En Son Eklenenler

Toplam 59249 sonuçtan 781 - 790 arası görüntüleniyor.
  • Barış Güner
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    330,52 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Bu çalışma, Güncel Sanat pratiğindeki yeni yönelimlere dikkat çekmek ve küreselleşme sürecinde gündeme gelen bir dizi sorunu, kültürel, kimliksel ve politik etkenler ekseninde irdeleyerek, Batı dışındaki dünyanın sanat alanında temsil bulma/görünür olma biçimlerine odaklanacaktır. Bu süreçte beliren alternatif varoluş biçimleri/tarzları ve temsiliyet modelleri üzerinde durulacaktır. Batılı ölçeklerde çalışan ve benzer formatlarda işleyen yapılara karşı ne tür alternatif yollar mevcut ya da nasıl bir karşı koyuş alanı oluşturulmaya çalışılıyor sorusu ise Doğulu, Orta Doğulu vb. sanatçıların küresel sisteme nasıl entegre olduğu ya da kendi kendini nasıl oryantalize ettiği meselesi üzerinden tartışılacaktır. Bu şekilde, küresel ekonomi ve kültür alanının çalışma tarzı da inceleneceğinden dolayı bir çözümleme sunmak da mümkün olabilecektir. Bu önermenin sunulabilmesi için belirli kavramların irdelenmesi ve bazı dönemlerin mercek altına alınması bir gerekliliktir. Bu doğrultuda belirli bir çerçeveyi oluşturup günümüze kadar gelen süreci ve bundan sonrasını yansıtabilmeyi başarabilmek için Post-kolonyalizm, Batıcılık ve Self-Orientalism, Post-fordizm gibi kavramlar üzerine odaklanılacaktır. Bu kapsamda, Küreselleşme-Küyerelleşme (Globalisation–Glocalisation) sürecindeki temsiliyet sorununa yönelerek, Batı dışındaki coğrafyalarda üreten ya da batıda eğitim alarak kendilerini uluslararası sanat pazarında görünür kılma çabası güden sanatçıların yaklaşımlarının hangi açılardan irdelenebileceği üzerinde durulacaktır. Bu sayede küreselleşmenin doğurduğu günümüz sanat politikalarına ilişkin sonuçlara; eleştirel, uzlaşımsal, müzakereci stratejiler üzerinden odaklanabilmek mümkün olacaktır. Anahtar Kavramlar: Globalisation-Glocalisation, self-Orientalisation, Strategies of the Other, Postcolonialism, Post-Fordism, Art, Politics
  • Gizem Tatlıcı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    420,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    GÖRSEL BELLEĞİN İZİNDE TÜRK RESMİNDE YEMEK KÜLTÜRÜ Özet Bu çalışmanın temel amacı bir toplumun sosyo-ekonomik yapısını hiyerarşi, inanç, etnisite ve sosyal sınıflar gibi birçok farklı açıdan yansıtan yemek kültürünün resimler üzerinden analizinin mümkün olduğunu göstermektir. Sanat eserleri ve dönemlerin incelenmesinde müzelerin yanı sıra sanat tarihi ile gastronomi bölümlerinin yer aldığı üniversitelerin ve özel kütüphanelerin kaynaklarından yararlanılmıştır. Kültürel veriler incelenerek farklı toplum ve dönemlere ait sanat eserlerinde yer verilen yemek imgesi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Böylelikle yemek tasviri içeren sanat yapıtlarından yola çıkılarak, bu sanatçıların yaşadığı dönemdeki yemek kültürünün izleri sürülmüştür. Türk yemek kültürünün görsel belleğimizdeki yansımalarına