Yazara Gore Listeleme

  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    72,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Asiye Teksoy
    Çocuk yazınının marka ismi Muzaffer İzgü, yine çok sevdiği çocuklar için, yine içindeki çocuğun sesini dinleyerek yepyeni öyküler yazdı. Sizin sokağınızda da bir “bakkal amca” var mı çocuklar? Peki Benjamin’in kim olduğunu biliyor musunuz? Ya da anne tavuğun, civcivlerine kavuşmak için yumurtaların üstünde kaç gün yattığını?
  • David McDovall
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    25,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir Ortadoğu uzmanı olan David McDowall; 19. yy'dan günümüze kadar Kültlerin bu ayrıntılı tarih kitabında, mücadelenin eski ve yeni durumu, Kürt toplumundaki yerel rakiplerin önemi ve modern devletlerin Kürt ulusunun mücadele çağrılarına yanıt vermede başarısızlığa düşmesi gibi unsurların etkileşimiyle bu konudaki araştırmalarını daha da genişletiyor. Modern Kürt Tarihi’nin, Kürt sorununun altında yatan dinamikleri daha iyi anlamak isteyen herkes için çok yararlı olacağını düşünüyor ve umuyoruz.
  • Mehmet Bayrak
    - Türkçe
    2 Ayrım
    25,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Alevilik konusu da, Kürt sorunu gibi öteden beri resmi ideoloii tarafından tabulaştırılan hususlardan biridir. Bu nedenle, temelleri ırkçı İttihad ve Terakki yönetimince atılan bu politikaya uygun olarak Kürt ve Alevi aydınlarının sesleri kesilmiş; onların yerine resmi ideolojiye bağlı asker ve sivil kalemler konuşmuş¬tur. Kürt aydınları, ülke dışında seslerini duyurmaya çalışırken; OsmanlI’dan bu¬yana zaten örgütsüz olan Alevi toplumu adına da ya Sünni kökenli Türk aydınları ya da resmi ideoloji yanlısı Bektaşi aydınları konuşmaya başlamıştır. Ülke içinde yaklaşık 50 yıllık bir suskunluktan sonra 1970’li yıllarda yoğun¬laşan Kürdoloji çalışmalarının ardından, 1980’li yılların ikinci yarısından sonra da Alevilik’le ilgili yayınlarda bir yoğunlaşma görüldü. Bu süreçte, gerek Bektaşi gerekse Alevi aydınlarınca ortaya konan yayınlar, genellikle resmi ideoloji çerçe¬vesini aşamayan ürünlerdi. Bu yayınlar içerisinde, gerek Aleviliğin inanç ve kül¬tür kaynakları, gerek Alevilik-Müslümanlık ilişkileri, gerekse Aleviler’in günü¬müzdeki sorunları konusunda yapılan belirleme ve öneriler, çoğunlukla sığ, tutar¬sız ve yanlıştır. Bu konularda, özellikle yurt dışındaki kimi yazar ve araştırmacı- iarca son dönemlerde tutarlı ve anlamlı çalışmalar yapıldığını belirtmeliyim. Alevi-Kürt kökenli bir araştırmacı olarak, çalışmalarımı öncc Alevilik, sonra da Kürt sorunu üzerinde yoğunlaştırdım. Türkiye’de Kızılbaşlık-Alevilik-Ahi Hk- Bektaşilik konularında yayımlanan eserlerin büyük bölümünü gördüm ve incele¬dim. Avrupa’daki çalışmalarım sırasında gördüm ki, bilerek veya bilmeyerek Türkiye’deki çalışmaların hiç birinde yer almayan yığınla eski kaynak var Batı kütüphanelerinde. Yüzlerce yıllık seyahatnamelerdeki değinmeleri biryana bıra¬kıp, 1810 yılından başlayarak konuyla doğrudan ilgili İngilizce, Fransızca, Al¬manca, İtalyanca, Rusça, Arapça, Farsça ve Kürtçe kaynaklarda yeralan yüzlerce belgeye ulaştım. Bu nedenle, dünden bugüne Türkçe yayınlarda hemen hiç birine yer veril¬meyen gizli lıeterodoks halk dini kategorisindeki Kızılbaş, Alevi, Ahle Haq (Ali- İlalıi), Kakai ve Yezidi öğretilerine ilişkin bu belgelerin en azından bir bölümü¬nü, konuyla ilgili literatüre sokmayı bir araştırmacı olarak görev bildim.
