupa devletler sistemine eklemlenme çabalarına dikkat çekerek bunun Osmanlı ve Cumhuriyet diplomatik tarzları arasındaki güçlü bir sürekliliğe işaret ettiği sonucuna varmaktadır. Kitapta Türk deniz gücü gelişmelerinin, aynı dönemde diğer Akdeniz ülkeleriyle diplomatik ilişkilere ve ülkenin uluslararası düzendeki konumuna yansımaları da ele alınmaktadır.
Vladimir Sorokin
metin - Türkçe
3 Ayrım
5,80 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Doktor Platon İlyiç Garin, gizemli bir salgının pençesindeki Dolgoye köyüne gitmek zorundadır. Bunun için güler yüzlü ve uysal kızakçı Perhuşa’yla beraber yola çıkar. Yanındaki aşı, bu korkunç hastalığın yayılmasını önleyecektir. Ancak aniden bastıran kar fırtınasıyla birlikte göz gözü görmemeye, tanıdık yollar örtülmeye başlar. Birkaç saatlik bir yolculuk, zamanın ve mekânın sonsuzluğa uzandığı, rastlantılarla hayallerin birbirine geçtiği destansı bir arayış halini alacaktır. Çağdaş Rus yazınının en çarpıcı ve özgün kalemlerinden Vladimir Sorokin, hiçbir yere çıkmayan yolları izleyerek korku ve merak dolu bir dünya yaratıyor. Tipi, Tolstoy’a ve Turgenyev’e ait bir dünyada bilimkurgu öğelerle süslenmiş bir kâbus, günümüze ışık tutan çağdaş bir kış masalı. Çeviri edebiyat dünyasının en sevdiği çağdaş Rus romancı olan Vladimir Sorokin, ülkesinin amansız soğuğunu aynı acımasızlıkla anlatıyor. Tipi, Tolstoy’un öyküsü üzerine, manevi derslerin dâhice bir şekilde üzeri silinerek yazılmış delice bir fantezi. Joshua Cohen, Harper’s Magazine

Sayfalar