baktığımız zaman, özellikle son iki yüzyılda, modernleşmenin getirdiği yeniliklere ve sorunlara tanık olunmaktadır. Çalışmamız Osmanlı döneminden başlayıp Cumhuriyet dönemini kapsadığından doğal olarak incelenen yapıtların bazıları minyatür, bazıları ise Batılı tarzda yapıtlardan oluşmaktadır. Araştırmamızda Antik Çağ’dan başlayan Batı yemek kültürüyle Türk yemek kültürü arasındaki etkileşimlerin izini sürmek amacıyla Batı yemek kültürü ve bunun resim sanatındaki yansımalarının da ele alınması gerekli görülmüştür. Cumhuriyet dönemiyle birlikte saray mutfağının geride bırakılmış olması ve devletin sanatçıları Anadolu’nun çeşitli yerlerine “Yurt Gezileri” kapsamında, yollaması yönetim şeklindeki değişimi de yansıtmaktadır. Bir başka deyişle Osmanlı’dan gelen monarşik yapının, daha halkçı ve demokratik bir yapıya dönüşmesi, resimler üzerinden de okunabilmektedir. Bu döneme ait örneklerde özellikle köy sofralarının, düğünlerin, halktan insanların, işçilerin resmedilmiş olması bu yaklaşımı doğrular niteliktedir. Kronolojik sıralamadan da anlaşıldığı üzere Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki sosyo-kültürel ve politik dönüşümleri yemek sahneli eserler üzerinden okumak mümkündür. Sonuç olarak Türk yemek kültürünün, tıpkı resim sanatında olduğu gibi, çevresindeki kültürlerden yalıtılmış bir biçimde ortaya çıkmadığı görülmüştür. Yemek kültürü yalnızca yenen şeylerden ibaret olmayıp, insanların bir sofra etrafında bir araya geldiği ve yemek yemenin daha sosyal ve ritüelistik yanının temsil edildiği sahnelerden de oluşmaktadır. Bu sahneler resim sanatı tarihinin her döneminde farklı aktarım kalıplarıyla karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk resmi, yemek sahneleri, yemek kültürü, mutfak ve sofra kültürü.
  • Cem Göksel Özargun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    265,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Hatice macun
    Konusu:
    Hepimizin hayatında her şeyin tepetaklak olduğu, sıkışmış hissettiğimiz, "Bunlar neden başıma geldi?" dediğimiz zamanlarımız olmuştur ve gelecekte tekrar olacak. İlişkilerimiz bitecek, sevdiğimiz insanlar gidecek, umduğumuz bazı şeyler gerçekleşmeyecek… Dayan güzel insan. Seninle acılarımız ortak. Biz, acımasız insanlarca kalpleri kırılmışlardanız. Umut verilip hüsrana uğratılan, beklentiye sokulup yarı yolda bırakılanlardan… İyi günde birileriyle gülerken, kötü günde yaslanacak omuz bulamayanlardan... Hemşeriyiz yani seninle. Yaşadıklarını, düşündüklerini, hissettiklerini anlıyorum. Seni biliyorum. Seni anlatıyorum. Güven bana, ben de yaşadım. Bu kitapta sana hatalarımızı gösteriyorum. Acımızı atlatmanın yollarını öğretiyorum. Eskisinden de güçlü bir şekilde ayağa kalkman için yardımımı teklif ediyorum. Tek başına kaldığını sandığın yolculuğunda seninle yürümeyi öneriyorum. Dönüşeceğin yeni “sen”i dünyaya gösterdiğinde aşk ile ışıldadığını hayal ediyorum. Kâh ağladığın kâh güldüğün bu zorlayıcı serüveninde yanında olacağıma söz veriyorum. Emin ol, hepsi geçecek.