  • Muzaffer Ayata
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    7,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Cumhuriyetten beridir, karşı-devrimin çarpıtarak sunduğu bir tarih tezi işleniyor. 12 Eylül faşizmi de bu çarpıtılmış tarih anlayışının en gözü kara savunucusu. Onlar bir tarih yazıyor. Onların ötesinde, yaşam bir tarih yazıyor. Ve ikisi birbirinin çelişeni oluyor. Resmi tarih, yaşamın tarihini hep örtmek, kapamak, göstermemek, yoketmek istiyor. Ama onu yokedemiyor. Karşı-devrimin tarih tezleri, direnişteki yaşamın yarattığı tarih karşısında unufak oluyor. Elinizdeki kitap, ikincisinin birincisine bir kez daha galip geldiği bir somutun ifadesidir. Ya da namluları halklarımıza dönük tankların gölgesinde zabit kalemlerini tükürükleyip tarih yazan malum zevatın karşısına, barikat gerilerinin ve direnişin, yaşamın, onurun safında kalarak çıkanların kanlarıyla yazdıkları bir tarihtir bu… Direnişteki yaşam, tarih yazar. Sürekliliğin, devinimin, yaşamı yeniden üretmenin olduğu yerin konusudur tarih. İnsan ancak böyle bir düzlemde göğsünü gererek, “tarih biziz! Yaşam ve mücadele adına bizden kalandır!” diyebilir. Resmi ideolojinin tarihi hiçbir şeyi yazamıyor, sadece kendini yazıyor. Yaşamın tarihi kanla yazılıyor. Elinizdeki kitap bir dönemin kanla yazılan tarihinin sadece bir sayfasıdır…
  • Ahmet Kardam
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    8,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye Komünist Partisi’nin kurucu lideri Mustafa Suphi’nin bir “şanlı tarihin” kurban-kahramanı olarak mitleştirilmesine karşılık, fikirlerinin ve izlediği politikanın belleklerden silindiğine, ona yönelik karalama ve karartma çabasının etkilerinin günümüze kadar uzandığına dikkat çeken Ahmet Kardam, bu kitapta Suphi’nin gerçek portresini çizmeye çalışıyor. Mustafa Suphi’nin 1915 öncesindeki “milliyetçiliğinin” ve “Türkçülüğünün” nasıl bir içeriği vardı? Sovyet Rusyası’nda, 1918 1920 arasındaki üç yıllık mücadelesi sırasında sadece “propagandif nitelikte” yazılar mı yazmıştı, sadece bir “hareket adamı” mıydı, yoksa geliştirdiği kendine özgü görüşleri var mıydı? Bolşevik Partisi yönetiminden hangi konularda farklı görüşler savunuyordu? Komünist Enternasyonal onun örgütlediği TKP’nin kuruluş kongresini neden geçersiz saydı? Ankara hükümetine ve Mustafa Kemal’e bakışı nasıldı? Türkiye’de sosyalist devrimi nasıl tasavvur ediyordu? Somut olarak neler yapmış, nasıl eylemişti? Sadece Türkiye solunun değil, Türkiye tarihinin önemli bir şahsiyeti hakkında, canlı ve düşündürücü bir politik-entelektüel biyografi.
  • Mustafa Peköz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    10,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap, küresel sistem için hayati derecede önemli olan Büyük Ortadoğu' coğrafyasını hedefleyen bölgesel sömürgeleştirme politikalarının arka planını inceliyor. Küresel kapitalist sistemde ekonomik, politik, askeri, kültürel ve toplumsal ilişkilerde çok yönlü değişiklikler yaşanıyor. Kapitalist sistem, kendisini reorga- nize ederek yeni alanlara açılarak ilerliyor. Kapitalist küreselleşme bir bakıma bölgesel savaşlar üzerinden kendisine yeni sömürü alanları açıyor. Dünya kapitalist sistemi Büyük Ortadoğu' olarak tanımladığı bölgeyi, küresel sistemin içine çekmeye çalışıyor. Azami karın son derece yüksek olduğu bölgeleri kontrol altında tutarak küresel tekeller için bölgesel sömürge alanları yaratmaya odak-lanan uluslararası güçlerin hedefinde başta Körfez bölgesi olmak üzere bütün Ortadoğu bulunuyor. Enerji yataklarının bulunduğu bölgeler ve çevresinin bölgesel bir savaş alanına dönüşmesi, küresel stratejinin çok önemli bir parçası olup, epey önceden hazırlanan bir politik plan dahilinde uygulanmaktadır. ABD'nin başını çektiği küresel barbarlar, Ortadoğu'da yeni stratejik dengeler oluştur¬mak için bölgesel savaşı derinleştirmekle kalmıyorlar, etnik ve mezhepsel çatışmayı yaygın olarak kullanıyorlar. Bir dönem El Kaide küresel tekellerin stratejilerinin uygulanması için bir araç haline getirilirken, bugün ise IŞİD aynı işlevi görüyor. Bir kaos yaratma hareketi olarak konumlandırılan IŞİD, Ortadoğu'nun bölgesel dengelerinin yeniden şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlenmiş bulunuyor. Ortadoğu merkezli uluslararası ve bölgesel güç ilişkileri yeniden şekille¬nirken, rekabet, çatışma ve ittifaklar iç içe gelişiyor. Aynı zamanda bölgesel güçlerin rolleri ve etki alanı da hızla değişiyor. Küresel sistemin bölgesel stratejisine uyum sağlayamayan Türkiye gibi ülkeler, bölgesel denklemin dışına itilirken, İran gibi ülkelerin ise çok daha fazla ön plana çıkacağına dair güçlü emareler beliriyor. Bölgesel ilişkilerde güç dengelerini belirlemede çok daha üst düzeyde rol oynamaya başlayan Kürtler, geleceğin stratejik guç dengelerini belirleyecek bir konuma gelmeye başladılar. Bu durum Ortadoğu'da haritaların yeniden çizilmesi anlamına gelecektir. Türkiye'nin Suriye, Irak politikası çöktü. El Nusra ve IŞİD gibi İslamcı hare-ketlere çok aktif destek vermesi, Kobani merkezli Rojava'nın tasfiyesi için izlediği strateji başarısız kaldı. Böylelikle IŞİD'e karşı savaşta ön plana çıkan PYD-YPG gibi Rojava'nın politik ve askeri güçleri uluslararası alanda tanınır konuma gelirken, Türkiye çok daha fazla izole olmaya başladı. Büyük Ortadoğu' stratejisi küresel savaşın stratejik merkezi olarak işlev görüyor. Uluslararası ve bölgesel güç dengelerinin tamamen yeniden şekil-lendiği bu coğrafyadaki çok yönlü gelişmelerin politik arka planını incele¬mek, alternatif stratejilerin oluşturulması bakımından da son derece önemlidir.
  • İsmail Yiğit
    metin - Türkçe
    27 Ayrım
    25,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    İddia Ediyoruz! Dünyada Böyle Bir İslam Tarihi Yok! Bu zamana kadar böyle bir eser yayınlanamadı. Çeşitli dünya dillerine çevrilen ve birçok ülkenin de üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulan bu eser Arapçada 50'nin üzerinde baskı yaparak tarihi bir rekora imza atmıştır. Sadece Mekke ve Medine dönemi değil İslam öncesi cahiliye Araplarından, Osmanlı Cihan Devleti'nin sonuna kadar bütün tarihimizi en ince ayrıntısına kadar kapsar.
  • Handan Çağlayan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Kadın siyasette özne mi nesne mi? Kadınların siyasete girmesi siyaseti değiştirir mi, kadınları değiştirir mi? Elinizdeki kitap, kadınların siyasette özne olup olmadıklarının tartışıldığı bu dönemde çok önemli bulgularla bu sorulara etraflı bir yanıt verme niteliği taşıyor. Kürt kadınlarının 1980’li yıllardan itibaren önce geleneksel kadınlık rolleri çerçevesinde, ardından siyasal söylemin mümkün kıldığı biçimde, en nihayet de kendi sorunlarına da çare arayıp siyasetin kendisini dönüştürmeye varan siyasete katılım süreçlerini bu kitap detaylı bir şekilde inceliyor.
  • Mehmet Bayrak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    25,37 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Yiğit Güralp
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    376,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kübra Altuntaş
    “Son birkaç yılda çok şey yaşadık ve çok yorulduk. Bütün dünya akla sığmaz bir çemberin içinden geçiyor.  Adaletsizlik, namussuzluk, omurgasızlık üst üste gelirken; doğruluğa olan ihtiyaç da tıpkı işleme alınmayı  bekleyen evraklar gibi üst üste yığılarak birikiyor.” İşte bu yüzden Türk sinemasında Sınav ve Ayla gibi sevilen filmlerin yaratıcısı Yiğit Güralp, ilk kitabı İyi  Hissettiren Yazılar’da okurlarını doğrunun esas alındığı, iyilerin kazandığı ve gülmek için sebeplerin çok  olduğu yıllara götürüyor. Sıradışı hayatının en renkli anlarından çıkardığı tecrübelerden geleceğe dair  tahminlere ve Barış Manço’dan Zeki Müren’e, Tarık Akan’dan Sadık Şendil’e uzanan anekdotlara kalemiyle  yaptığı yolculukla bizi; iyiliğin, gülümsemenin, umudun ve normalliğin sokaklarında dolaştırıyor. Bazen bir  şarkıyla, bazen bir şiirle ya da filmle, hatıralarımızda saklanan duygularımızı satırlarına seriyor. Biliyoruz ki iyiliği, güzelliği, bilimi ve aydınlığı yaymak, bunları çevremizle paylaşarak pek çok duyguyu bir  arada yaşatmak bizlerin elinde. İyi Hissettiren Yazılar, işte bu paylaşımın ilk fitilini ateşliyor. Tüm iyi duyguları  elimizden almasınlar diye onlara sıkı sıkı sarılıyor ve okurlarını da kendine paydaş etmeyi hedefliyor.

Sayfalar