  • Selçuk Alkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    227,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    Kafka’nın Böceği sadece boyut değiştirme uykusuna daldı ve bundan kimsenin haberi olmadı. Gregor Samsa’nın öldüğünü zannedenler gerçekten aldanmıştı. Çünkü metamorfoz devam ediyordu… Okurların birçoğu, Franz Kafka’nın Dönüşüm isimli eserini okurken, kitabın sonuna kadar “Acaba Gregor Samsa tekrar bir insana dönüşecek mi?” diye merak ederek bir çırpıda bitiriverir kitabı. Bu düşünceden yola çıkan yazar, “Eğer Gregor Samsa böceklikten kurtulup yeniden bir insan olsaydı neler olurdu?” sorusundan ilham alarak, akıcı bir mitolojik öyküyle bu soruya cevap arıyor. Bunu yaparken, bir insanın hayat yolculuğunda karşılaşabileceği hâdiseleri semboller kullanarak sunuyor okurlara. Bazen bir kuş, bazen bir böcek dile gelerek, insanın olgunluk yolculuğuna dair bilgelik dolu önerileriyle süsleniyor hikâye. Kafka’nın Böceği tekrar bir insan olarak uyandığında başından geçenleri merak edenler, Gregor’un sembolünde “insan” denen varlığın hakikatine dair birçok farkındalık edinecekler…
  • Kristin Surpuhi Benli
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    660,73 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    YÜZ ANATOMİSİNE DAYALI İFADE TANIMA Özet Bu tezin amacı yüz ifadelerini oluşturan kas kuvvetlerinin yüz anatomisi kısıtı altında tespit edilmesidir. Kas aktivasyonları yüz ifadelerini büyük ölçüde temsil eden yeni özniteliklerdir. Insan yüzü temel yüz kaslarını içeren üç boyutlu genel˙ bir telkafes ile modellenmiştir. Ifade tanıma sisteminin girdisi imge dizisinin ilk˙ çerçevesi üzerinde işaretlenmiş olan nirengi noktalarıdır. Işaretlenmiş olan nirengi˙ noktaları ve yarı–otomatik yüz modelleme algoritması kullanılarak üç boyutlu yüz modeli dene˘ge uyarlanır. Yüz kaslarının etki alanları tahmin edilir ve kamera düzlemine izdüşümleri öznitelik noktaları olarak belirlenir. Bu noktalar kamera düzleminde optik akış algoritması ile izlenir. Başın katı devinimi fırsatçı algoritma ile tahmin edilir. Bu aşama 3 boyutlu yüz modeli ile deneğin kafasının videonun ardışık çerçevelerinde hizalanmasını sağlar. Kamera referans noktasından kamera düzlemi boyunca ışın izleme yöntemi kullanılarak modelin düğüm noktalarının yeni koordinatları tahmin edilir. Tahmin edilen dü˘güm koordinatları ifade oluşumu sırasında deneğin yüzünün nasıl şekil de˘giştirdi˘gini gösterir. Modelin dü˘güm noktalarının ba˘gıl hareketleri ile bilinmeyen değişkenleri kas aktivasyon seviyeleri olan artık-belirtilmiş denklemler sistemi elde edilir. Bu denklemler sistemi kısıtlı en küçük kareler yöntemi kullanılarak çözülür. Kas aktivasyonlarına dayalı öznitelikler yedi temel yüz ifadesinin sınıflandırılması probleminde kullanılır. Kas kuvvetlerine dayalı özniteliklerin temsili gücü Doğrusal Ayırtaç Analizi, Naive Bayes, En Yakın K Komşu ve Destek Vektör Makineleri sınıflandırıcıları ile gösterilir. Nötr ifade de dahil olmak üzere yedi ifadenin sınıflandırılmasında en iyi performans 87.1 % ile Destek Vektör Makineleri kullanılarak elde edilir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar insanın yüz ifadesi tanımadaki yetkinlik oranı olan 87-91.7 % aralı˘gına yakın olup literatürde yer alan çalışmaların başarıları ile kıyaslanabilir durumdadır.
  • Serkan Yıldız
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    110,73 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    RF ve Mikrodalga teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte çokluband devre tasarımı önemli bir konu olmuştur. 3G, 4G, 5G gibi yeni kablosuz iletişim protokollerinin hızlı bir şekilde ortaya çıkmasıyla, RF ve Mikrodalga donanımlarının tüm ayrı teknolojilere eş zamanlı servis sağlayacak şekilde tasarlanması gerekmektedir. Enterferans, gürültü, harmonikler vb. etkilerden kaçınmak için RF ve Mikrodalga cihazlarının giriş-sonunda veya çıkış-sonunda çokluband empedans uydurma veya filtreleme yapılması kaçınılmaz bir iştir. Özellikle, çokluband empedans uydurma, çokluband sistemlerdeki ayrık çokluband birimler arasındaki uygun güç¸ aktarımından emin olmak için daima gereklidir. Bu tezde, çokluband empedans uydurma devresi tasarım problemi analitik bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu yüzden, devre teorisinin temelleri üzerine derin bir inceleme yapılmıştır. Buna ek olarak, eş zamanlı operasyon sağlamak icin sadece pasif devreler düşünülmüştür. İyi bilinen yarı analitik devre tasarım metodları olan reel frekans tekniği tezin katkılarını geliştirmek için temel zemin olarak alınmıştır. İki temel yaklaşım üzerine durulmuştur. İlk yaklaşım, uygun frekans haritalama fonksiyonlarının ve prototip devrelerinin belirlenmesidir. Önerilen frekans dönüştürme yaklaşımı, çokluband filtre ve empedans uydurma devre tasarımları için kullanışlı ve pratiktir. Tezin ikinci araştırma yolu olarak, genelleştirilmiş çokluband devrenin empedans uydurma tasarımları için sentez tabanlı bir yaklaşım geliştirilmesi amaçlanmıştır. Önerilen yaklaşımın, reel frekans teknikleriyle uygun entegrasyonu ve uygulama sonuçlarının incelemesi sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Çokluband empedans uydurma, frekans haritalama, reel frekans tekniği, Brune fonkisyonları, devre sentezi
  • Can Çelik
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    148,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Sanatta taklit ve sahtecilik meselesi tarih boyunca birçok yaklaşımla ele alınarak günümüze kadar gelmiş, sanatın giderek estetik bir ilişki – iletişim biçimine dönüşmesi, yeni üretim tekniklerinin sanat alanına girişi ve sanatsal biçimler arasındaki etkileşimin kuramsal temellere tam olarak oturtulamamasıyla birlikte başlangıçtaki anlam ve içeriği değişmiştir. Bu süreç, kültür endüstrisinin etkisiyle birlikte sanat eserinin bir tüketim ürünü gibi alınıp satılabilmesine olanak sağlamıştır. Sanatın eserinin bir tüketim ürününe dönüşmesi zamanla yerini tüketim ürünü olarak üretilen sanat eserlerine bırakmıştır. Bu durum, kendi içinde özgünlük barındıran eserlerden farklı olarak sadece ticari amaçla üretilmiş birbirinin kötü kopyası eserlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu çalışmada kopyalanamayan değerli bir sanat eseri için gereken nitelik olan özgünlük/orijinallik kavramı, temelde tescilli ve anlatımsal özgünlük olarak ikiye ayrılarak irdelenmiştir. “Kültür Endüstrisi” kavramından hareketle sanat eserinin metaya dönüşmesi ve bunun sonucunda ortaya çıkan eserlerin benzerliği ele alınmıştır. Hangi eserlerin kopya, hangi eserlerin anlatımsal özgünlük ile oluşmuş sanatsal bir esinlenme olarak kabul edilebileceği tartışılmıştır. Sanatın bugün geldiği noktada özgünlük kavramının varlığını sürdürüp sürdüremediği eleştirel bir yaklaşımla sorgulanmıştır. Bir eser hangi amaçla üretilirse üretilsin özgün olabilir. Dolayısıyla kültür endüstrisi ve sanat ilişkisi bağlamında oluşan yığınlaşmayı sadece ticari amaçla veya popüler kültür amacıyla üretilmiş eserlerin değil, yeni ve özgün olarak ortaya sürülen fakat içinde sanatçıya ait bir üslup barındırmayan kopya eserlerin oluşturduğunun altını çizmek gerekir. Bu nedenle bu çalışma, sanatçının süreçteki yer alma düzeyinin, özgünlük kavramı ile sıkıca bağlı olduğunu ve özgünlük arayışlarının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini bir öneri olarak sunmaktadır. Anahtar kelimeler: Özgünlük, anlatımsal özgünlük, alıntı, kopya, kültür endüstrisi INSPIRATION, IMITATION, QUOTATION, PLAGIARISM IN THE CONT
  • Julia Quinn
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    616,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Neslihan Kayıkçı
    Konusu:
    Gareth St. Clair ciddi bir çıkmazdadır. Ondan nefret eden babası St. Clair mülkünü ve mirasını mahvetme yolunda ilerlemektedir. Gareth’ın elindeki tek şey geçmişin sır perdesini kaldırabilecek ve geleceğin anahtarı olan eski bir aile günlüğüdür. Sorun şudur ki günlük İtalyanca kaleme alınmıştır ve genç adam bu dilde tek bir kelime dahi bilmemektedir. Sosyete bir konuda hemfikirdir: Hyacinth Bridgerton kimselere benzememektedir. İnanılmaz derecede zeki ve açıksözlüdür. Fakat ona dair bir şey - çekici ve eziyet verici - Gareth’ı nedense etkisi altına alır. Her yıl düzenlenen Smythe-Smith Müzikali’nde ikilinin yolları kesişir. Hyacinth İtalyancası mükemmel olmasa da ona günlüğü çevirmeyi teklif eder. Fakat gizemli satırları incelerken peşine düştükleri tüm soruların cevabını birbirlerinde bulurlar. Artık hiçbir şey kusursuz tek bir öpücük kadar saf değildir… “Günümüzün Jane Austen’ı.” Jill Barnett “Tam anlamıyla kusursuz bir hikâyeci.” Publishers Weekly
  • Ramazan Yetkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    222,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Lütfiye Ece Demiray
    Konusu:
    Gerçekler, rivayetler, hikâyeler... Bir araştırmacı için en zor olanı da bu ya! Bir de zaman geçtikçe hikâyeler gerçeğe, gerçekler de hikâyeye dönüşmüşse... O yüzden zordur ya tarihi araştırmak... Yazacağın bir kelime, söyleyeceğin bir cümle değiştiriverir bir anda tarihi. Bazen yapılan araştırmalarda bilinmezlik de çoktur. Hakikati aramak ve bulmak ise çok zaman alır. İşte elinizdeki bu eser de böyle. Osmanlı tarihinde sıkça karşılaştığımız veya hiç karşılaşmadığımız onlarca kişinin almış olduğu lakap ve ünvanları neden aldığının hikâyesidir. İlginç olan şu ki, Osmanlı tarihinde yer etmiş kişilere verilen bu lakap ve ünvanlar o zamanlar için kimini aşağılamak kimini de övmek için verilmiş. Bazen kötü bir ünvan diye düşündüklerimiz o günlerde iyi bir şeyi çağrıştırırken, iyi bir ünvan verilmiş gibi düşündüklerimiz de o günlerde aslında kişileri küçük görmek veya aşağılamak için kullanılmış. Bunlardan biri de yukarıda temsili resmini gördüğünüz Kuyucu Murat değil mi? Acaba kimdir bu Kuyucu? Neden ona bu ünvan verildi? Anadolu'da çıkan Celali İsyanları'nı bastırırken isyancıların kellelerini alıp kuyuya attığı için mi yoksa bir sefer sırasında atıyla beraber bir kuyuya düştüğü için mi? Hangisi? Yoksa ikisi de mi? Peki sadece Kuyucu mudur hikâyesi olan? Ya Hezarfen, Cezzar, Katip, Mezemorta, Ayıcı, Maymunkeş, Barbaros... Onlara neden, niçin bu unvan ve lakaplar verildi? O zaman tarihimiz ve kültürümüz için şimdi öğrenme zamanı...
  • G. Ahmetcan Asena
    insan sesi mp3 - Türkçe
    60 Ayrım
    612,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Feyza Daldal
    Konusu:
    Sarı Toprağın Efendisi dünyanın sınırlarının ötesinde geziniyordu. En yüksek dağın tepesinde bir taşın üzerinde oturdu. Evrenin deveran-ı demini seyrederken kendinden geçti. Bu esnada sihir incisini düşürdü. Onu araması için Marifet'i gönderdi, fakat Marifet inciyi bulamadı. Kaybolan sihir incisini Basiret aramaya çıktı, fakat o da eli boş döndü. Bu sefer Akıl gitti, aradı, fakat sihir incisini Akıl da bulamadı. Sarı Toprağın Efendisi sihir incisini bulması için Aşk'ı gönderdi. Aşk inciyi bulup getirdi. Sarı Toprağın Efendisi konuştu: Garip ama gerçek, sihir incisini Aşk buldu!

Sayfalar